Reklamı Kapat

Rakı(m) 864ten CHP kongresine selamlar!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Kurultay’da, “Bana çalışan adam lazım, rakı sofralarında konuşan adam değil” sözleri hayli yankı buldu!

Kurultay’da beklenenden yüksek oy alarak herkesi şaşırtan rakibi Muharrem İnce bile şaşkındı;

“Kemal bey bence arkadaşlarımıza haksızlık etti. Tayyip Erdoğan’ın ağzına da malzeme verdi. Hiç şık olmadı. Partinin önemli bir kesimine çok ters bir şey söyledi. Erdoğan’ın Atatürk’e, İsmet İnönü’ye iki ayyaş’ demesinin alt yapısı oluştu bir anlamda burada. Doğru değil, şık bulmadım. Kendisiyle de rakı sofralarında oturduk, onu da söyleyeyim…”

***

Rakı sofraları esasen CHP’nin vazgeçilmezlerinden…

Ve bir de elbette ve de tabii ki CHP’nin kurucusu ve ilk Genel Başkanı Atatürk’ün rakı sofraları…

Kimilerine göre, yemekten, içmekten çok sohbet etmek, fikir alış-verişinde bulunmak için kurulan o ünlü sofralar…

Atatürk bu sohbetler esnasında “rakı”yı tercih ederdi.

Bu sofralarda her zaman yanında bulunan birkaç kişi dışındaki konuklar değişirdi; gazeteciler, bilim adamları, milletvekilleri, komutanlar, elçiler…

‘Çankaya’ kitabında bilinmeyenleri anlatan Falih Rıfkı Atay’ın tanıklığına başvuralım;

“Dostları ile akşamları sofra başında buluşmak ve geç vakitlere kadar konuşmak adeti idi. Pek azı zevk ve eğlence meclisi olmuştur. Bunlar da, hani okullarda tatil saatleri vardır, öyle bir şeydi...

Bilmediklerini sofralarında bilenlerden öğrenirdi. Davetliler daima pek çeşitli olmuştur...

Sofra bir imtihan meclisi idi de! Hiç söylemeksizin, hissettirmeksizin, bir vazifede kullanacağı adamları, içki âleminin pek elverişli ortamında türlü yönlerden yoklardı...” (Çankaya, s. 510)

***

Atatürk’ün sırdaşı, koruması ve sofrasının vazgeçilmez ismi Emrullahzade Asaf, nam-ı diğer Kılıç Ali… Meşhur 3 Ali’lerden ikincisi… İstiklal Mahkemeleri’nde aldığı kararlar, meclis koridorlarındaki cinayetleri ört bas edişi ve muhalifleri susturmaya yönelik kanlı planları ile tanınan ‘Kel Ali!’  Gazeteci-yazar Altemur Kılıç’ın babası Kılıç Ali, bu sofradan şöyle bahsediyor:

“Sofrasının karşısında daima büyük bir karatahta, üzerinde tebeşiriyle, silgisi ile hazır bir halde bulunurdu. Bu sofradan iç politika, dış politika, iktisadi politika, tarih, dil, coğrafya vb. çeşitli ilmi mevzular, günün önemli sorunları, inkılâp hareketleri ve her çeşit milli meseleler tartışılır idi...

Bununla beraber sofra, bazılarının sandığı ve telkin ettirmek istedikleri gibi, bütün devlet işlerinin müzakere yeri değildi. Bu mühim noktayı fark edemeyerek ‘sofrada devlet işleri hallolunuyor!’ diye günün birinde Atatürk’e karşı gelenler, ağır mesuliyetlerle etekleri tutuştuğu zaman, o sofraya içinden çıkamadıkları devlet işlerini getirirler ve onları orada Atatürk’e hallettirerek sofradan ferahlık ve neşe içinde çekilirlerdi...

