Reklamı Kapat

Namazların cem edilmesi

Yüce Allah farz kıldığı ibadetlerin bir kısmı için belirli vakitler tayin etmiştir. Farz namazlar, Ramazan orucu ve hac gibi. Bu ibadetlerin kendilerini yerine getirmek farz olduğu gibi belirlenmiş olan vakitlerde eda etmek de farzdır. Eda edilmesi için belli bir vakit tayin edilmeyen ibadetler ise mutlak (serbest zamanlı) ibadetlerdir. Nafile namazlar, kazaya kalmış oruçlar, kefaretler ve umre gibi.

Mükellef olan her Müslüman’a günde beş ayrı vakitte namaz kılması farz kılınmıştır. Beş farz namaza ait vakitlerin başlangıç ve bitiş zamanları bizzat Cebrail (A.S.)  vasıtasıyla Resûlullaha (S.A.V.) uygulamalı olarak gösterilmiştir.

Vakit, namazın şartı ve vücub sebebidir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Namaz, müminler üzerine belli vakitlerde eda edilmek üzere farz kılınmıştır.” (Nisâ, 103) Bu itibarla normal şartlarda her namazın vaktinde kılınması farzdır.

“İki namazı birleştirmek” anlamına gelen “cem”, öğle ile ikindi namazlarının öğle veya ikindi vaktinde; akşam ile yatsı namazlarının da akşam veya yatsı vaktinde birlikte kılınmalarını ifade eder. Ancak geçerli bir mazeretin olması durumunda namazlar birleştirilerek (cem edilerek) kılınabilir. Cem edilmesi mümkün görülen namazlar; öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazlarıdır. Bu namazlar da kendi içerisinde cem-i takdîm ya da cem-i te’hîr şeklinde kılınır.

Cem-i Takdîm: Öğle ile ikindi namazını öğle vaktinde; akşam ile yatsı namazını da akşam vaktinde birleştirerek kılmaktır.

Cem-i Te’hîr: Öğle ile ikindi namazını ikindi vaktinde; akşam ile yatsı namazını da yatsı vaktinde kılmaktır.

Sabah namazı ile diğer namazların ya da ikindi ile akşam namazının cem edilmesi gibi bir uygulama ise hiçbir mezhepte caiz görülmemiştir.

Hac ibadeti esnasında Arafat ve Müzdelife’de namazların cem edilmesinin meşruiyeti hususunda herhangi bir ihtilaf yoktur. Arefe günü Arafat’ta ikindi öne alınarak öğle vaktiyle birlikte (cem-i takdim sureti ile) kılınır. Aynı gün akşam namazı geciktirilerek, Müzdelife’de yatsı vaktinde birlikte (cem-i te’hir) edilerek kılınır.

Hanefî mezhebine göre cem sadece hacılar için Arafat ve Müzdelife’de söz konusudur. Bunun dışında bazı mazeretlere dayalı olarak namazların cem edilmesi ise, ancak birinci namazın son vaktinde, ikinci namazın da ilk vaktinde kılınması (sûrî cem) şeklinde mümkün olabilir. Zira Hanefî mezhebi müçtehitleri cem ile ilgili hadis-i şerifleri, sûrî olduğu şeklinde açıklarlar ve hac esnasında Arafat ve Müzdelife dışında cemi caiz görmezler.

Cem-i Sûrî: İlk namazı son vaktinde, sonrakini de ilk vaktinde kılmak suretiyle her iki namazı da kendi vaktinde kılmaya “cem-i sûrî” denmektedir. Bu tür cem uygulamasına “fiilî cem” de denilmektedir.

Hanefîler, cem meselesinde Buhârî ve Müslim’in ittifakla İbni Mes’ûd’dan (R.A.) rivayet ettikleri şu hadis-i şerifi delil kabul etmişlerdir. İbni Mes’ûd (R.A.) demiştir ki: “Ben Resûlullahı (S.A.V.) şu ikisi hariç, bir namazı kendi vaktinden başka bir vakitte kıldığını görmedim: Arafat’ta öğle ile ikindiyi, Müzdelife’de akşamla yatsıyı birleştirdi. O gün sabahı da ilk vaktinde kıldı.” (Buhârî, Hac, 99; Müslim, Hac, 292; Ebû Dâvud, Menâsik, 65).

Şafiîler namazları kısaltmayı mümkün kılan uzun yolculuklarda namazların cem-i takdim veya cem-i te’hîr suretiyle kılınmasını caiz görmüşlerdir. Şafiilere göre cem-i takdim yapacak kişi tertibe riayet etmelidir. Hangi vakit içerisinde bulunuyorsa, önce o vaktin namazını kılmalıdır. Öğle ile ikindi namazlarını cem-i takdim suretiyle kılacak olan kişi, kalben öğleyi ve ardından ikindiyi kılacağına niyet etmelidir. İki namaz arasında iki rekâtlı nafile namaz kılacak kadar ara verilmemelidir. Cem-i te’hîr yapacak olan kişi ise, ilk namazın vakti içerisinde cem-i tehire niyet etmelidir.

Yolculukta namazların cem edilebileceğinin en temel gerekçesi, Hz. Peygamber’in bazı yolculuklarında cem yaptığına dair gelen rivayetlerdir. Arafat ve Müzdelife dışında namazların cem edilmesini caiz görmeyen Hanefîler ise yolculukta ancak sûrî cem yapılabileceğini söylemişler ve konu hakkındaki hadis-i şerifleri bu şekilde yorumlamışlardır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder

# Allah

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Ekrem Şama - Allah razı olsun Kasadar hocamızdan. Tam ihtiyacımız olan fıkıh konularını gündeme getirip açıklıyor. Varolasın hocam...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Ocak 20:54
01

Ekrem Şama - Allah razı olsun Mustafa Hocamızdan. Fıkhi bilgiler çok işimize yarıyor. Devam etmeniz dileğimizle...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Ocak 18:29


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?