Ölüm Hastalık ve Yalnızlık

NİETZHE insanları güçlüler, güçsüzler, soylular ve sıradan insanlar olmak üzere ikiye ayırmış ve güçlülerin diğerleri üzerinde imtiyaz sahibi olduklarını kabul etmiştir. Bu anlayış toplumların genelinde kabul görmüştür. Oysa sahip olduğumuz şey ne olursa olsun hepimiz bu dünyanın yoksullarıyız. Zira hastalık ölüm ve ayrılık her insana eşit mesafede durmaktadır. Ölüm ve hastalık varken bu dünyada kalıcı bir güçten söz edilemez. İnsan zayıftır, insan unutandır, insan acizdir, insan ölümlüdür.

Küçük imkânları dahi gözümüzde büyüterek kendimizi dünyanın merkezinde görebiliyoruz. Fakat ölüm, hastalık ve yalnızlık yoksulluğumuzu ve acziyetimizi bütün yoğunluğu ile ortaya koyup bizi kendimize döndürüyor. Ölüm ibretle okunacak bir kitap gibi geliyor önümüze. Her şey susuyor, öleni göç yolculuğuna uğurlarken derin bir sessizliğe düşüyoruz. Hepimiz ölümü empati yapıyor ve hayatımızın akışını hüzünle seyrediyoruz. Her cenaze bize acziyetimizi ve yoksulluğumuzu yeniden hatırlatıyor. Bize verilenlerden bir kaçı alındığında ne kadar da mahrum kalıyoruz değil mi Ama nedense bunu sadece bir şeyleri kaybettiğimizde fark ediyoruz çok acı!

Bir saman çöpü kadar zayıf bedenimiz. Küçük bir sarsıntı, bir darp, bir yara, bir mikrop bile direncimizi kırıp bizi hayattan koparabiliyor. Ama günü birlik yaşarken bunu hep unutuyoruz.

Hastalandığınızda başucumuzdan ayrılmayan, bir dediğimizi iki etmeyen yakınlarımız ne kadar merhem olabilir yaramıza Bu insanlar hastalığın ağır yükünü üzerinizden kaldırabilirler mi Yoksulluğa çare bulabilir mi Yürümeyen ayaklarımıza konuşmayan dilimize merhem olabilir mi Sevdikleriniz bir noktadan öteye gidemez ve biz o noktadan sonra yalnızızdır.

Acziyetimizi ve fani oluşumuzu elimizdekileri kaybettiğimizde fark edebiliyoruz. Oysa bizlere emanet olarak verilen her şey er geç sahibine geri dönecektir. İşte o zaman bizler yoksulluğa alışmaya ve o vaziyette yaşamaya devam edeceğiz.

Dünya yine eskisi gibi dönecek, insanlar gündelik koşuşturmacalarına devam edecek, güneş ısıtacak, gün doğup batacaktır. Ama biz, artık yapageldiğimiz şeyleri yapamaz hale geleceğiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?