28 Şubat süreci asıl o zaman bitecek!

Merhabalar..,

Son 28 Şubat soruşturmaları, Milli Görüş davranışı gibi gözüküyor, sanki 28 Şubatın intikamı alınıyormuş gibi lanse ediliyor...

Halbuki 28 Şubatın intikamı D-8leri aktif hale getirmekle, Faizci kapitalizme karşı dik durmakla, havuz sistemi ile Avrupaya sırt dönüp doğuda Müslümanları birleştirmekle alınır, değil mi

Çünkü 28 Şubatcılar  bu çalışmaları engellediler.

Bu çalışmalar tekrar yapılarak 28 Şubatın intikamı ancak alınabilir.

Bu konuya gazetemizde yer verir misiniz

Bu davaları zafer sanmamamız gerekiyor.

Merhum Erbakan yaşıyor olsaydı, kanaatimce böyle davranırdı...

Göz boyuyorlar, Milli Görüşcüleri kendi safına çekmeye çalışıyorlar. (HACI AHMET KAHRAMAN)

Deprem için ilginç öneri

Selamün aleyküm...

Çok değerli Adnan abi, öncelikle selam ve muhabbetlerimi sunuyorum.

Ben İstanbul Fatihten Mustafa Kalyoncuoğlu.

20 yılı aşkın bir süredir Milli Gazete okuyucusuyum.

Milli Gazeteye katıldığınız günden bugüne yazılarınızı büyük bir keyifle okuyor ve istifade ediyoruz.

Cenab-ı Hakk ilminize bereket, kaleminize kuvvet ihsan buyursun.

Muhterem Adnan abi, 15.4.2012 tarihli yazınızın son paragrafındaki "taksiciden al haberi" başlıklı yazınızdaki İstanbul sokaklarının asfaltlarının sökülerek parke taşları ile döşenmesi konusunda, deprem esnasında oluşan havanın parke taşlarının arasından çıkarak hasarın azaltılması yönünde kanaat oluşturulmaktadır.

Ama bana kalırsa bu sadece bir aldatmacadır.

Çünkü; zannediyorum sizin de dikkatinizi çekmiştir, asfaltlar söküldükten sonra yere oldukça kalın tabaka beton dökülüyor.

Parke taşları ise betonun üzerine döşeniyor.

Bırakın hava almayı, yağan yağmur dahi toprakla buluşamıyor..

Yağmur yağdığı zamanki o buram buram kokan toprağın kokusunu alamaz olduk.

Osmanlı döneminde zamanın bilim adamları depremlerin etkisini azaltmak için yeraltı gazlarını boşaltmak gayesi ile şehrin muhtelif yerlerine derin kuyular açtırırlarmış.

Şimdi ise yerler bütünüyle beton kaplanarak yer altı gazları adeta yeraltına hapsedilerek sıkıştırılmaya çalışılıyor.

Allah muhafaza bir deprem anında bu gazların vereceği zararı düşünmek bile insanı ürkütüyor.

Sevgili Adnan abi, eğer dikkate şayan ise konunun bu yönüne dikkat çekerseniz, insanlarımız  büyük bir yanılgıdan ve yanlış bilgilendirmeden kurtulmuş olur diye düşünüyorum.

Tekrar en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum, Allaha emanet olunuz.  (MUSTAFA KALYONCUOĞLU)

28 Şubat mağduru eğitimciler es geçilmesin!

2006 yılında çıkarılan bir kanunla bazı öğretmenler geri döndü. Ancak özlük hakları verilmeği gibi geriye dönük ödeme yapmaları istendi. Bu mağduriyetlerin giderilmesini ve kendilerine tazminat ödenmesini istiyoruz.

Yasal düzenlemeler tüm mağdurları kapsamalıdır. Devletin hem sosyal güvenlik yükümlülüğünü hem de özür borcunu yerine getirmesi gerekiyor. 22 Haziran 2006ta yapılan kanunî düzenlemeye göre 23 Nisan 1999 yılından itibaren atılanlar işlerine geri döndüler. Ancak esas atılmalar 28 Şubatın en sert yaşandığı 1997 ve 1998 yılında yaşanmıştı. Esas mağduriyet bu dönemde olmasına rağmen niçin bu dönemi kapsayan bir kanun çıkarılmadı Bu çerçevede, mağduriyetler tam olarak giderilemedi. Bu nedenle devlet daha kapsamlı ve tatmin edici bir düzenlemeyle hak kayıplarını telafi etmeli ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini onlar adına yerine getirmelidir. İstifa etmek zorunda kalan memur ya da memurelerin tekrar göreve başlamaları için de bir çalışma başlatılmalıdır. Hakları iade edilmeyen hiçbir mağdur kalmamalıdır. Bu itibarla tüm siyasi partilerimize görev düşmektedir.