Atatürk’e sofralarında konuşulmayan, konuşulmasına müsaade etmedikleri tek şey, dedikodu mevzuları idi...” (Atatürk’ün Hususiyetleri, Cumhuriyet Gazetesi Yayını, s. 100)

Mustafa Kemal’in yakın çalışma arkadaşlarından Hasan Soyak da, Çankaya sofralarına davet edilen müzisyen ve şarkıcıların uzayan konuşmalar yüzünden sanatlarını icra edemeden gittiği gecelerin olduğundan bahseder. Bu sofraları zaman zaman şarkılarıyla süsleyenler ise; Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Denizkızı Eftelya, Hafız Saadettin Kaynak ve Münir Nurettin Selçuk’tu. Bu ses sanatçılarına Selahattin Pınar, Necati Tokyay, Mesut Cemil, Nubar Tekyay, Vecihe Daryal ve Aleko Bacanos gibi ünlü müzisyenler eşlik etmişti.

Çankaya’daki dijital çağ devam edecek mi

Cumhurbaşkanlığı Yayınları arasında çıkan ve elime henüz geçen, ‘Çankaya Olmak-Dün Bugün Daima’ isimli kitapta ilginç bir bölüm var.

Kitabın editörlüğünü yapan Ayşe Yılmaz, Kadriye Metin ve Kemal İlter 119–123

sayfalarını “Köşk’ün Dijital Çağı” olarak adlandırmış.

Bu sayfalarda neler yazılı, peki Okuyoruz;

“Cumhurbaşkanlığı’nın dışarıya bakan yüzü olan kurumsal web sitesi 2008 yılı ortalarında hayata geçirilmiş, Nisan 2009’da ise bugün bile alanında referans kabul edilen İngilizce hesap devreye sokulmuştur. 2011 yılının hemen başında kapsamlı bir güncelleme geçiren kurumsal web sitesi, bugün kurumsal kimliğin en görünen yüzlerinden biri haline gelmiştir. 4 bine yakın Türkçe, 3 bin civarında İngilizce haberi barındıran kurumsal web sitesinde 100 bin civarında fotoğraf ve 3 binin üzerinde video kullanıcıların istifadesine sunulmuştur.

Toplumla iç içe olma yaklaşımının bir sonucu olarak hem Cumhurbaşkanı Gül’e ait özel, hem de Cumhurbaşkanlığı’na ait kurumsal sosyal medya hesapları bu dönemde açılmıştır. Özellikle Twitter’da açılan ‘cbabdullahgul’ hesabı, Cumhurbaşkanımızın sosyal medyadaki markası haline gelmiş, kurumsal kimliğin bütüncül yapısı içinde kendine bir yer edinmiştir.

Cumhurbaşkanımızın şahsına ait olarak 2009 yılı sonunda açılan ilk Twitter hesabı, Ekim 2010’daki ilk fotoğraf paylaşımıyla daha zenginleştirilmiştir. Bugün 4,8 milyonu aşan takipçi sayısıyla Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dünyada en çok takip edilen devlet başkanları arasında ilk 5’te yer almaktadır.”

***

Merak etiğim şu; Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerine pek meraklı olmayan hatta tepkili olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni dönemde Ak Saray’da bu “dijital çağ”ı devam ettirecek mi, ettirmeyecek mi

Vay be!

Yıl; 2007…

“Yeni Siyaset Girişimi”nin önde gelen isimlerinden Ertuğrul Günay, Haluk Özdalga, Erdal Kalkan ve İbrahim Yiğit beklenmedik bir şekilde, Girişim’in kurucusu ve sözcüsü konumunda olan Mehmet Bekaroğlu’na çalım atarak AKP’ye geçti.

Ne demekse, “Müslüman Sol” diye bir argümanla çıkmışlardı, yola!

Bu isimlerden Ertuğrul Günay AKP’den milletvekili seçildikten sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı koltuğuna oturdu. Bakanlıktan alındıktan sonra İktidar-Cemaat tartışmaları sırasında da AKP’den istifa etti. Günay şu anda bağımsız milletvekili.

***

Siyasette zaman zaman böyle gariplikler oluyor;

Yıllarca sol yelpazede politika yaptıktan sonra dümenini merkez sağa kıran Ertuğrul Günay’ın bir dönem birlikte hareket ettiği Mehmet Bekaroğlu’nun attığı son adım da tek kelimeyle ilginç!

Bekaroğlu, farklı mecralarda bir süre yol aldıktan sonra bu kez CHP’ye üye oldu.

Mehmet beyin CHP’ye üye olduğu haberini aldığımda içimden sadece bir “vay be!” çektim. O kadar…

NOT:  Bugün 7 Eylül 2014, Pazar… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?