Reklamı Kapat

Allah katında tek din İslam'dır

Osmanlı sonrası insanlık ideolojilere sarıldı, onlar da bir kurtuluş ümidi arayışına girdi. Fakat nafile... Sosyalizm Rusya da hayatı zehir etti. Kapitalizm zayıf ve mazlumları ezdi. Faşizm ve Nazizm baskıcı yöntemler uyguladı.   Diğer ideolojiler de hakeza... Hiçbiri insanlığın dertlerine derman olamadı. Aksine, var olan problemlere yeni problemler eklediler.

Bu durumu fark eden Hıristiyan dünyası, misyonerlik faaliyetlerine hız verdi, dünyaya açılma planları yapmaya başladılar. Bu iş için de Papalığı bir koz olarak gördüler.

İslâm düşmanı olmakla tanınan Benediktus, Gizli Dünya Devleti ni oluşturan güçler tarafından "Papalık" mevkiine getirildi. Papa 16. Benediktus Eylül 2006 da ilk ziyaret yeri olarak, doğup büyüdüğü Almanya yı seçti.

Papa, Bavyera Eyaleti ne bağlı Repensburg Üniversitesi nde yaptığı konuşmada, bir nakil yapma bahanesine sığınarak İslâm a ve Peygamber Efendimize (SAV) şöyle saldırdı: "İslâm ile akıl arasında bağ yoktur. Muhammed in ne yenilik getirdiğini bana gösterin. Sadece şeytanî ve insanlık dışı şeyler bulursunuz.dinini kılıçla yayma emri verdi"

Yalan ve iftiraya tepki

Bu sözler, İslâm a yapılmış en büyük yalan ve iftiradan başka bir şey değildi. Haklı olarak, İslâm dünyasının büyük tepkisini çekti. Çeşitli zeminlerde Papa yı protesto ederek, onu İslâm ı tanımaya, akıl ve sağduyuya davet ettiler.

Papa ya karşı tepkinin en büyüğü 26 Kasım 2006 günü Çağlayan Meydanı nda yapıldı. Özellikle Millî Görüş ün muhterem lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın sözleri, tam anlamıyla, Papa nın iftiralarına cevap niteliğindeydi. Erbakan, siyasî hayatına "İslâm ve İlim" konferanslarıyla başlamış, konu ile ilgili ciddi araştırmalar yapmıştı. Erbakan Hoca, Çağlayan da şöyle diyordu:

"Papa, gerek İslâm, gerekse Allah ın sevgilisi ve kainatın kendisi için yaratıldığı, rahmet Peygamberi Efendimiz (SAV) hakkında da insanlığa, edep ve hayaya sığmayacak, akıl, ilim, gerçek ve tarihe aykırı sözler etmiştir. Kendisi dahil, bütün insanlık herşeyini İslâm a ve Peygamberimize (SAV) borçludur. Temizliği, ilimleri, Allah rızası için iş yapmayı, yani saadetin bütün temel esaslarını İslâm insanlığa öğretmiştir. Papa olacak bu insanın kendisi de temizlik adına ne biliyorsa ve ne kadar biliyorsa, kullandığı rakamlar, yaptığı toplama ve çıkartmalar dahil ne biliyorsa bunların hepsinin sahibi, ilimleri ilim yapan ve onları insanlığa kazandıran Müslümanlardır.

İkincisi, İslâm yeryüzüne doğruyu, iyiyi, güzeli, faydalıyı ve adaleti temsil ettiği için yayılmıştır. Bütün tarihî gerçekler ortada iken, aklın ve gerçeğin doğru yolu olan Tevhid den ayrılıp Teslis gibi akıl dışı bir yola sapan ve insanın günahsız doğduğu gerçeğine karşıt olarak, günahkâr olarak doğduğu yanlış yoluna sapan ve insanın, tabiatın emanetçisi olduğu gerçeğini bırakıp tabiatın sahibi olduğu iddiasında bulunan yanlış bir zihniyetin mensubu olarak saadetin tek yolu olan asırlar boyu yeryüzünde hak ve adaleti tesis etmiş bulunan İslâm ın ve onun muhterem ve mübarek, Allah ın sevgilisi ve bütün kainatın kendisi için yaratıldığı Peygamberi hakkında gerçek, ilim ve tarih dışı sözleri sarf etmek ne büyük bedbahtlıktır."