Bu dönemde yürürlüğe konulan 8 yıllık kesintisiz eğitim nedeniyle imam hatiplerin orta kısımları kapatılmış, ardından katsayı engeli getirilmiş ve bu uğurda başta meslek liseliler olmak üzere milyonlarca gencimizin geleceği karartılmıştı. Yine bu dönemde Kuran kurslarına 15 yaş sınırlaması getirilmiş, toplumun mukaddes kitabı kendi çocuklarına tehlikeli, sakıncalı görülerek yasaklanmıştı. Bir diğer uygulamada başörtüsü yasağı idi. Genç kızlarımız üniversite kapılarında yıllarca zulüm ve işkence gördü. Yani 28 Şubat postmodern darbesi özellikle eğitim sistemini silindir gibi ezdi geçti. Öğretmenler, akademisyenler, öğrenciler, veliler yani tüm eğitim bileşenleri mağdur edildi.

Eğitim sistemimizdeki bütün antidemokratik müdahalelerin izlerinin silinmesini istiyoruz. Darbe ve muhtıra dönemlerinde eğitim sistemimiz yabancıların kontrol ve müdahalelerine açık hale getirilmiştir. Sömürge ülkelere has, ülkemizdeki yabancı dilde eğitim ayıbının altında da darbe dönemlerinin izlerini görebiliriz. Eğitim sistemimiz, medeniyetimizin kültürel kodlarından koparılmış, gençlerimiz adeta tarihinden ve kültüründen utanır hale getirilmiştir. Demokratik, bilimsel, nitelikli ve değerler öğrenimini içeren bir eğitim sistemi için darbe mirası bütün yasal düzenlemeler değiştirilmelidir.

Darbelerin ve darbecilerin isimleri okullarımızdan ve eğitim kurumlarından kaldırılmalıdır. Üniversite hocalarını, öğretmenleri ve öğrencileri tek tip kıyafet giymeye zorlayan, kıyafet kuralına uymayanları bugün bile cezalandırmaya devam eden darbe mirası kıyafet yönetmeliği kaldırılmalıdır ve eğitim kurumlarında serbest kıyafete geçilmelidir. Bilimsel, özgür ve demokratik bir eğitim sistemini bu yönetmelikle yakalamamız mümkün değildir. Askeri okulların İmam Hatip Lisesi mezunlarına dönük ayrımcı, eşitsizlikçi ve antidemokratik uygulamalarının son bulmasını istiyoruz. Dolayısıyla herkesin, tüm gençlerimizin, imam hatip liselilerin de hayallerini gerçekleştirebileceği, hiçbir kısıtlama ve yasak koymadan istedikleri okullarda okumalarını sağlamalıyız. (GÜRKAN AVCI-DES GENEL BAŞKANI)

O doktor için açıklama geldi!

Geçen yazımda Beykozdaki Diş Hastanesinde bir kadın doktorun hastasına hoyratça muamele iddiasını dile getirmiş, başta Bakan Recep Akdağ ve öteki yetkilileri göreve davet etmiştim.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünden bir açıklama geldi..

Şöyle;

"Sayın: Adnan ÖKSÜZ

Gazetenizin 16.04.2012 tarihli Köşenizde yer alan Ümmügülsüm TUĞRUL isimli okurun şikayet mektubu Müdürlüğümüz tarafından değerlendirilmiş ve konu ile ilgili inceleme başlatılmıştır.

Bilgilerinize saygılarımızla sunarız."

Yetkililere teşekkür ediyorum...

Ancak olayın takipçisiyim...

NOT:  Bugün 18 Nisan 2012. Demirbank iyi günler diler. 2012 yılında yeni, Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 3 ay 18 gün eksildi. Oysa, yeni sivil anayasa adına atılan en küçük bir adım henüz yok. Şaka gibi... Takipçisiyiz...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?