Bu hamur!

Hafta sonunu Erdoğan-Doğan savaşını izleyerek geçirdik! Şayet taraflar arasında bu hafta içinde bir uzlaşma sağlanamazsa önümüzdeki hafta sonu bu savaşın ikinci raundunu seyretme imkanını bulacağız!

Zira Erdoğan önümüzdeki hafta için şimdiden randevu verdi!

Ne yalan söyleyelim, ilk etapta Başbakan Erdoğan ın Aydın Doğan a karşı böyle bir savaş başlatmış olmasından müthiş bir zevk ve keyf aldık!

Ama işin detayında Başbakan Erdoğan ın da kendi sözleri ile okka altına gitmekte olduğunu fark ettik!

Başbakan Erdoğan, Doğan grubunun bir takım yolsuzluk olaylarını gündeme taşımasını grubun kimi isteklerinin kendileri tarafından yerine getirilmemiş olmasına bağlıyor ve bu istekleri tek tek açıklayacağını ilan ediyor!

"Falan konudaki isteklerini yerine getirmediğimiz için böyle üstümüze geliyorlar" diyerek Doğan grubunun yasal olmayan kimi haksız isteklerde bulunduklarını vurguluyor!

Peki, Doğan grubunun böyle yasal olmayan istekleri varsa Başbakan Erdoğan ın bugüne kadar sessiz kalması ne kadar doğru bir davranıştır

Böylesine bir sessizliğin "Siz benim üstüme gelmeyin ben de sizin yasal olmayan isteklerinizi ilan etmeyeyim" anlamına geleceğini Başbakan Erdoğan kestirememiş olabilir mi

Ya da Doğan grubunun yasal olmayan isteklerinin tamamını açıklamamak için bir hafta süre vermiş olması ne denli etiktir

"Ya siz doğruları açıklarsınız ya da haftaya ben yine İstanbul dayım, öteki işlerinizi de açıklarım" havasına bürünmek Doğan grubunun haksız isteklerini gündeme taşırken kendi kusurlarını da ortaya dökmek değilse nedir

Elbette Doğan grubunun sütten çıkma ak kaşık olmadığını biliyoruz.

Elbette Doğan grubunun tüm işlerinin düzgün olmadığının farkındayız.

Elbette Doğan grubunun ciddi bir biçimde denetimden geçirilmesinin gerektiğine inanıyoruz.

Ama Doğan grubu ile mücadelenin ancak Başbakan Erdoğan ın üzerine gitmelerinden sonra başlatılmış olmasını doğru bulmuyoruz!

Hele hele Erdoğan ın kendilerine karşı bir yayın başlamamış olsa ömür boyu ağzını açmayacakmış gibi bir görüntü vermesini yadırgadığımızı söylemeliyiz!

Evet, hafta sonu başlayan bu savaşı zevkle ve keyfle izledik ama önümüzdeki hafta aynı zevk ve keyfi alabileceğimizden şüpheliyiz!

Zira biz Başbakan Erdoğan ın iddia ettiği gibi "Bu hamur daha çok su kaldırır" kanaatinde değiliz!

Bu hamur biraz daha sulandırılacak olursa başta Başbakan Erdoğan olmak üzere pek çok kişinin eline yüzüne bulaşacağını düşünüyoruz.

Sonuç olarak şunu söylemek istiyoruz:

Erdoğan, Doğan grubunun haksız isteklerini kamuoyu ile paylaşmak için grubun yayın organlarının kendisine karşı harekete geçmesini beklememeliydi! Çok daha önceden bunu ilan etmeli ve "Bana çatmadığınız sürece ağzımı açmadım" gibi bir havayı kesinlikle estirmemeliydi!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?