Reklamı Kapat

ABD, Irak’tan sonra Suriye’de de aynı tezgâhın peşinde

ABD’nin bölgemizde bir Kürt devleti kurma peşinde olduğuna çeşitli kereler temas ettim, dikkat çekmeye çalıştım. ABD’nin bundan amacının da öncelikli olarak bölgede İsrail’i rahatlatmak, ikinci olarak kendi kontrolünde bir bölgesel Kürt devleti oluşturup bunu adeta kendilerinin bir ileri karakolu haline getirmek, bölgeye yönelik planlarının hayata geçirilmesini daha ucuza getirilmesinin adımlarını atmanın peşinde. Bunun ilk adımı yıllar önce Irak’ta atıldı. Şimdi sırada ikinci adım var. Peki bu ikinci adımın atılacağı ülke Suriye olarak görülürken, ABD’nin bölgemize dönük planları bu ikinci adım ile birlikte tamamlanmış olacak mı? Bu soruya evet demek kesinlikle mümkün değil. Çünkü bölgemize dönük yüz yıllık planda Irak ve Suriye’nin ardından İran ve Türkiye geliyor. Yani, öncelikli olarak adına ister özerk bölge, ister Kürt bölgeleri diyelim, sonunda ulaşılmak istenen hedef Irak, İran, Suriye ve Türkiye’yi kapsayan bir Kürt devleti kurulmasıdır. Buna sözünü ettiğimiz 4 devletin evet demeyeceği, böyle bir emrivakinin kabul edilemeyeceği karşılığını vermek mümkün. Hatta gerçekçi bir yaklaşımda olur. Ancak Saddam döneminde Irak’ta bir özerk Kürt bölgesi oluşturulacağı söylendiğinde bunun mümkün olamayacağı, bir hayalden öte gitmeyeceğini ileri sürülüyordu. Hatta Saddam döneminde birkaç kere ziyaret ettiğim Irak’ta bazı yetkili kişiler bile bunun mümkün olmayacağını ileri sürüyorlardı. Ancak önce Saddam’a Kuveyt işgal ettirildi, bunun için destek verildi. Saddam bu tür telkinlere inanarak Kuveyt’i işgal etti. Ardından çok geçmeden bu defa ABD, Kuveyt’i işgalden kurtarmak adına Irak’a girdi ve işgal etti. İşgal ile birlikte önce Saddam yönetimi son buldu, ardından da Irak sınırları içinde özerk bir Kürt bölgesi oluşturuldu. Başlangıçta bağımsız bir devlet oluşturulması güya söz konusu değildi. Ancak şimdilerde gerek Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi yetkilileri gerek ABD kaynaklarından özerk bölgenin bağımsız bir devlete dönüştürülmesi söylentileri kulaklara fısıldanıyor.

Kısacası artık Irak ikiye parçalanmış durumda. Sırada Suriye var. Bunun için atılan adımlar açıktan yürütülüyor. Hatta Suriye’de PYD’nin kontrolündeki bölgede ABD’nin rafineri kurmasını değerlendiren emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, “Bu ülke (ABD) Irak’ta yaptığı gibi bölgeyi Kürtleştirme çabasına girdi” diyerek, bu gerçeğe dikkat çekiyor. Bu arada Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Poyraz Günson ise ABD’nin uzun zamandan beri kullanmak istediği Kürt kartını sonunda açtığını, bunun için Suriye’nin kuzeyinde kendilerine bağlı bir yapı oluşturmak için çalışmaları hızlandırdığına dikkat çekiyor. Gürson, ayrıca bir başka hususa daha dikkat çekerek şunları söylüyor:

“Amaç sadece burada kendilerine bağlı bir yapı oluşturmak değil. ABD bölgede kendisine bağlı bir yapı oluştururken, en büyük tehdit olarak Türkiye’yi görüyor. Aynı zamanda Türkiye’nin terör örgütlerine yönelik mücadelesinden de rahatsızlar...”

Prof. Gürson, bir başka gerçeğe daha dikkat çekiyor:

“Türkiye’nin Suriye’de Rusya ile birlikte olmasını da istemiyorlar. Bunun için bir taraftan iyi görünüp, diğer taraftan Suriye’de Türkiye’yi ıslah etmeyi amaçlıyorlar. ABD’nin Kürt kartını açması Rusya’nın istemediği bir şey değil. Rusya tam tersine Kürt kartını açabilmek için her zaman Kürtlerle diyalog içinde.”

Aslında tüm bunların bilinmeyen bir yanı yok. Suriye’de 10 yılı aşkın bir süredir devam eden olaylar sırasında ABD ile Rusya’nın bir kez olsun karşı karşıya gelmemiş olmaları sömürgecilerin ortak bir plan dahilinde hareket ettiklerini gösteriyor. Bu bakımdan ABD ürkütünce Rusya’nın, Rusya ürkütünce ABD’nin kanatları altına girmekten vazgeçip, yeryüzünde yeni bir düzenin kurulması için acilen harekete geçilmesi gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?