Reklamı Kapat

ÇÇÖ ya da Dök İçini Rahatla Örgütü

Okuyucularıma bilmece soruyor değilim. ÇÇÖ, Çene Çalma Örgütü’nün kısaltılmışı. ÇÇÖ ile de Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nı (BM) kastettiğimi anlamışsınızdır sanıyorum. Çünkü BM Teşkilatı ne yapar sorusuna verilebilecek en izah edici ve kestirme cevap, “Toplantı yapar” olabilir. Gerçekten günler süren toplantılar yapılır, kararlar alınır, dünya üzerindeki sorunlara çözüm bulmada hiçbir işe yaramayan bir örgüttür BM. Dünyanın çeşitli bölgelerinde ortaya çıkan olaylar sebebiyle tepkiler yükselmeye başladığında bazen BM Genel Kurulu, bazen Güvenlik Konseyi toplanıp, günlerce konuşulur ama hiçbir sonuç alınamadan dünya üzerinde barışı sağlamak hususunda yoğun çaba gösterildiği havası ile toplantılar son bulur. Kısacası BM bu yapısı ile bir `Gaz alma örgütü’ olmaktan öte geçemez.

Filistin ve Keşmir sorununa yaklaşık 50 yıldır bir çözüm bulamadığı gibi sorunlar çözümsüz hale getirilmiştir. Komşularımız Irak ve Suriye’de barış yönünde hiçbir gelişme sağlanamadığı gibi, bu defa da Ukrayna’nın Kırım Bölgesi bir oldubitti ile Rusya tarafından ilhak edilmiş ama BM derin uykusundan uyanabilmiş değildir. Ukrayna önce bölünerek yutulması kolay hale getirilmiştir. Suriye’de aynı durum söz konusudur. Kim ne derse desin Suriye bölünme yolunda hızla ilerlemektedir. Kıbrıs’ta BM’nin hiçbir işe yaramadığı ortadadır. Hatta diyebiliriz ki BM devreye girmese çözüme kavuşturulabilecek bazı sorunlar BM eliyle iyice çözümsüz hale geliyor. Dışişleri Bakanı Davutoğlu da Kırım ve Ukrayna’daki gelişmeler üzerine, “BM çözüm üretemiyor” diyerek aynı hususa dikkat çekiyor. Aslında bunca örnek önümüzde dururken BM’nin Ukrayna’da ya da Filistin, Kıbrıs ve Keşmir gibi sorunlara çözüm üretmesini beklemenin de anlamı yoktur.

***

“12 yıl iyiydi de şimdi mi kötü ”

Cemaat-iktidar çatışması nereye kadar gider, nasıl sonuçlanır kestirmek mümkün değil ama iki tarafın birbirine karşı öfke ve kinle dolu olduğu açıkça görülüyor. Yani, hangi taraf fırsat bulursa diğerini boğmanın hesaplarını yapıyor. Bu hem karşılıklı açıklamalarda görülüyor hem de birkaç kişi bir araya geldiğinde konuşulanlar hep aynı şeyler. İnsanların çoğu taraf olmuş durumda. Bir kısım ise iki tarafa da mesafeli duruyor ve gelinen nokta konusunda iki tarafı da suçluyor. Söz gelimi bir kısım insanlar Başbakan’ın bunların durumunu bilemediği şeklindeki sözlerine bakarak, Başbakan’ın aldatılmış olduğunu düşünüyor ve O’nu haklı buluyor. Buna karşılık bir başka kesim de sıradan insanların bir konuda yanılmalarının zararını sadece kendileri çekerler ama devlet yönetiminde olanların “Pardon… Yanılmışım” demeye hakları olsa bile sorumluktan kurtulmaları mümkün olmaz. Kısacası, kafalar karışık.

Karşılıklı yapılan açıklamalar da kafa karışıklığını pekiştiriyor. Gülen yaptığı açıklamada, “Dün nerede duruyorsak bugün de oradayız. 12 yıl iyiydi de şimdi mi kötü ” diye soruyor. Bu arada kafa karışıklığına bir örnek de Başbakan Yardımcısı Arınç’tan verelim. Arınç, “Bunu söylemek doğru mu bilmiyorum ama ben, şunlar şunlar yapılsa bile bugüne kadar ki konuşmalarıyla, yaşantısıyla, tarzıyla Hoca Efendiyi bir kenara koymak, onun üzerinden bir şeyler yapmamak gerektiğini düşünüyorum” derken Sayın Arınç’ın haberinin hemen yanı başında ise Başbakan’ın bir televizyon kanalındaki canlı yayında paralel yapı ile ilgili olarak söylediği sözler, “Dış komplo yok dersek yanılırız” başlığı altında yer alıyordu. Kısacası paralel yapı-iktidar mücadelesinde iktidar mensupları bile farklı noktalarda iken toplumun kafasının karışmaması mümkün olabilir mi Peki böylesine kafa karışıklığının hâkim olduğu bir ortamda yapılacak seçimlerden sağlıklı bir sonuç çıkabileceğini söylemek ne ölçüde gerçekçi olur

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?