Bu sözler, bize Allah Resulü nün (SAV) "İslâm üstündür, ondan daha yüksek hiçbir şey yoktur" Hadis-i Şerifini hatırlatıyor.

Papa nın Türkiye ziyareti

Papa, ikinci ziyaretini Türkiye ye yaptı. Hem de kendisine karşı gösterilen bütün tepkilere rağmen... Âdeta zımnen "Hem hakaret eder, hem de gelirim" der gibiydi.

Dünyanın bir arayış atmosferine girdiği, büyük çalkantıların yaşandığı bir dönemde Papa nın Türkiye ziyareti elbette tesadüfî değildi. Yeni dönemde Hıristiyanlık Asya ya açılmayı planlamıştı. Bu konuda Türkiye hem stratejik bir önem taşıyor, hem de önemli bir geçit yeri olma özelliği arz ediyordu.

Papa 16. Benediktus un çabaları, yeni bir Haçlı ittifakı arayışından başka birşey değildir.Bu görüntüsüyle Papa, George W. Bush un Yeni Dünya Düzeni nin dini ayağını oluşturduğu anlaşılmaktadır. Dinlerarası Diyalog, Medeniyetler İttifakı, Light İslâm gibi projeler hep bu sinsî hedefe ulaşmak için kullanılmaktadır. Radikal den Nuray Mert, Papa nın Türkiye ziyaretini şöyle değerlendirdi: Papa, hiç de dinler, kültürlerarası hoşgörü, kardeşlik misyonuyla hareket eden birisi değil. Tam tersine çatışmacı, sürtüşmeci bir siyaset güden din adamından ziyade, siyasetçi gibi davranan biri. (28.11.2006)

Müslümanlar savunmada

Çağlayan Meydanı ndaki tepki, haksız itham ve iftiralara karşı Müslümanların ortaya koymaya çalıştığı bir "savunma" özelliği taşıyordu. Çünkü, kendini savunma hakkı, her hukuk sisteminde, en başta gelen insan hakları arasında yer almaktadır. Saadet PartisiGenel Başkanı Recai Kutan, bu gerçeği, o muhteşem mitingde şöyle dile getirmişti:

"Müslümanlar, inançları gereği tepkilerinde bile ölçülü olurlar. Zulme ve haksızlığa karşı mücadelelerinde de ölçülü davranırlar. Edepsizliğe karşı edebli tavır sergilerler. Çünkü, Müslümanların rehberi, bütün âlemlere rahmet olarak gönderilmiş bir Peygamberdir.Onlar, edebli davranarak edepsizleri iyiye, güzele, doğruya ve adalete davet ederler."

Dünyada yaşanan olaylar gösteriyor ki, Emperyalist güçler boş durmuyor. Dünyanın huzur ve barışını bozmak için ellerinden ne geliyorsa yapmaktan geri kalmıyorlar. Ancak, ümitsiz değiliz. Çünkü oynanan oyunun farkında olanlar gün geçtikçe artıyor. İfsat odaklarının merkez üssünün Türkiye olduğu gerçeği dikkate alınırsa, Çağlayan da gerçekleşen miting, Türkiye ve İslâm dünyasının yüreğine su serpmiştir. Müslümanların birlik olmasına duyulan ihtiyaç her geçen gün daha da artmaktadır. Türkiye halkı arasında "AB nin peşine takılıp gitmektense, İslâm dünyasının başına geçip, yeni ve adil bir düzene sahip dünyanın kurucusu olmak, Türkiye nin Lider ülke olmasını sağlamak en onurlu davranış olacaktır" düşüncesi her geçen gün daha fazla revaç bulmaya başlamıştır.

Türkiye, içine düşürüldüğü fasit daireden bir an önce çıkmak istemektedir. İnsanlık huzur ve barışa hasret duruma gelmiştir. İnsanca ve onuruyla yaşamak, herkesin hasretini çektiği bir hayat tarzıdır. Dünyada aradığımız her türlü güzellik ve iyiliklerin hepsi İslâm dadır. İslâm, her türlü huzur ve barışın teminatıdır. Rabbimiz, bu kurtarıcı son din hakkında şöyle buyuruyor:

"Şüphesiz Allah katında hak din İslâm dır. Kendilerine ilim geldikten sonra, sırf aralarındaki aşırılıklardan dolayı ayrılığa düştüler.Kim Allah ın ayetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çabuk görendir." (Âl-i İmran: 19)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?