Reklamı Kapat

AB, Türkiyeye haksızlık etmiş!..

Başbakan Erdoğan, ABDışişleri Bakanları toplantısından sonra 8 alanda müzakerelerin askıya alınma kararının açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada, "Bize haksızlık yapıldı" demiş.. Haksızlık yapıldığı doğru da bu yapılan ilk haksızlık değil ki!.. ABnin hangi kararında Türkiyenin menfaati gözetiliyor, bu istikamette hareket ediliyor Bunun örneği var mı

Türkiye 50 yıldır AB kapısında bekletilirken Macaristan iki senedir AB üyesi..

ABye alınmadan Gümrük Birliğine alınan ve böylece sömürülen tek ülke yine Türkiye.

Hırvatistan daha dün Doğu Bloku ndan kurtulmuş olmasına rağmen önünde hiçbir engel yok.

Bugün AB üyesi olan ve bizi kapıda beklemeye mahkum eden kararlarda oyları bulanan ülkelerin büyük çoğunluğu bizden sonra müracaat ettiler ve Birliğe kabul edildiler.

Daha pek çok örnek sıralamak mümkün..

Tüm bunlar niçin oluyor

Bu sorunun cevabını çok verdik ama bir kez daha tekrarlamakta yarar var..

Tüm bu haksızlık gibi algınan AB kararlarının tek sebebi bu birliğin Hıristiyan kulübü oluşudur. Sıra Türkiyeye gelince kan uyuşmazlığı sebebiyle bünyelerine kabul etmiyor, edemiyorlar. Artık bu gerçeği bilelim ve görelim ki, ABnin açıkladığı her kararın ardından, "Bize haksızlık ediyorlar" diye gürlemeyelim. Daha doğrusu sızlanıp durmayalım.

Türkiye ile görüşmelerde 8 konunun askıya alınması kararının ardından bir başka açıklama da, "Bu karar onlardaki vizyon noksanlığını gösteriyor" şeklindeydi.

Kim yapmış bu açıklamayı

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül..

Öyle anlaşılıyor ki istenen sonucu elde edebilmek vizyon işi değil, bunun vizyonla falan bir alakası yok.. Ya da kendilerini vizyon sahibi sananlar yanılıyorlar..

Siyaset ve diplomasi sonuç alma işidir.. Bunu Sayın Güle belki hatırlatmama bile gerek yok ama, yaptığı açıklamalar insanı buna zorluyor..

Eğer hedeflediğiniz ve istediğiniz sonucu alamıyor ya da buna yaklaşamıyorsanız bir tarafı vizyonsuzlukla suçlayıp kendinizi vizyon sahibi ilan etmenizin fazla bir anlamı olabilir mi

Kaldı ki, Başbakan ve Yardımcısı ABnin ne olup olmadığını çok iyi bilmek durumundadırlar.. Bunun ötesinde ABnin Türkiyeye bakışını da iyi bilirler.. En azından biz böyle düşünüyoruz.. Geçmişte yıllarca içinde bulundukları siyasi harekette iken ABnin ne olup olmadığını Meclis kürsüsünden Milli Görüş adına çok anlattılar. Bugün Meclis tutanaklarından bunları aktararak hatırlatmaya gerek yok sanıyorum. Zaten bu işi başka yazarlar sıkça yapıyor ve kendilerine geçmişlerini hatırlatıyorlar. Ama bugün yıllar boyu söylediklerini unutarak, alınan karar üzerine öfkeye kapılmak tutarlı bir davranış olamaz..

AByi dün yaptığınız tariften kendiniz çıkartır, sonra da bunlar niçin böyle yapıyorlar diye feryat ederseniz inanılırlığınız da kalmaz, tutarlılığınız da..

AKPyöneticileri artık iyice bilmelidirler ki, ABnin Türkiyeye bakışının vizyonla ilgisi yoktur.. Mesele cüzdan meselesiydi onu da aralarına almadan Gümrük Birliğine sokarak hallettiler.. Bundan sonra Türkiyeye düşen AB kapısında beklemekten ibarettir.. Eğer bu kapıda bekletiliş ağırınıza gidiyorsa, "Yeter artık sizin kapınızda beklemiyor, kendi işimize bakıyoruz" dersiniz olur biter.. Yoksa sızlanıp durmak bileseniz ki sizi ne vizyon sahibi yapar ne de elinizi güçlendirir..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?