Profesörün oyu ile hamalın oyu eşit değerdedir

Zaman zaman gazetelerde, çeşitli açık oturumlarda okumuş insanlarla okumamış insanların oylarının eşit olamayacağını ileri sürenleri görüyor veya duyuyoruz. 5 Haziran 2004 tarihli bir gazetede köşe yazarlarımızdan bir kardeşimiz de bu fikirdeki insanları eleştiriyordu. Eleştirdiği ifadelerden biri aynen şöyleydi. “demokrasinin en büyük handikapı, bir hamalla bir profesörün oylarının eşit olmasıdır.” biz de bunun zıddını yazımıza başlık yaptık.

Derinlemesine düşünmeden karar verilirse Reis-i cumhur ile bekçinin veya genel müdürle odacının oyunun aynı değerde olmadığı söylenebilir. Ancak detaylı bir şekilde düşünülürse hiç de öyle olmadığı apaçık görülecektir.

Herşeyden önce hür ülkelerde bir bekçi Reis-i cumhurla, bir odacı genel müdürle, bir hamal profesörle… diyalog kurabilir. Hz. Ömer’in kölesiyle nöbetleşe deveye binmeleri gibi en yüksek mevkideki insanın istifade ettiği nimetlerden en aşağı düzeydeki insan her zaman olmasa bile senenin belli günlerinde istifade edebilir. Bu faydalanış bile alt seviyede olanların üst seviyedekilerle diyaloğu anlamına gelir. Kaldı ki adalet ilkesinin uygulandığı devletlerde hürriyet kavramının da gözetilmesi halinde vatanın tüm fertleri birbiriyle çok rahat bir ilişki halinde olabilirler. Bu ilişki seçim atmosferinde daha da yoğun bir hal alır. İşte bu durumda profesör hamalın derdini hamal da profesörün fikrini anlar. Üst seviyedekilerle temas imkânı olan okumamış kimselerin okumuş insanların fikrini, alt seviyede veya okumamış insanlarla temas faziletini gösteren üst düzeydeki insanların da alt seviyedeki insanların fikrini veya derdini kavrayarak ona göre oy kullanır ki böylece vatanın tüm insanları tahsil yapmış yüksek mevkilerde çalışmış ve yine yurdun tüm evlatları bekçilik yapmış, odacılıkta bulunmuş gibi ülkenin tüm sorun ve dertlerini yaşamış bir kişilik kazanarak milletin kaderinde rol alır ki bu rolün son derece olumlu olacağı açıktır. Her partinin üst seviyeden de alt seviyeden de insanları olacağına göre hiçbir vatandaşın cahilane bir şekilde oy kullandığı söylenemez.

Ama okumuş ve mevki sahibi insanlar alt seviyedeki insanlarla ilişkilerini keser, fildişi kulelerinde yaşar gibi davranırlarsa elbette halkın fikir ve oyları çok ayrı dünyalarda gezer. Böylesi aydınların fikri de idaresi de alt seviyedeki çilekeş insanlar tarafından benimsenmez. Bunlar haksız yere iktidarı ele geçirseler bile halkı moralize edemez. Halkın maneviyatı olmayınca da onları ülke kalkınmasında gereği gibi harekete geçirmek mümkün olmaz

Despotik idarelerde halkın görüşü dikkate alınmaz ve sadece okumuş ve kariyer sahibi insanlarla seçim yapılırsa başka bir deyişle oligarşik hükümetler iş başına gelirse bu halde hükümetlerin başarısızlığı mevzu bahis olduğuna göre bu defa alt seviyedeki insanlar aydınlara kin besleyecek tavan-taban zıtlaşması başlayacaktır ki, bu bir milletin ölüm fermanından başka bir şey değildir.

Dikkat edilecek olursa beşeri ilişkiler normal olarak seyreden bir ülkede en alt düzeydeki vatandaş gerek ikili görüşmelerde gerekse gazete ve televizyonlar ya da mitinglerle en üst seviyedeki insanların fikirlerinden istifade ederek en doğru görüşü sergileyebilir; yine aynı yollarla en üst seviyedeki insanlar en alt seviyedeki insanların fikrinden ve daha önemlisi çile ve dertlerinden ders çıkararak ülkenin yararına en isabetli kararı verip oyunu kullanır.

Aksi halde yüksek düzeydeki insanları okumamış mevki sahibi olmamış insanların dert ve düşüncelerini dikkate almazlarsa bu insanlarda onlara despot hatta firavun gözüyle bakarlar ve ben çalışıp da onlara hamallık mı edeceğim diyerek üzerlerine düşen görevi gereği gibi yapmazlar. Böylesine bir tavan-taban kopukluğu hatta düşmanlığının yaşandığı ülkede ne huzur ne de kalkınma olur.

Okumuş olduklarını iddia eden kafalar bu gerçeği göz önünde tutmalı ve bazılarının oyunu küçümsemeyip bağrına basmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Hamdi Güner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?