Çetrefilli yol

Müslüman olma bilinci ile bugün yaşanmakta olanlar birbiriyle ne kadar örtüşüyor, biz ne kadar kendi yol üslubumuzla yolculuk yapıyoruz Yürüdüğümüz yol bize mi ait. Bu yolun sonunda nereye varacağız Bütün bu soruların içinde karşılıkları da bulunuyor aslında. Zaten yazımıza konu olan başlık da böylesi bir tedirginliği dile getiriyor.

Üzerinde yürümekte olduğumuz yol ve yolculuk üslubunun Müslümanları tam anlamıyla temsil ettiği söylenemez. Ne bu yol ne bu yol üslubu bize ait. Hasbelkader kendimizi bulduğumuz bu yolculukta üzerimize düşenler nelerdir ona bakmak gerekiyor. Çünkü insan çıktığı yolu ilk anda kendisi belirlemiyor. Kader kişiyi bir bakıma yolun ortasına bırakıyor. Ondan sonrası da, kişi bilince erdikten sonra kendi yolunu ve yol üslubunu belirleme olanağına sahip olur.

Müslümanlar tarihlerinin en çetrefilli ve karmaşık bir yolu ve yolculuğu üzerindedirler. Öyle ki devletini yitirmiş ümmet olma bilincinden uzaklaşmış, millet bütünlüğü dağılmış bir halde. Bu, Müslümanların sorumluluğunu daha da arttırıyor. Yolu aslına döndürme ve yolculuğu da üslubunca yürüme çabasına dönme zorunluluğu doğuyor. Zaten Müslümanlar için bu çaba tanımlayıcı olarak cihat olarak ifade edilir. Atılacak olan her hayırlı adım cihada bir adımdır. Yürünecek her yol ve yolculuk onu Hakk rızasına eriştirmek içindir. Bu çaba onun düşünce ve dava bilinci olur.

Müslümanların yollarını kirleten, çıkmaza iten her hâl ve davranıştan uzak durulur, durulmalıdır da. Müslümanlar; kimi yasak, haram ve hatta suçlamalar altında bulunuyor ve töhmet altında tutuluyorsa burada ciddi bir sorun var demektir. Durduk yerde insanlar suçlanmaz ve hatta töhmet altında tutulmazlar. Bir Müslüman yürüdüğü yolda ve yolculukta emin ise yol üzerinde bulunan yol kesicilerin ve çamur sıçratıcıların hiçbir zaman bir etkisi olmaz. Bunlar gelir geçer. Bir Müslüman toplum katında güven vermişse iftiralar hiçbir zaman hem karşılık bulmaz hem de bu suçlamalarda bulunanlar yaptıklarıyla töhmet altında kalırlar.

Müslümanlar eğer bir töhmete ve suçlamaya hedef olmuşlarsa tez elden bunun giderilmesine çaba göstermelidirler. Hiçbir zaman kendini aklamaya dönük olmadan durumun gerçeğinin ortaya çıkarılmasına yardımcı olmalıdırlar. Böyle olursa Müslümanlar daha çok güven vermiş olurlar.

Yola düştüğümüzden beri, yol üslubumuz bizi tanımlıyor olmalı. Bize aitliğini ve bizim nasıl bir yolcu olduğumuzu da tanımlamalı. Attığımız her adım, her davranış ve mimiğimiz bile gözlem altında. Çünkü insan insanın kurdudur. İnsan insanın ne yazık ki açıklarını kolluyor. Hasım olanlar birbirlerinin açıklarını ortaya saçıp dökme çabasında olurlar. Oysa sahih bir yolcunun hedefi yolunu yürümesidir. Başkasının söylediklerine dikkat kesilmeden kendisi nasıl bir yolculuk yaptığına ve hedefine nasıl sağlıklı varacağına bakmalı. Her bireyin bir yol kesiti var. Bu kesit nerede başlar nerede biter bilinmez. Bilinmez ama bir yol başlangıcı olduğu andan itibaren artık o sorumluluk alanındadır. Atacağı her adıma özen göstermek durumundadır.

Yola çıkan artık bir sorumluluk alanındadır. Ona durmak yaraşmaz. Yolu hakkıyla ve ritmiyle yürümek ve amacına ulaşmakla yükümlüdür. Evet yol ve yolculuk bir yükümlülüktür. Yolda iken de insan sınamayla karşı karşıyadır. Bu aşırı bir dikkat ve özen gerektirir. Hem yolu yürünür kılmak, hem yol yürümek hem de yolculuk boyunca başkalarının hakkını gözetmek durumundadır. Ağacının altına düşmüş olan bir elma belki o anlık yol gereksinmemiz için insanı devindirebilir. Ama şu bilinmelidir ki bu elma bir başkasına aittir ve onun bir sahibi vardır. Sahibinin izni olmadan alınan ve ısırılan bir elmanın bir damlası bile yolculuğumu ve yol üslubumuzu bozabilir. Ruhumuza ve kanımıza damlayacak olan bir damla bile bize ağır bir yük olur ve bunun altından asla kalkamayız. Bu, bireysel bir yol ve yolculuk bir de bunun toplumsal olanı var ki o çok daha ağırdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?