Emekliye cimri davranıldı

Geçen senenin son ayı tam bir belirsizlik ve ekonomik çalkantı içinde geçti. Özellikle dolardaki hızlı değer artışı ister istemez iç piyasaya fiyat artışları olarak yansıdı. Hem de öyle bir yansıdı ki, espri ile karışık olsa da marketlerde çalışanların etiket değiştirmeye yetişemediği bile söylendi, yazıldı. Bunun da ötesinde raftan alınan ürünün vezneye gelene kadar fiyatının değiştiği bile söylendi. Elbette tüm bunları aktarırken işin içine az da olsa bir esprinin girdiğini söylemek yanlış olmaz. Ancak, tüm ürünlerde yüzde 50, hatta bunu da aşan yüzde yüze ulaşan fiyat artışları söz konusu oldu. Hele bir sıvı yağ var ki, ne oldu ise birdenbire sanki yağ olmaktan çıkıp altın oldu. Çünkü sıvı yağda fiyat artışlarını vatandaşın takip etmesi bile mümkün olmadı. Böyle olunca ihtiyaç oldukça bir, iki litre sıvı yağ alanlar 5 litre almaya başladılar. Yağlara gelecek yeni zamdan bütçelerini kısa süreli de olsa korumak istediler.

Diyebiliriz ki, serbest piyasa başıboş piyasaya dönüştü. Bu arada kazananlar sadece yerli ve küresel sermaye sahipleri oldu. Çünkü bu sistemde onlar her durumda kazanan, dar ve sabit gelirliler ise kaybeden taraf olmaya mahkûm kesimleri oluşturuyor. Sözü uzatmadan diyebiliriz dolar 18 TL’ye geldiğinde kurdaki yükselişe karşı TL’yi korumayı, daha doğrusu TL’ye para yatıranları korumak için yeni bir uygulama devreye sokuldu. O günden bu yana dolar 12 ile 14 TL arasında dolaşıyor. Kısacası, ateşi biraz olsun düşmüş durumda. Ancak, bu noktaya gelene kadar piyasalarda fiyatların en az yüzde 50, bir yıl içinde de yüzde 100 arttığı dar ve sabit gelirlileri iyice bunaltmıştı. Böyle bir noktada asgari ücrete yüzde 50 zam yapıldı. Ardından memur ve emekliler için 2022’de uygulanacak artışlar belirlendi.

TÜİK yıllık enflasyonu yüzde 36 olarak ilen etti. Bu bakımdan ücretlerdeki artışlar da TÜİK’in açıkladığı rakam etrafında gerçekleşti. Ancak, asgari ücrette yapılan yüzde 50’lik artış özellikle emekli aylıklarında en azından benzer bir artışın yapılabileceğini düşündürdü. Ancak, bu olmadı ve çalışanlara yapılan zam nedense emeklilere çok görüldü. Gerçi yapılan açıklamada emekli aylıklarının alt sınırının bin 500 liradan 2 bin 500 liraya çıkarıldığı açıklandı ve bununla sanki emeklilere yüzde 70’e varan zam yapıldığı izlenimi oluşturulmaya çalışıldı. Ne var ki, uygulanmakta olan emekli aylıklarında bin 500 sınırının sefaletin de ötesinde bir rakam olduğu gözlerden kaçırılmaya çalışıldı. Bunun da ötesinde günlerce açıklamalar ve tartışmalar arasında yeni belirlenmiş olan 2 bin 500 lira alt sınırının da asgari ücretin çok altında olduğu arada kaynadı. Çünkü iktidar yanlısı medya ve iktidar sözcüleri genellikle işçi emekli aylıklarında alt sınırda yapılan bin liralık artışı tekrarlayıp durdular. Sanki bu artış ile işçi emeklileri asgari ücret altındaki maaştan kurtulmuş, rahat nefes alır hale gelmiş gibi bir hava estirildi. Hiç kimse de çıkıp bu kararı alanlara gelin bu 2 bin 500 lira ile siz çok değil, bir ay ev geçindirin de görelim demedi.

Sonuç olarak işçi emeklileri yüzde 25’e yakın bir artış aldılar. Bu arada alt sınır bin 500’den 2 bin 500’e çekilirken yüzde 25 artış ile bin 500 lira ücret nereye çıkmış ise oradan sonrası 2 bin 500’e tamamlandı. Hâlbuki önce en düşük isçi emekli aylığına bin lira zam yapılır ardından da yüzde 25’lik artış konulabilirdi. Demek ki devletin imkânları bu kadarmış.

Sonuç olarak işçi emeklileri bu sene de açlık sınırı altından kurtulabilmiş değil. Buna belki birileri yüksek emekli aylığı alanlarda var diyebilirler. Elbette olması lazım. Ancak 2 bin 500-3 bin lira ile ev geçindirmeye çalışanların durumunun gözden kaçırılmaması gerekir. Kimse sanmasın ki, emeklilerin paraya ihtiyacı yok, insanca yaşamak onların da hakkı. Sözün özü diğer kesimlere göre işçi emeklilerine cimri davranıldı. Bu davranışın ülkenin içinde bulunduğu darboğazdan çıkışını sağlayacağını sananların yanıldığını belertmekte yarar var. Çünkü fedakârlığı sadece dar ve sabit gelirlilerden istemek haksızlıktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?