Reklamı Kapat

Hakkı söylemeye devam

Gökyüzünden yağan rahmet, yeryüzünden biten çiçekler, sebzeler, meyveler, güneş ısısı ve ışığı, havamızı tazeleyen rüzgârlar,  hepsi Rabbimizin tabiat ayetleri.

Bunlardan hiçbirini inkâr etmiyoruz. Beğenmezlik yapmıyoruz. Çünkü yeme, içme, giyme, barınma, internette iletişim sağlama, Rabbimizin yarattığı bu tabiat ayetleri ile olmakta.

Bunları ve faydalarını gözle görüp elle tuttuğumuzdan bu maddi gıdalara inanıyor ve faydalanıyoruz. Yemezsek midemiz zil çalıyor ve yiyecek istiyor.

Ruhumuzun ve toplum vücudunun gıdası ve onun etkileri elle tutulur gözle görülür şekilde olmadığından, midemizin zil çalması gibi ruhumuzun da feryadı olduğu halde hissetmediğimizden Ruhunuzun gıdası olan Rabbani ayetlerden yüz çevirmeler başlıyor.

Viranelerde yaşayan baykuşun dünyada en sevmediği yerler gül bahçeleriymiş.  Karga "En güzel yavru benimki" dermiş. Karasinek gül kokusundan kaçarmış.

Kula kul olanlar, beynini başkalarının emirlerine çanak şeklinde hazırlayanlar, Allah ın ayetlerinden yüz çevirirlermiş.

Rabbimiz Kur an-ı Kerim de kafirlerin yüz çevirmelerini haber veren ayetlerin hemen ardından yeryüzü ayetlerini hatırlatır. 

Yani: Mideniz için yarattığım gıdaları alıyorsunuz ama iki dünyanızı ma mur etmek için indirdiğim ayetlerden yüz çeviriyorsunuz uyarısında bulunuyor.

Biz insanları kendi fikir ve görüşlerimize çağırmayacağız. Onlarında insan olduğunu, bizden daha isabetli kararlar alabileceklerini, fikir üretebileceklerini bileceğiz.  Ama bütün akılları yaratan Allah tan daha isabetli hüküm koyamayacaklarını bileceğiz.

Binlerce yıl sonra teknolojisinin ulaştığı bu imkanlarla Rabbimizin binlerce yıl önce yarattığı ve yaratmaya devam ettiği  bir buğday danesi, bir kan damlası yaratamadığımız  gibi  Allah ın yarattığı tabiat  kanununa eş bir  kanununu tabiata ilave edemediğimiz gibi  Rabbimizin bize bildirdiği kanunlarda  Rabbimizden daha iyisini bilemeyeceğimizi bildirelim.

Anacak bu görevi üstlenenler, gönüllerini şirkten isyandan,  dillerini yalandan,  midelerini haramdan,  ellerini hırsızlıktan, haksızlıktan, zulümden arındırmaları  gerekir.

"Komşu malını çalan gece takınır." diye bir atasözümüz var.  Sırtında hırsızlık mal taşıyan gece karanlığını seçer.  Haksız yere adam öldüren hep öldürüleceği endişesiyle yaşar. Midesini haramla doyuranlar hak sahiplerinin kendisini parçalayacağını zan eder ve toplumdan uzak yaşar.

"Şuara" suresinin 13 üncü ayetinde suçluluk hisseden insanın göğsünün daralacağını dilinin tutukluk yapacağını haber verir Rabbimiz.

Hiçbir şahıs, kurum veya kuruluş karşısında hakkı söylemekten çekinmeyen, iyi, doğru, güzel ve sağlam iş yapan bir nesil yetiştirmek için önce gökleri ve yeri yaratana imanla gönlünü genişleteceğiz. Vücudunun hiçbir hücresinde haram lokma olmamasına dikkat edeceğiz.  Hesabını veremeyeceğimiz hiçbir kuruşu yakınımıza bastırmayacağız.  İmanımızı ve amelimizi en değerli mallarımız gibi hissedeceğiz. Başkaları suç aleti saysa bile imanımız, Kur anımız  Kelimei şehadetimiz kimliğimiz gibi isteyene şerefle gösterebileceğimiz  en değerli varlığımız olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?