Reklamı Kapat

Bir toplumun müşterek sesi

İnsan hayatında öyle anlar olur ki, böyle zamanlarda birçok engel birden aşılır ve gerçekleşmez zannedilen hedeflerin önü bir bir açılır. İşte İstiklal Marşının yazılma seyri de tıpkı bunun gibi toplumun içinde bulunduğu zor günlerin bağrından çıkmıştır. Mehmet Akif yaşamının son günlerinde, milli mücadele ile ilgili bir sohbette şunları ifade etmiştir: “O günler ne samimi ne heyecanlı günlerdi. O şiir milletin o günkü heyecanının bir ifadesidir. Bin bir facialar karşısında bunalan ruhların ıstıraplar içinde kurtulmayı beklediği bir zamanda yazılan o marş o günlerin kıymetli hatırasıdır. O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek o günleri yaşamak lazım….”

Vatan sevgisini hürriyet cesaret ve umudu telkin eden İstiklal marşımız savaş ve mücadele ile geçen günlerde kaleme alınmış ve adeta insanlarımızın duygularına tercüman olmuştur. Bizler istiklal marşı ile erken yaşlarda tanışır ve toplumun Kurtuluş savaşında vermiş olduğu mücadeleyi ve yazılan kahramanlık öykülerini, hürriyet özlemini çocuk yaşlarda öğrenir ve dedelerimize büyük minnet duyarız. İnanmayı ve mücadeleyi o yaşlarda öğrenir ve İstiklal marşına hassaten hürmet besleriz. Bir toplumun milli marşı, o toplumun ruhunu kimliğini ve hayatla kurduğu bağı özetler mahiyettedir. Bizim inancımızda umutsuzluğa yer yoktur, İstiklal marşımız bu yönde hepimiz için bir teşviktir. Mehmet Akif zor geçen savaş günlerinde dahi inanmayı ve umutsuzluğa kapılmamayı telkin eder ve vatan toprağını korumanın her fert için bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak halkımızı cesaretlendirir. İnanmak başarmanın yarısıdır başarmak istiyorsak önce inanmak zorundayız. Toplumsal karmaşanın ve sosyal çözülmenin yoğun olduğu dönemlerde bilincimiz zayıflayabilir. İşte böyle zamanlarda toplumun öncüleri ilim adamları düşünürler şairler bizi yeniden uyandırır ve cesaret verirler.İstiklal Marşı savaşın ve sosyal çözülmelerin ortasında kalan halka umut aşılamış ve parlak bir geçmişe sahip milletimizin mücadele ruhunu yeniden harekete geçirmiştir. Akif istiklal marşını yazarken toplumun içinde bulunduğu durumdan fazlasıyla etkilenmekte ve içten ve samimi duygularla milletin tarihini kültürel birikimlerini milli karakterini özetleyerek başarabiliriz duygusu vermektedir. İstiklal marşının ruhunu soluyabilmek için milli mücadele günlerini yeniden yaşamak ve milli mücadelenin içinde yer alanları anlayabilmek gerekir. Yani, Osmanlı devletinin çöküşünü ve Sevr anlaşması ile ülkemizin içine düştüğü durumu ve istiklal mücadelesi veren halkımızın ruh halini anlamadan istiklal marşının anlamamız mümkün değildir

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?