Reklamı Kapat

Bölgede güvenlik boşluğunun sorumluları kurtarıcı pozunda

NATO zirvesinde bölgemizdeki karmaşa ve Ukrayna daki

Rusya yanlılarının isyanı gündemdeki iki öncelikli konuyu oluşturuyor.

Bölgemize yönelik değerlendirmelerde genellikle, Bölgedeki güvenlik boşluğunu

başka örgütlerin doldurduğu dile getiriliyor. Bununla da IŞİD kastediliyor.

Bölgede bir güvenlik ve otorite boşluğu olduğunu görmemek için kör ve sağır

olmak gerekiyor. Bölgedeki güvenlik ve otorite boşluğu sebebiyle bir taktım

örgütlerin ortaya çıkması bu boşluktan yararlanmaya çalışmasının da

yadırganacak bir yanı yoktur. Elbette v ar olan otorite boşluğunun giderilmesi,

eski dengenin yeniden oluşturulması gerekiyor. Ancak, bunun nasıl ve kimler

tarafından sağlanacağı önem kazanıyor. Eğer, bölgedeki güvenlik ve otorite

boşluğunu, buna yol açan ülkeler giderecekse bölgemize hiçbir zaman huzur

gelmeyecek demektir.

Bu bakımdan olayların sonuçlarına bakarak bir takım

teklifler ortaya koymak mümkündür. Ancak, bölgemizde güvenlik boşluğunun

tespiti kadar bunun sebeplerinin doğru tespit edilmesi çok daha önemlidir.

Eğer, Irak ta yaşanan ve bölgemize yayılan güvenlik boşluğunun temelinde

ABD nin bu ülkeyi işgalinin yattığı, otorite boşluğunun bu işgalin doğal sonucu

olarak ortaya çıktığı görülmezse yaşananlara teklif edilecek çarenin sağlıklı

olması çok zordur. Özelliklede Irak ı işgal ederek tüm siyasal dengeleri

alt-üst eden ABD bu otorite boşluğunu dolduracak ise bölgemizin bundan sonra da

sıkıntıdan kurtulması mümkün olmayacaktır.

Bir hastalığa önce doğru teşhis koymak, ardından da bu

teşhis doğrultusunda tedaviye başlamak gerekir. Bölgemizdeki tüm

rahatsızlıkların ve otorite boşluğunun sebebinin ABD ve yandaşları olduğu

görülmeden tedavinin bu ülkeden beklenmesi sanıyorum kuzuyu kurda teslim

etmekten öte bir anlam ifade etmez.

Irak ı işgal ederek oluşturulan yeni yapıda ortaya

parçalanmış bir Irak çıkartanlar, bununla da kalınmayarak ülke yönetimini bir

mezhep mensuplarına teslim edenlerin bugün yaşananlardan sorumlu olduğu

unutulmamalıdır. Kaldı ki, ABD nin Irak ı işgali ile başlayan gelişmeler

dikkate alınmadan yapılan bir yanlış hareketin sonucu değildir. ABD bölgemize

yönelik planını uygulamaktadır. Libya, Mısır, Suriye ve Yemen de yaşananlar

sadece bu ülkelerin içyapılarından kaynaklanmıyor. Elbette söz edilen ülkelerde

yıllardan beri devam eden iç rahatsızlıklar söz konusuydu. Bu rahatsızlıkların

her an bir patlamaya yol açacağı da bekleniyordu. Ancak, bölgemizdeki

gelişmelere bir takım iç dinamikler zemin hazırlasa da olayların patlamasının

itici gücü bölgemiz üzerinde emelleri olan ülkeler olduğunu unutmamak

gerekiyor. Kısacası bölgemizdeki rahatsızlığa yol açan mikrobu bölgemize yayan

ülkelerden bölgemizde huzur ve güvenliği sağlamasını beklemek akıllıca bir

davranış olmaz. Özellikle Obama nın son zamanlarda sıkça dile getirdiği IŞİD in

kökünü kazıma söylemi bölgemize bu mikrobu ekenlerden hastalığı tedavi etmesini

beklemektir. Bugün yaşananları değerlendirirken sadece görülen ve söylenenlerle

yetinmek tedavi için yeterli değildir. Bu noktaya nasıl gelindiğini hiç akıldan

çıkarmadan çözüm araştırmak gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?