Reklamı Kapat

KKTC?nin Bıktıran Bürokrasisi (4)

KKTC deki bürokrasinin hantallığı ve memurların vatandaşa

karşı saygısızca ve işini bilmez davranışı gerçekten artık kabul edilebilir

düzeyde değil, affedilebilir ve umursanmayabilir düzeyde de değil. Memurların

artık düzenli olarak hizmet içi eğitime alınması ve hem işini en iyi şekilde

nasıl yapacağının öğretilmesi hem de vatandaşa nasıl davranılması gerektiği

konusunda eğitilmesi kaçınılmaz olmuştur.

Konu ile ilgili son üç yazıma aldığım Yorum ların sayısı

50 den fazla. Her birinin içinde acı bir deneyim, büyük bir şikâyet var. Her

birinin ayrı ayrı okunması ve ders alınması gerekiyor. Özellikle de icranın

başında olan Başbakan, Bakanlar, Müsteşarlar ve Müdürler ellerindeki işlere

ayırdıkları vakit kadar, memurların vatandaşlara olan davranışlarının düzeltilmesine

ve bürokrasinin azaltılmasına da vakit ayırmalı ve uygulanabilir çözümler

üretmelidirler.

Aşağıda, yorumu gönderen kişinin adını ve çalıştığı yeri

gizlediğim, ilgili memurların iş bilmezliği, ilgisizliği ile ihmalkarlıklarının

yer aldığı basit ve üzücü ama bürokrasideki bozulmanın ne kadar büyük bir

düzeyde olduğunu gözler önüne seren bir örnek yer almakta.

Ata bey KKTC ile ilgili yazınızı okudum.çok güzel analiz

etmişsiniz. Ben KKTC de .... görevlisiyim. Vergi dairesine stopaj vergisi için

gittiğimde kira kontratının bir fotokopisinin olması gerektiğini ancak fotokopi

makinelerin olmadığını dışarıdan bir yerden çekip gelmemi söylediler. Memur

klimanın altında oturuyor. 40 derece sıcakta Lefke sokaklarında fotokopi

makinesi aradım. Kira sözleşmesine fotokopiyi çektim ancak .... de kimlik

kartımın fotokopisinin de olması gerektiğini söylediler tekrar fotokopi için

göndermek isteyince o zaman çılgına döndüm. Buranın sorunları anlatmakla bitmez

efendim.

Kendisinin yapması gerekenleri vatandaşa yaptıran tembel,

verimsiz ve umursuz bir memurun, vatandaşımıza neler çektirdiğinin çirkin bir

örneği. İstenen evrakları tek tek söylemesi ise iş bilmezliği ile

sorumsuzluğunu ortaya koymakta. Zaten ikamet izni talep eden çalışandan kira

kontratının istenmesi kendi başına büyük bir yanlışlık. Maliye Bakanlığı kaçak

verginin peşine düşmek istiyorsa, kendi memuru ile bunu yapmalı. Memuru

klimanın altında oturup, vatandaşı sokaklarda koşturtacağına, memurunun

sokaklara çıkıp her evin envanterini tek tek kendisinin yapması

gerekmektedir... 

Fransa da neredeyse bir buçuk asır önce kurulmuş olan

Bürokrasi Mektebi benzeri bir kurumun bizde de acil olarak kurulması

gerekmektedir. Önce devletin mevcut personeli bu okulda eğitilmeli, başarılı

olamayanların da işine son verilmelidir. Mevcut memurlar eğitildikten sonra

devlete alınacak veya da istihdam edilecek yeni personelin Kamu Hizmeti

Sınavı na girebilmesi için önce bu okuldan mezuniyeti talep edilmelidir.    

Artık işini tam yapmayan, işine geç giden, erken işten

ayrılan, hastalık ve mazeret izinlerini suiistimal edip yılda neredeyse 100 gün

ödenekli tatil yapan memura hem ağır ceza verilmeli, hem de artık bu mazeret,

hastalık ve yıllık izinlerin toplamını yıllık 30 güne indirmek gerekmektedir. 

Vatandaşımız niçin bu denli az çalışan, bir yıl içinde

hafta sonları ve resmi tatillerin toplamı olan 115 güne ilaveten mazeret,

hastalık ve yıllık izin adı altında ortalama 100 gün daha tatil yapan bir

kitleyi sırtında taşıdığını, aylık maaşını, sağlık ve emeklilik primi ile

emekli ikramiyesi primini ödediğini gerçekten merak etmekte ve bu düzene isyan

etmektedir.... (Devam edecek)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Ata Atun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?