Reklamı Kapat

Daha mı az sevdiler?

BİR anne, şöyle bir soru soruyor: İyi bir anne olabilmek

için çok kitap okudum. Yabancı yazarlardan çok şey öğrendim. Onların bu konuda

daha fazla kafa yorduklarını düşünüyorum. Ama yine de mükemmel bir anne

olduğumu söyleyemem. Daha çok okumam ve araştırmam gerekiyor, kolay değil insan

yetiştiriyoruz. Bazen bir hata yapıyorum sonra, kendime dönüp neden yaptın diye

soruyorum. Cevap bulamıyorum, internetten bakıyorum, bu konuda uzmanlar ne

söylemiş araştırıyorum ama çözümsüz kaldığım anlar oluyor. Fakat okumamın

katkılarını birçok yerde görebiliyorum. Her anne çok okumalı, çok araştırmalı,

bilmediği yerde susup, bu konuda kim ne demiş ona bakmalı. Yoksa çocuklarımızı nasıl

yetiştirebiliriz... (Zübeyde Ç)

Eğitim seminerlerimden birinde duygularını bu cümlelerle

ifade eden hanım kardeşimiz, bir yandan da soruyor sizce doğru değil mi

diyordu. Anneler ise başlarını sallayarak onu destekliyorlardı.

Günümüzde, istediğiniz kaynaklara, eğitimle ilgili

çalışmalara, sorularınızı yöneltebileceğiniz uzmanlara, yardım alabileceğiniz

kişilere ulaşmanız zor değil. Fakat ben bu anneyi dinlediğimde okuma yazma

bilmeyen lakin çocuklarını şefkatle büyütüp hayata hazırlayan Anadolu kadınlarımızı

düşündüm. Ve dönüp onlar sizlerden daha mı başarısızlardı,  daha mı az sevdiler çocuklarını diye sordum.

Kardeşimiz kendince açıklamalarda bulundu fakat ikna olamadım.

Elbette yazılı kaynaklar, bilginin saklandığı arşivlendiği birer değer. Büyüklerimiz söz uçar yazı

kalır demiş ve bilginin yazıya dökülmesini kuvvetle vurgulamışlar. Fakat

anneliğin icraatı konusunda bunun tek ve yegâne unsur olduğunu söylemek mümkün

değil. Zira bir anne çocuğunu doğurduğunda, Rabbim fıtri olarak bu çocuğa

yetecek miktarda sevgi, şefkat ve eğitim donanımı ona bahşediyor. Anne bu

donanımı doğal haliyle kullandığında kitaplara ulaşma fırsatı bulamasa dahi

çocuğunu sağlıklı şekilde büyütebilir. Anadolu kadını bunu yapmıştır ve hâlâ

yapmaktadır.

Şehirli anneler çok kitap okuyorlar, internet kullanıyor,

bilimsel çalışmaları birebir takip ediyorlar. Çocuğun ruhsal gelişimini aşama

aşama izliyor, küçük bir sorun olduğunda psikologa koşuyorlar. Şehirli anne her

şeyin en iyisini yapmaya gayret ediyor. Fakat işini çocuğunun önüne geçirip onu

sevgisinden mahrum bırakarak bütün yaptıklarını gölgede bırakıyor. Annelik

sadece kitaplardan öğrenilmez. Aksine her kadın fıtri olarak Allah ın kendisine

bahşettiğini de harekete geçirmeli ve aktive etmelidir. Aksi takdirde bildiği

şeyler tek başına çocuğun ihtiyaçlarını karşılamayacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?