Reklamı Kapat

ABD'nin IŞİD'i yok etme planı!

 Günlerdir medya IŞİD ile yatıp ABD nin IŞİD i imha planı

ile kalkıyor. IŞİD bir terör örgütü olduğuna göre yok edilmesi gerekir. Ama

aynı zamanda PKK da benim bildiğim kadarıyla ABD nin terör örgütleri

listesinde. Ama onun yok edilmesi ile ilgili ABD nin hiçbir planı yok. Hatta

varlığını sürdürmesi üzerine planları olabilir. Kuruluşundan bu yana PKK nın

ABD den doğrudan ya da dolaylı olarak destek aldığı, havadan birtakım silah ve

malzeme sevk edildiği bilindiğine göre bölgemizdeki terör örgütlerini ABD nin

beğendikleri ve beğenmedikleri şeklinde nitelendirmek yanlış olmaz. Olaya bu

açında bakıldığında terör örgütleri ABD nin bölgemize yönelik planlarına uygun

hareket ediyorlarsa sırtları sıvazlanıyor ama bunun aksine davranıyorlarsa yok

edilmeleri gerekiyor. Buraya kadar olan iş, tüm dünyanın kabullendiği bir

durumun tekrarından ibaret. Üzerinde durmak istediğim ise ABD nin bölgemize

yönelik bu tür yok etme eylemlerini uyulamaya koymaya, bunun da ötesinde

eylemlerine bölge ülkelerini de ortak etme hakkını nereden aldığıdır. Bu soruya

hemen, Gücünden alıyor karşılığını vermek mümkün. Ama o zaman güce teslim

olmak gündeme gelmez mi Yani teslimiyetçi bir yaklaşım söz konusu olmaz mı

Mademki gerek bölgemizde gerek dünyanın çeşitli köşelerindeki birtakım

gelişmelere ABD ya da bir başka güçlü ülke müdahale etme hakkını kendinde

bulabilecek o zaman ülkelerin bağımsızlığından söz edilebilir mi Bir yandan

egemenliğin kayıtsız şartsız millette olduğunu söyleyecek, bu sebeple de belli

periyotlarla millet iradesine müracaat ederek ülkeyi kimlerin yöneteceğine

milletin karar vermesini isteyeceğiz ama bir yere gelindiğinde milletimizin

egemenliği rafa kalkacak ABD egemenliği gündeme gelecek, bunun mantığı olabilir

mi

Elbette birileri son sözü güçlünün söylemesini doğal

kabul edebilir. Böyle bir yaklaşım güçlü karşısında direnmeyi değil,

teslimiyeti gündeme getirir. Böyle olunca da ABD nin IŞİD e yönelik

hazırlıkları adeta alkışlanarak, Suriye deki IŞİD de vurulacak, Kürtler ile

Irak ordusu güçlendirilecek, IŞİD in fon kaynakları kesilecek ve bölgedeki

sivillere yardımlar artırılacak gibi cümlelerle üzerinde hiç düşünülmeden

onaylanmış olur.

Hâlbuki gerek bölge ülkeleri tek tek gerek bir bütün

olarak bölgemiz olarak kararları bölge insanlarının vermesi, bunun için ABD nin

ya da bir başka ülkenin desteğine ve onayına gerek duymamaları gerekir. Aksi

halde her fırsatta bağımsızlık şarkılar söylemenin fazla bir anlamı kalmaz.

Özellikle bölgemize ve diğer İslam ülkelerine yönelik kararları sadece

Müslümanların verebilmesinin tek yolu vardır o da İslam Birliği. Artık bu

gerçeği herkesin görmesi ve bu yönde gerekli adımların atılması, bu hususta

bedel ödenmesi gerekiyorsa bunun da göze alınması gerekiyor. Eğer son sözü

güçlüler söylemeye devam edecekse bilinmelidir ki İslam ülkelerinin

zenginlikleri sömürülmeye devam edilecek, zenginlikler Müslümanların değil,

bölgemizde son sözü söyleyen güçlülerin ülkeleri ve insanlarını

zenginleştirecektir. Olayların sadece görünen ve gösterilen bölümü ile yetinmediğimiz

takdirde cevap bulmamız gereken pek çok soru karşımıza çıkacaktır. Yeter ki

kafa konforumuzu biraz olsun bozalım ve düşünmeye başlayalım. Teslimiyetten

değil direnmekten zevk almanın tadına varalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?