Reklamı Kapat

Putinin Kırım Ruleti...

“Kırım’da Yakın Çevre Oylaması” başlıklı yazımı aynen şu şekilde bitirmiştim: “Gelinen aşama itibarıyla Moskova’nın geri adım atması pek mümkün görünmüyor. En azından, krize verdiği çok sert tepki ve kendini bağlayan bir takım eylem ve söylemler böylesi bir kararlılığı gerektiriyor. Rusya ancak şu şartlarının kabul edilmesi durumunda geri adım atacak gibi görünüyor: 1. Yakın çevre politikasının ABD ve AB tarafından kabul ve “saygı” görmesi; 2. Bu bağlamda yakın çevresinde meydan darbelerine/müdahalelerine son verilmesi; 3. Ukrayna’da Kasım 2013 öncesine dönülmesi ve bu ülke üzerindeki Rusya çıkarlarının dikkate alınması. Bu noktada ise, 25 Mayıs oldukça kritik bir tarih olarak karşımıza çıkıyor. Muhtemelen dananın kuyruğu da bu tarihte kopacak!”

***

Yukarıda da öngörüldüğü üzere, Rusya geri adım atmadı. Hatta gerisi bir tarafa, fazlasıyla ileri sayılabilecek bir adım attı ve dananın kuyruğu tahmin edilenden daha erken bir sürede koptu. Hem de ne kopuş!

***

Basında yer almaya başlayan son dakika gelişmeleri savaş olasılığının artmaya başladığına işaret ediyor. Özellikle de Rusya’nın söylem bazındaki kararlılığını eylemleri ile desteklemesi ve attığı bu adımlar karşısında başta ABD olmak üzere Batı’nın çaresiz kalması, artık akıllara her türlü olasılığı getirmeye başlamış durumda.

Burada, özellikle Fransa’nın attığı son adım oldukça dikkat çekici. Rusya’yı Kırım eylemine karşı askeri tepki olarak Mistral Anlaşması’nı feshetmekle tehdit eden Fransa Dışişleri Bakanı Fabius aynen şu ifadeleri kullandı: “Belli bir sınırdan sonra güç dahil tepki belirecektir. Biz Rusya’nın her şeyi yapmasına müsaade edemeyiz.”

Fransa açıkça bir “askeri yanıt” olasılığına dikkatleri çekiyor. “Güç dahil” ifadesi bu açıdan önemli.

***

Soğuk Savaş döneminden bu yana yaşanan en büyük kriz olarak da nitelendirilen bu son hadisede ABD’nin tavrının da sertleştiği görülüyor.

“...Böyle bir eylem, uluslararası barış ve güvenliğe tehdit ve uluslararası hukuka aykırı... ABD ve uluslararası toplum tarafından asla tanınmayacak” diyen Beyaz Saray Sözcüsü Carney Rusya’ya “bedel ödetmekten” bahsediyor ve “Rusya izlediği yolu değiştirene kadar bu bedellerin artacağını” söylüyor.

***

Peki, Rusya’nın tüm bu tehdit kokan tepkilere bir cevabı yok mu Elbette var. İlk tepki Kırım oldu. Eğer böyle devam ederse sırada Ukrayna’nın doğusu görünüyor.

Bu noktada, Kremlin Sarayı’nın bir zamanlar çarların zafer konuşması yaptığı Georgiyevski Salonu’nda seslenen Putin’in şu ifadesi oldukça net: “Batılı müttefikler Ukrayna konusunda çizgiyi geçerek sorumsuzca ve amatörce hareket etmiştir. Bu histeriye son vermek lazım. Soğuk Savaş retoriğini bir kenara bırakmak lazım. Rusya, saygı duyan ve saygı duyulmayı bekleyen bir devlet.”

***

Bir önceki yazımızda da ortaya koyduğumuz ve yukarıda üç madde halinde sıraladığımız kırmızı çizgilere Putin’in “Rusya, saygı duyan ve saygı duyulmayı bekleyen bir devlet” sözleriyle bir kez daha dikkat çektiğini ve yine şu ana kadar bu hususta Batı’dan bir karşılık bulamadığını da görüyoruz.

Bu arada, yukarıda bir önceki cümlede geçen “Batı çizgiyi aştı” ifadesini özellikle bir tarafa not edelim...

***

Gelelim Ukrayna cenahına.... Ukrayna her açıdan cezalandırılmaya çalışılıyor ve Rusya tarafından açık bir meydan okumayla karşı karşıya. Bu bağlamda Ukrayna’dan tek taraflı bağımsızlığını ve Rusya’ya katıldığını ilan eden Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde askeri topografi merkezine düzenlenen saldırıda bir Ukrayna askeri ve Kırım öz savunma gücü mensubunun öldürülmesi bunun en sıcak göstergelerinden birisi...

Ukrayna her ne kadar Rusya’ya nota verse de, bunun pratikte, Rus “kaba gücü” karşısında çok bir karşılığı yok!

***

Diğer taraftan,  söz konusu notada geçen “önlemler” ifadesi de dikkatlerden kaçmıyor.  Mevcut şartlar altında, Gürcistan deneyimi de göz önünde bulundurulduğunda, Ukrayna’nın açıktan bir savaşa girmesi intihar ile eşdeğer. Fakat bunun yerine “örtülü savaş” daha olası gibi...

Bu da, Rusya tarafından dikkat çekilen “terör kartı” ve boru hatlarına yönelik “sabotaj” girişimleri anlamına geliyor ki, böylesi bir adımın Rusya’nın işini kolaylaştırmaktan başka bir anlam ifade etmeyeceği de ortada... Ne de olsa karşılarında tetiğe basmakta tereddüt etmeyen bir Putin var!

Bakalım Ukrayna buna rağmen “Rus Ruleti”nde tetiğe basacak mı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. M. Seyfettin Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?