Reklamı Kapat

Türkiye uyanıyor yazı dizisi: Başkanlık sistemi 3

Aynı TUSİAD; CHP’ye de destek vermiyor mu İki farklı siyasi parti ve arkasındaki aktörler aynı. Seçim öncesi aleyhte yaptığı haberler yüzünden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim meydanlarında halka şikâyet ettiği Aydın Doğan ve temsilcileri 30 Ağustos(2014) resepsiyonda bulunmaları ve Aydın Doğan’ın Erdoğan’la karşılama esnasında uzun süre sohbet etmeleri kameralardan kaçmıyordu. Aydın Doğan ve eşi, kızı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve eşi, Hürriyet genel yayın yönetmeni Sedat Ergin, Ankara temsilcisi Deniz Zeyrek, Posta gazetesi Ankara temsilcisi Hakan Çelik, Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin olmak üzere tam kadro katılıyorlardı. İlginç olan perde önünde iki düşman gibi gözükenler, perde arkasında ortak çıkarların hesabını yapabiliyorlardı.

Küresel elitler tek dünya devleti güttüklerini yıllardır söylemektedirler. İki kutuplu dünya Rusya’nın dağılmasıyla yerine tek kutuplu dünyaya bıraktı. Varşova paktının karşısında NATO’da dağılması gerekirken dağılmadı. Yeni bir düşman buldu. Terörizmle savaşmak. Teröristler de İslam fundamentalistlerdi. Böylece tek dünya devleti projesini hayata geçirmek için yapılan planları uygulamaya başladılar. Bu Siyonist elitlerin en görünür olduğu örgüt CFR’dır.(Bilgi notu-2’yebakınız) Bu yapı içinde askeri, siyasi ve finans dünyasının elitleri yer alır. CFR’yi enine boyuna araştıran Prof. CarollQuigley bu yapıyı şu şekilde açıklamıştır. “Finansal kontrolün özel ellerde toplandığı bir dünya sistemi, dünyada ki tüm ülkelerin politik sistemlerinin ve dünya ekonomisinin bir bütün olarak denetlenmesi hedeflenmektedir.” Dünya ekonomisinin kontrolünü eline geçirmek isteyen bu elit’in önde gelen memurları bakalım, tek dünya devleti hakkında neler dedi 60 yıldır politikanın için de bulunan Henry Kissinger;” Dünyayı kendi felsefemize getirmek için biraz daha zamana ihtiyaç var. Globalizm kazanacaktır. Bakın! Terör sınır tanımıyor. Ekonomi de öyle, krizde! Tarihin bu döneminde tüm ülkeler kendi çıkarlarını uluslararası çıkarlarla aynı yörüngeye sokmaya çalışmalı.”

David Rockefeller;” Dünya devletini kurduğumuzda dünya daha mükemmel ve daha istikrarlı olacaktır”

Bilgi Notu-2:Council of ForeignRelations’ (CFR), Yahudilerin dünya politikasını kendi kontrolleri altında tutmak amacıyla Yahudi WalterLippman önderliğinde kurulmuştur. Siyonizm’in en güçlü lobisi ve derin yapılanması olan Council on ForeignRelations (CFR) Dış İlişkiler Konseyi’nin Türkiye ayağı da kuruldu. Yapı Kredi Plaza D Blok’ta faaliyetlerini sürdüren bu kurum, Türkiye’de Global İlişkiler Forumu (GİF) adı ile örgütleniyor. GİF, CFR’ın “Konseyler Konseyi” olarak nitelendirdiği yapılanmanın Türkiye ayağıdır. CFR Turkey olarak tanımlanıyor. Global İlişkiler Forumu (GİF) 285 kişilik oldukça kapsamlı bir üye listesine sahip. Bir dönem Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuk olduğu Councel of foreignRelations (CFR) adlı kuruluş, ABD merkezli ve dünya egemenliğini amaçlayan üst düzey elitlerin üye olduğu küresel bir masonik kuruluştur. Dünyanın en zengin ailelerinin üye olduğu CFR, dünyayı yönetme arzusundaki Siyonizm’in gözle görülebilir en önemli yapılanmalarından biridir.

Dışişleri konseyinin önemli isimlerinden Paul Worburg;”kim ne derse desin yakın gelecekte tek dünya devleti kurulacaktır. Tek sorun bunun uzlaşmayla mı, yoksa işgalle mi olacağıdır.”demektedir. Barak Obama’nın akıl hocası ZbignilewBrzezinski;”ulus devletlerin bağımsızlık tanımı artık değişiyor. Uluslararası tekeller ve bankalar küresel ekonomiyi yönetiyorlar”İşte bu zihniyetten dolayı, uluslararası tekellerin bankaları, Türkiye’de banka satın alarak, büyük kârlar elde etmektedirler. 2002 öncesi bankaların farklı hesaplar altında para tahsilâtına gitmediklerini görüyoruz. Ne olduysa 2002’den sonra oldu. Çünkü müşteri sıkıntısı hükümetin uygulamalarıyla sona ermişti.

Dünya bankerleri ve küresel elit dünya halkların özgürlüğüne kavuşturacaklar. İşte bu küresel bankerlerdir. Yerel yönetim şartını, ikiz yasaları, referandumlar, hukuki düzenlemeler, gerekirse anayasal değişiklikleri önümüze koyuyorlar.

Bu noktaya gelişimiz 30 yıllık bir sürece yayıldı. Türkiye önce Avrupa’nın kapısına bağlandı. “Medeni dünya eşittir Avrupa“görüşü yaygınlaştı. Böylece kültürümüz bozuldu, batı kültürü iyice içimize yerleşti. AB süreci AKP döneminde hız kazandı. Daha önceki hükümetlerde bu kadar hızlı yol alınmamıştı. Neden AKP dönemin de AB süreci hız kazanmıştır.

Amaç Avrupa’ya kabul edilmek olunca kulübe girmenin yolları arandı. Kulüp şartlarından en göz alıcı olanı Turgut Özal tarafından 1988’de Strazburg’da imzalandı. İmzalanan şart Avrupa Yerel Özerklik şartıydı. Belediyelerin halka hizmet götürmesi halkın refahı, buna benzer martavallarla hiçbir ilgisi yoktu. Esas mesele ülkenin küçük idari birimlere bölünerek bu birimlerin küresel bankerlere bağlanmasıydı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İshak Beyazay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?