Millî Gazete’nin Elli Yılı

Gazete’nin çıktığı ilk günleri şöyle böyle anımsıyorum. Elâzığ’da Müslüman duyarlıklı çevrede bir bayram günü gibi. Önceki dönem gazeteler var idiyse Millî Gazete apayrı bir coşku oluşturdu. Bu coşkuyu bulunduğum ortamlarda görüyordum. Sağcı ve muhafazakâr birkaç gazete vardı ama dünyaları farklıydı. Yazıya ve şiire tutkun olanlar bu gazetelere şiirlerini, yazılarını gönderirler, fotoğrafları gazetelerde yayımlanırdı. Yarışmalar açılırdı orada kimilerinin şiirleri yayımlanırdı.
MNP kapandıktan sonra MSP kuruldu. Bir ayağımız orada idi. Gençlik kollarının faaliyetine katılıyorduk. Millî Gazete çıkmaya başlayınca elimizden düşürmüyorduk. Gazete birkaç dalda yarışma açtı. Şiir, öykü ve benzeri gibi. “Tıkırtı” başlıklı bir öykü ile katıldım. Dönemin düşünsel çözülmeleri, bozulmalarını simgeleyen, ağaca dadanan bir kurdun, kemirmesi ve çürütmesi gibi bir durumu öyküleştirmiştim. Öyküm mansiyon aldı, gazetede de yayımlandı. Bu, ulusal düzeyde ilk adımım oldu. O gün bugündür evimdeyim.

Gazeteye müracaat ederek fahri muhabirlik talebinde bulundum, fotoğraf gönderdim, onaylandı geldi. Bu da apayrı bir heyecan ve hava katıyordu. Onunla her yere girip çıkıyordum. Valiliğe kadar gittiğimi hatırlıyorum. Elazığspor’un maçlarını bedava izliyordum. Önemli bulduğum kimi haberleri geçiyordum.
Erzurum’da üniversiteye başladıktan sonra Yeni Devir gazetesi çıktı. Gazete’nin kültür sanat sayfasında şiirlerim, öykülerim ve denemelerim yayımlandı. Hem kendi asıl adımla hem de Yasir Vurgun müstearıyla yayımlanıyordu. “Batı’nın Ölümü” başlıklı denememe Nuri Pakdil Edebiyat dergisinde değindi ve alıntıladı. Bunlar ilk adımlarımdı. Bir yandan Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat sonra da Mavera dergilerinin sıkı okuru ve takipçisiydim.

Millî Gazete’ye yazılarımla fiili katılışım 1991 yılı I. Körfez Savaşı, Irak işgaliyle başladı. Gazete’nin arka veya ara sayfalarının ya yarısını ya da tam sayfa uzun yazılarımla neredeyse dolduruyordum. Coşkulu, lirik ve karşı tavır yazılarıydı bunlar. Ses de getirdi. Emperyalizme karşı direniş yazılarıydı. Bu yazılarımı Hasan Aycın da çizgileriyle destekledi.

Millî Gazete bu anlamda dalgalara, iktidarların dümen suyuna kapılmayan, yönünü bozmayan, sağlıklı bakan tek gazeteydi. Direniş onun bir özelliğidir her zaman. Sağ iktidarların Amerikancı tutumları, emperyalizm güdümlü oluşları, sol siyasal çevrelerin onların tersine Sosyalist veya Marksist blok sözcülükleri, materyalist bakışları ve duruşları belirgindi. Bir kesim sağ emperyalizme karşıtları sol emperyalizme yüzleri dönüktü.
Irak işgali olayı ve sonrası Millî Gazete’nin ne denli haklı olduğunu gösterdi.

İslâm milleti, İslâm medeniyeti bağlamındaki bakışını ve duruşunu hiç değiştirmedi. Tutumunu ve tavrını hiç bozmadı. Bir kale gibi İslâm milleti adına direndi. Direnişini sürdürüyor.
“Arap Baharı” diye tanımlanan emperyalizm dalgasını ilk fark eden, karşı duruşunu gösteren tek gazete oldu. Sağcı, muhafazakâr ve Müslüman diye bilinen çevrelerin gazeteleri bu dalgaya eşlik ettiler, alkışladılar ve hatta kapıldılar. Emperyalizm ile birlikte olmanın tuhaf sevinç ve gururunu yaşadılar. Bir felâketin kapılarına dayandığının farkında bile değildiler.

Millî Gazete bu konuda da duruşunu zerre bozmadı. Kimi etkilenmeler olsa bile kapılmadı. Tuhaf saldırılarla karşılaştı. Ne yazık ki, üzülerek belirtiyoruz ki Millî Gazete utanacağı, sıkılacağı, mahcup olacağı bir şey yapmadı.

Gazete ve gazetecilik imkânları bakımından yetersizliklerine, ağır baskılara, ambargolara rağmen varlığını ve onurunu bozmadan ciddiyetle sürdürüyor.
Ben de bu güne kadar Milli Gazete’de yazdıklarımdan hiçbir zaman mahcubiyet duymadım, pişmanlık yaşamadım. En özgür alanım benim. Kendi kendimizi eleştirmemize, kimi zaman kendimize uyarılarda bulunmama rağmen zerre bir yüz ekşitmeyle ve sansürle karşılaşmadım. Benim düşünce ve özgürlük alanım. Savaşma ve cihad alanım. Kalemimle ve sözümle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder

# bakan

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 4.250 TL oldu! Yeni rakamı nasıl buldunuz?