Reklamı Kapat

Uyur iken uyarılmak

Örnek, Gazali de verildiği gibi Descartes de de geçer. Budha dan rivayetle derlendiği ileri sürülen bazı metinlerde yakın anlamla aktarılır.

Gazali fani-ebedî karşıtlığını anlatmak üzere, bu dünya ve öte dünya (ahiret), hayat ve ölüm, bilgi kaynağımız olarak akıl ve duyum olguları çerçevesinde sözkonusu örnek üzerinde durur.

Descartes ise ana vurgu olarak, yöntemsel-kuşku yöntemini açıklamak üzere örneği verir.

Örnek, gerçek olduğunu sandığımız bu hayat, dolayısıyla uyanıklık, aslında bir rüya; rüya ve ölümle kapısı aralanan dünya gerçekse, tüm varlıkların görünümü ve anlamı, doğru, kesin olarak bilgilerimiz vb. tam tersi anlam ve görünüm kazanacaklardır.

Birkaç dakikalık rüyamızda yıllara yayılan bir süreci yaşıyor, gerçek dünya olarak nitelendirdiğimiz bu dünyada emsalini asla bulamayacağımız bir uçurumdan aşağıya düşüyor da düşüyoruz ama bir türlü dibine ulaşamıyoruz. Uyanık olarak tasavvur ettiğimiz bu hayatın ölümle birlikte bir uyku halinde bulunduğumuzun farkına varıyor, bu dünyanın uykusundan öte dünyanın uyanıklığına gözümüzü açıyoruz.Olamaz mı Tahayyül ettiğimize göre, tahayyül etme bizimle ilgili bir şey olduğuna göre, imkan dışı, gayr-i muhal değildir. Neden, diye sormayacağım, çünkü konumuz felsefi bir sorunu burada tartışmak değildir. Bu örneği "metafor" olarak dikkatte tutarak, AB-Türkiye ilişkisine bir başka açıdan bakıldığında ne türden bir anlamın mümkün olup olamıyacağını irdelemektir. Daha doğrusu bir soru çengelini zihine asıp asamıyacağımızın denenmesidir.

Birer atlama taşı kabilinden hatırlayalım. ABorganları, Türkiye nin taahhüt ettiği (14 Aralık 2004) ve Ek Protokol ün içeriğini oluşturan maddelerden biri olan "Kıbrıs Rum gemi ve uçaklarına, havaalanı ve limanlarını açma" yükümlülüğünün yerine getirilmesini isteye geldi.

Hükümet ise Kıbrıs Türk kesimine uygulanan izolasyonların, yani tecritlerin ve taahhüt edilen yardımların yapılmadığını hatırlatarak, AB nin isteklerine direndi. Aralık ayının başından itibaren meselenin salt söylemden, diplomatik taktik uygulamalarından ibaret olmadığı niyeti kesinliğe doğru ilerledi. Papa nın Esenboğa da, "aklına esti" tavrıyla karşılanmasının hemen akabinde Başbakan ın "Papa, AB ye girmemizi destekliyor" mealindeki beyanının, vakit geçirilmeden Vatikan sözcüsü tarafından "yalanlanması" gibi daha birçok yan olayları tek tek sıralamaya gerek yok.

Şimdi, yukarıdaki örneğin maksadı doğrultusunda, bugüne kadar uyku halinde olduğumuzu, uyandığımızda ise aynı olayların tam tersi bir anlam içerdiklerini kavrama durumuna geldiğimizi varsayabilir miyiz

Gerçekten uykudan uyanmış olsaydık, bu zamana kadar gözlemlediğimiz olayların gerçek maksatlarının, aslında ortada olduğunu, uyuyor ayaklarına yatarak bize tamamen farklı şeyler anlatıldığını bahane olarak ileri sürüyoruz (gibi geliyor bana.)

Belki, Başbakan geç intikal etmiş olabilir, (ki sanmıyorum) ama daha iktidara geldiklerinden (ihtimal 28 Şubat düzmecesinden) itibaren Dışişleri Bakanı ve yakın bazı sırdaşları (!), Türkiye nin AB ile ilişkisinin açık tanımına vakıf olmak durumundaydılar. Uyanık halindeki ifadeyle Türkiye AB nin kapısında duracak ama görünmez zincirleri dolayısıyla ne kapının eşiğine, ne kapı siperliğinin dışına çıkmasına fırsat bulamayacaktır.

Fransa-Almanya rol modeli pozlarıyla AB sahnesinde iktidara, AKP hükümetine, "Avrupa ya meydan okuyan" figürünü çizmiş olamaz mı Ürdün dü, İran dı, Suriye ydi, çat kapı "çalışma ziyaretleri", "Bve C planlarımız var" kararlılık gösterileri, doğrusu uyur iken bile usanç veren, bıkkınlık getiren hayat, banal "şark kurnazlıkları" gibi geliyor insana.

Fakat, helâl olsun Maliye Bakanı na, "dakika bir gol on" cingözlüğüyle, sermayelerini "ona katlamış" Aydın Doğan gibi Turgut Ciner gibi sınıfdaşlarıyla ne de keyifli oynuyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?