Tükettikçe tükeniyoruz

Dünyanın en kurak sıcak çölü olan Atamaca Çölü geçtiğimiz günlerde çöplüğüyle dikkatleri üstüne çekti. Çöplüğün nesi dikkat çekmiş olabilir ki diye düşünebilirsiniz elbette. Ama bu öyle sıradan bir çöplük değil. Haberlere konu olan Atamaca Çölü’nde oluşan tekstil çöplüğü. Hiç kullanılmamış ve giyilmiş olan tekstil ürünlerinden oluşan bu çöplükte yaklaşık 39 bin ton atık bulunuyor. Evet, sadece Atamaca’da bulunan tekstil atığı bu kadar. Dünyada ise her yıl 92 milyon tekstil atığı oluştuğu tahmin ediliyormuş.

Bu tekstil atıkları geri dönüştürülmedikleri takdirde üzerlerinde bulunan kimyasal maddeler doğaya zarar veriyorlar ve doğada çözülmeleri yüzlerce yıl alıyor. Ayrıca tekstil üretiminde kullanılan su miktarı da cabası! Küresel ölçekte su israfının % 20’si tekstil endüstrisine ait. Suçlu olarak da hızlı moda endüstrisi gösteriliyor. Çözüm olarak sürdürülebilir moda akımları konuşuluyor. Aslında konu çok daha basit; israf! İsraftan kurtulduğumuzda ne moda endüstrisini ne de sürdürülebilir moda akımlarını konuşmaya ihtiyaç kalmayacak.

Elbette sadece tekstil endüstrisinde değil her gün pek çok alanda israf meydana geliyor. Dünya nüfusunun büyük oranı açlıkla mücadele etmeye çalışırken sadece Türkiye’de yıllık 19 milyon ton gıda çöpe gidiyor. Açlıktan ölen onca insan varken her geçen gün obezite oranları artıyor. Ve daha pek çok alanda israf etmeye devam ediyoruz… Atık merkezlerinde biriken kadar dolaplarımızda, evlerimizde biriktirdiğimiz giysiler, eşyalar var… Çöplere giden yiyecek kadar dolaplarımıza stokladığımız, masalarımızı, midelerimizi gereksiz yere doldurduğumuz yiyecekler var.

İçinde bulunduğumuz ekonomik krize rağmen alışveriş tutkumuzdan vazgeçemiyor, daha fazla alışveriş yapmak için indirim günlerini takip ediyor, kredi üstüne kredi çekiyoruz. Malumunuz makam sahibi kimseler itibarda israf olmayacağını söylüyorlar. Gördüğümüz kadarıyla halk da itibarda israf olmayacağını düşünüyor. İtibarı giyinmekte, lüks sofralarda, son modayı takip etmekte, bir giydiğimizi bir daha giymemekte arıyoruz. Halbuki olması gereken itibarda tasarruftur. Zira israf her yerde kaçınılması gereken bir haramdır.

Şimdi denilecek ki ama ihtiyacımız var, bunca alışverişi, harcamayı ihtiyaç için yapıyoruz. Toplumda kuru ekmeğe muhtaç olan insanlar varken dolaplarımızın ağzına kadar giyilmemiş eşya ile dolu olmasına aldırış etmeden sırf moda değişti diye alışverişe çıkmak ihtiyaç mıdır? Bu ihtiyaçtır elbette. Ancak bireyin ihtiyacı mıdır yoksa şirketlerin mi? Şirketler bizlerin alışverişine, harcamasına ihtiyaç duyuyorlar aksi takdirde zenginleşemezler. Bu nedenle de bize ihtiyacımız olmayan şeyleri ihtiyaç gibi gösteriyorlar. Bizler şirketlerin ihtiyaçlarını gözetmeye devam ettikçe toplumun muhtaçları çoğalıyor, fakirleşiyoruz.

Sadece ülke ekonomisi doğru yönetilemiyor değil, ev ekonomisi de doğru bir şekilde yönetilemiyor. Anlaşılan o ki iktisat etmeyi ülkece hatta küresel ölçekte bilmiyoruz. Peki, iktisat dediğimiz şey nedir? İktisat, para, yiyecek, zaman gibi sarf malzemelerin tüketiminde tutumlu ihtiyatlı davranmak, gösteriş ve savurganlıktan kaçınma halidir. İktisat bilmiyoruz demek ayağımızı yorganımıza göre uzatamıyoruz demektir.

İmparatorluklar çadırlarda kurulmuş, saraylarda yıkılmıştır. Sağlam ev ekonomileri de köşklerde değil, çadırlarda kurulur. Saraylar, köşkler tüketimin simgeleridir. Tüketim ise insanı zenginleştirmez aksine fakirleştirir. İnsanı, toplumu zenginleştirecek olan üretimdir.  Şimdi düşünelim bunca tükettiğimiz şey gerçekten ihtiyaçlarımız mı? Tükettikçe sadece ekonomimiz tükenmiyor, aynı zamanda doğaya da zarar veriyoruz. Doğaya zarar vermek demek dünyamızı da tüketmek anlamına geliyor. Tükettikçe tükeniyoruz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selime Sümeyye Abatay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 4.250 TL oldu! Yeni rakamı nasıl buldunuz?