Reklamı Kapat

Anlayabilmek!

Türkiye-Danimarka maçını SHOW TV verdi. Bundan böyle de milli takımımızın yapacağı bütün özel-resmi müsabakaları aynı kanal yayınlayacak. Güzel bir hizmet! Ancak ne var ki takımımızın oynadığı oyunu, oynayamadığı oyunu ve teknik adamının hamlelerini doğru yorumlayamazsanız Melih kardeşimin şık maç anlatımı da güme gider.

Buraya nereden mi geldim Maçın anahtar taktik değişiminden tabii ki... Terim hoca da maçtan hangi değişikliği yaptığını vurguladı. Ama yorumcu kardeşim onu bile yanlış anlamış.

Neyse... Evet, Milli Takım maça çok önde basarak başladı. Hal böyle olunca da, rakibe kaptırdığı her toptan ya da rakibin çaldığı her toptan sonra da derinliğine feci akınlar yedik. Şu ortaya çıktı açık ve net... Milli Takım veya takımlarımız asla ve asla fazla adamla hücuma gitmeyi beceremiyor. Zaten dünya futbolunda da böyle bir oyun tarzı kalmadı da diyebiliriz. Düşünün ve hatırlayın; takımımız ilk yarıda savunmasının arkasına, arasına ne toplar yedi. Allah’tan Onur kalede vardı da çıkışlarıyla çoğunu önledi ve de rakipler maç seçiminde veya vuruşlarda isabet gösteremediler.

Sonra Terim hoca, maçtan sonra da açıkladığı gibi, takımdan topluca topun arkasına geçmelerini istemiş. Yani ilk yarıdaki gibi önde basmaktan vazgeçmiş. Bu da iyi bir teknik adamlıktır. Yanlışı ya da yürümeyen düşünceyi fark edip, strateji değiştirmek çok önemlidir. Terim de bunu gördü. Bu defa ne oldu Biz, rakibin ilk yarıda üzerimize gelişi gibi ataklar yapmaya başladık. Hoş, rakip kalesine uzakta da kalsa bizden daha iyi geriye toparlanıyordu ama, en azından stoperlerimiz de dahil topla çıkabiliyordu, Yani oyun için boş saha bizim önümüzde uzayabiliyordu. Hal böyle olmasa attığımız ilk goldeki derinliği nasıl bulabilirdik. Terim hoca elindeki en son adamların özelliğine bir kere daha dikkat edip, ikinci yarı oyun planımızı üzerinde yoğunlaşmalıdır. Elimizde bir Hakan Şükür olmadığına göre biz ilerde top tutup adam çağıramayız. Arda da yoktu. O halde ikinci yarı oyunlarına devam... Aman sakın ha SHOW TV’nin yorumuna kulak asmadan... İkinci yarı rakibin üzerine giderek oynamışız. O zaman Terim hocaya da bir Türkçeden Türkçeye tercüman gerekir ki, anlattıklarını anlatabilsin.

Basketbol takımı mı Kaç kilo verdim bilemem. Ama yine yazıyorum, bunlar son sevinçlerimizdir. Federasyonun 5+1’i basketbolumuzu katledecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Belgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?