Asgari değil, insanca yaşama ücreti

Önümüzdeki yıl uygulanacak olan asgari ücret komisyonda belirlenecek. Komisyonda işçi, işveren ve hükümet temsilcileri olmak üzere üç taraf bulunuyor. Normal şartlarda üç tarafın yaptıkları hazırlıklar ve ön çalışmalar sonucunda elde ettikleri bir ücretin tartışılması, verilecek kararın da üç tarafın uzlaşması ile sağlanmasını gönül arzu eder. Ancak, genellikle karar oy birliği ile değil oy çokluğu ile alınır oldu. Diyebiliriz ki, işçilerin talepleri çok bulunarak işveren ve hükümet temsilcilerinin oyları ile kabul edildi. Çoğu zaman işçilerin istedikleri ücret fazla bulundu. Bunun gerçek bir değerlendirme sonucu böyle algılandığını söylemek bana göre doğru olmaz. Elbette, taraflar arasında ortaya çıkan isteklerde bir anlaşmazlık olmasının yadırganacak tarafı olmayabilir. Ancak, asgari ücret adında bir değerlendirme genel kabul haline gelmiş. Hâlbuki içeriği tam olarak belirlenmemiş bir asgari ücret anlayışının ne kadar doğru olduğu, yani asgari ücretin özellikle çalışanların insanca yaşamasına imkan verip vermediğinin araştırılması gerekirken işin bu yönü üzerinde durulmuyor. İçi boş, çoğunluğun iradesine teslim edilmiş bir asgari ücret nitelendirmesi etrafında görüşmeler ve değerlendirmeler sürdürülerek bir karara varılıyor.

Hâlbuki asgari ücretin insanca yaşama ücreti olarak adlandırılıp,  değerlendirmelerin buna göre yapılması sanıyorum sağlıklı olur. Böyle olunca da her ay yapılan araştırmalar sonucunda belirlenen ve ilan edilen açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarının etrafında dolaşan bir asgari ücret değerlendirmesi ister istemez eleştirileri birlikte getiriyor. Hemen belirteyim ki, elbette belirlenen ve açıklanan açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarında kurumdan kuruma farklıklar var. Söz gelimi geçtiğimiz ay sonuna doğru, bazı sendikaların açıkladıkları açlık ve yoksul sınırı rakamlarına bakıldığında çalışanlarımızın ve emeklilerimizin insanca yaşamasını sağlayacak bir ücretin belirlenmesini beklemek pek gerçekçi olmuyor.

Bu bakımdan öncelikli olarak bu asgari ücret nitelendirmesinin terk edilerek insanca yaşama ücreti olarak adlandırılması ve değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü her sene ilan edilen yeni asgari ücretin ilanından çok geçmeden çalışanlar insanca yaşama sınırının altında kalıyor. Çünkü belirlenen rakam bir yıl geçerli oluyor. Artan fiyatlar ve enflasyon sebebiyle insanların alım gücü sürekli zayıflıyor. Bu arada insanın yaşaması için gerekli gelirinin alt sınırının asgari ücret adı altında belirlenmiş olması bile ülkemizde milyonlarca emeklinin ve çalışanın belirlenen açlık ve yoksulluk sınırı altında ücrete talim etmesinin sürüp gitmesini engellemiyor. Böyle olunca belirlenen asgari ücret insanların insanca yaşamasını sağlayacak noktaya bir türlü ulaşamıyor, sistem dar ve sabit gelirlilerin aleyhine işliyor. Sonuç olarak hiç olmazsa önümüzdeki günlerde belirlenecek ve bir yıl geçerli olacak ücretin asgari değil, insanca yaşama ücreti olmasının sağlanması gerekiyor. Adı böyle konulduktan sonra elbette tespit edilecek rakamın insanca yaşama ücreti olabilmesi için öncelikli olarak açlık sınırının kesinlikle epeyce üzerinde olması lazım. Hatta yoksulluk sınırının da üzerinde olması gerekiyor ama böyle açlık sınırı altında bir rakam asgari ücret olarak nitelendirilince bu garipliğe alışmış ve yeterli gibi algılamış olanlar 10 bin lira civarındaki tespit edilmesi gereken insanca yaşama ücreti insanlara hayal gibi geliyor. Hâlbuki bu rakam bir çırpıda verilemese bile en azından bu ülkeyi yönetenlerin kendilerine bir süre belirlemesi, bu süre sonunda artık asgari değil insanca yaşama ücretinin komisyonlarda görüşülmeye başlanması gerekiyor. Yoksa hep dar ve sabit gelirlilere insanca yaşama maddi imkanı sağlanamayacak demektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 4.250 TL oldu! Yeni rakamı nasıl buldunuz?