Her yol Roma’ya çıkar!

Yazının sonunda yazacağımı ilk başta söyleyelim. Her sezon, şampiyonluk yaşamış büyük camialar ligi şampiyon bitirmek için oynar. İpi sonunda biri göğüsler. Ve işaretler ve performanslar gösteriyor ki, 1996 ve 2011 yılında kıl payı kaçırdığı şampiyonluk kupasına Trabzonspor, eğer bir aksilikler silsilesi yaşamaz ise (Bu durumun olacağına pek ihtimal vermiyorum) bu sezon ulaşacaktır. Şimdiden tebrik ederim.

Aslında yazımın başlığı “Her Yol Trabzonspor’a Çıkar” olacaktı. Fakat Trabzonspor’un sezon sonu hedefleri, planları ve istikrarlı sonuçları Roma ile başladığı için sözün orijinalliğini bozmak istemedim.

Daha önce de belirtmiştim. Bu yıl şampiyonluğa hasret ve çok isteyen iki büyük kulüp var demiştim. Tilkinin 40 hikâyesi var imiş hepsi de tavuk üzerine imiş. Yani Trabzonspor ve Fenerbahçe’nin 40 hikâyesi var hepsi de şampiyonluk üstüne! Hal böyle olunca hedefler, planlar ve her yol şampiyonluk için yapılmalıdır. Fakat geçtiğimiz hafta sonu maçlarıyla gelinen noktaya baktığımızda bu planları Trabzonspor’un daha akılcı, daha doğru ve daha iyi kurguladığını gördük.

Abdullah Avcı’nın Başakşehir ve Beşiktaş’ı çalıştırırken de Avrupa ile yolları pek kesişmemişti. Trabzonspor’da da bu durum değişmedi. Aldığım duyumlara ve Trabzonspor’un Avrupa’da yaptığı maçlara baktığımda Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun da istekli olduğu izlenimi bende oluşmadı. Ülke puanıymış, takım puanıymış, paraymış, pulmuş ve en iyi şekilde temsil edelimmiş gibi düşünceler “şampiyonluk” için yok hükmüne gelmiştir. Bu da planlar arasında olan bir ayrıntıdır. Etik midir? Doğru mudur? Tartışılır. Fakat seni hedefe ulaştıracak her ayrıntı mubahtır.

Bu nedenle UEFA Ligi’ni çok dikkate almayan Avcı ve Ağaoğlu’ndan Konferans Ligi’ni önemsemesi ve ona göre hazırlıklar yapması beklenemezdi. Zaten eski sistem (deplasmanda atılan gol sistemi) geçerli olsaydı Trabzonspor Molde’ye eleniyordu. Fakat penaltılarla Molde geçildi. Sonra imdada Roma yetişti. Ünlü kurt hoca Mourinho çalıştırıyordu. Güçlü Roma’ya elensen kim ne diyebilirdi? Hiç kimse bir şey diyemezdi. Demedi de! O güçlü Roma, Bobo Glimt’den yarım düzine gol yedi. Neyse konumuza dönelim.

Yani sizin anlayacağınız Abdullah Avcı’nın şampiyonluk planları Roma’ya elenmesiyle başlar. Artık tek cephede mücadele edecek ve başardığı takdirde de Trabzonspor tarihine geçecek. Zaten iyi takım kuran, kurduğu takıma cesaret ve güven veren Avcı için bundan sonrası çok zor olmasa gerek.

Lige iyi başlayan Fenerbahçe için Trabzonspor ile birlikte şampiyonluk için mücadele eder dedik. Pereira’nın rakipler yerine takımdaki yıldız isimlerle ve sistemle oynaması, daha doğrusu çorba yapması, zaten kırılgan bir yapıya sahip Fenerbahçe’yi kaosun eşiğine getirdi. Antwerp ve Galatasaray maçları ibreyi terse döndürse de, Olimpiakos ve Göztepe maçlarındaki İrfancan Kahveci takıntısı durumu başladığı yere getirdi.

PSV hezimeti nedeniyle gündemi değiştirmek için Fatih Terim’in “gençleştirmeye gidiyoruz. 3 yıl bir şey beklemeyin” demeci rakiplerinin ve kendisiyle yıldızı barışmayan hakemlerin ekmeğine yağ sürdü. Gerçi Terim hatasını anlayıp o demecini, “Galatasaray her kulvarda, her şartta şampiyonluk mücadelesi verir” diye değiştirdi. Fakat ok yaydan çıkmıştı bir kere.

Ayrıca Fenerbahçe ve Galatasaray TFF’ye sorunları ve VAR nedeniyle bayrak açmıştı. Şimdi Beşiktaş da aralarına katıldı. Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nde aldığı ağır yenilgiler Kartal’ın fiyakasını bozdu. Sistem çöktü. Yönetim, Sergen Yalçın’ı sorgularken, taraftar sahip çıktı.

Kısacası Türkiye’de lig erken bitti. Geriden gelip şampiyonluğuna birkaç kez şahit olduğum Galatasaray bu sezon (Vaziyet öyle görünüyor) Avrupa ile durumu idare edecek. Her ne kadar Beşiktaş Başkanı Sayın Çebi, “Şampiyon olacağız” diye konuşsa da Beşiktaş artık önümüzdeki sezon hazırlıklarını yapıyor. Fenerbahçe ile lider arasında 12 puan fark var, bu farkı Fenerbahçe kapatır mı? Siz hiç şahit oldunuz mu? Ya da bu MHK, TFF, VAR sistemi ve Trabzonspor’un istikrarlı performansı buna izin verir mi?

1994-95 sezonunda şampiyon ilan edilen Galatasaray’ın Samsun-Antep-Antalya facialarından sonra şampiyonluğu yendiği Beşiktaş’a kaptırmıştı. MHK Başkanı Levent Bıçakçı “Galatasaraylıyım” dediği için hakemler tarafından ince ince doğranan Galatasaray yönetimi sesini çıkaramamıştı. Trabzonspor için aynı durum yaşanır mı? Hiç sanmıyorum. Neden diye soracak olursanız? Golf Federasyonu seçimlerindeki fotoğraf karesine bakın derim. Zaten Trabzonspor fırtınasına yetişebilecek takım da şu şartlarda bulunmamaktadır.

Her yol Trabzonspor’a çıkar. Yani lig bitmiştir. Dağılın!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?