Reklamı Kapat

SONBAHAR

Ayrılık zamanı geldi çattı.

Güneşin kızıl rengi sarardı soldu.

Onu gören daldaki yaprakların en yukarısındakiler de sararmaya başladı.

Yapraklar, poyrazın da etkisiyle el sallamaya, ayrılık duası okumaya başladılar.

Dağların başı da inceden inceden dumanlanarak başına tül dolamaya çalışıyor.

Nazlı nazlı akan ırmakların içine taze kan gibi yağmurlar düştü de sular deli deli akmaya başladı.

Başı dumanlı dağlar.

Ayrılık ateşiyle sararıp solan yapraklar.

Boz bulanık akan ırmaklar yaz mevsiminin sona erdiğini, kışa hazırlık yapılması gerektiğini koro halinde haykırırlar.

Faslı hazandır bu.

Kuşlar havada katar katar göçe başladı.

Yuvalar ıssız kalıyor.

Dallar yapraksız kalıyor.

Gökyüzü yapraktan uçurtmalarla dolmaya başladı.

Güz mevsimidir.

Gitmemek elde değil.

Gelen gidecek.

Konan göçecek.

Herkes asıl vatanına dönecek.

Hangi yaprak önce düşeceğini bilmediği gibi biz de bilmiyoruz ne zaman toprağa düşeceğiz.

Daneler geldiği toprağa düşer.

Baharda yeniden dirilir ve ahiretteki dirilişi inkâr edenlere binlerce dersler verir.

Bizi dünya gemisine alan ve dört mevsim limanlarında her çeşit meyve ve sebzeleri ikram eden Rabbimiz buyurur: “Allah’ın rahmetinin izlerine bir bak, ölümünden sonra yeryüzünü nasıl diriltiyor Şüphesiz ölüleri işte böylece diriltir. O her şeye gücü yetendir” (Rum Suresi, ayet: 50).

Kara topraktan, kuru dallarda renk renk çiçekler açtıran Rabbimiz.

Baharında, yazında, güzünde ve kışında bizler için bin bir çeşit nimetlerini sunarken bir taraftan da sararan yapraklar gibi beyazlanan saçlarımızla bizi yeniden dirilişi hatırlatırken göçe hazırlıyor.

Ömrümüz gibi her gün güzde günler kısalıyor.

Baharda uzamaya başlar günler.

Yeniden dirilişimizde de sonsuz günlere solmayan çiçekler gibi açacağız inşallah.

Bu dünyada diken olup insanlara batanlar, ahireti verip dünyayı satın alanlar cehennemde bitecekler.

Rabbimiz buyurur: “İyi bilin ki, dünya hayatı bir oyun, eğlence, süs, aranızda öğünme, mal ve evlatta çoğalma yarışıdır. Bitkisi, çiftçinin hoşuna gittiği yağmur gibidir. (O bitki) olgunlaşır, sen onu sapsarı görürsün. Sonra çerçöp olur. Ahirette şiddetli azap vardır, Allah’tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı aldanma metâ’ından başka bir şey değildir” (Hadid Suresi, ayet: 20).

Daldan düşen her yaprak gibi dökülüyor saçlarımız.

Dalın en yükseğinden başlar düşüşler.

Başlarda gezenler de erken düşer yaprak misali.

Topraktan düşüş olmaz.

Toprak gibi mütevazı olmalı.

İlkbaharlar, yazlar, sonbaharlar ve kışlarda ektiğimiz iyilikler götürür bizi sonsuz baharlara.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?