Reklamı Kapat

Bu tablo kimin eseri?

Siyah akar Zonguldak ın deresi / Yüz karası değil kömür

karası / Böyle kazanılır ekmek parası Orhan Veli böyle diyor bir şiirinde.

Maden işçisi olmak, madende çalışmak, ciğerlerinizin en ücra köşelerine kadar

işleyen kömür tozunun vücudunuzda yaptığı harabiyeti kabullenerek ekmek parası

kazanmayı kabullenmek kelimelerle ifade edilemeyecek bir mecburiyetin

göstergesidir. Bendeniz Zonguldaklı sayılırım Rahmetli babam da Türkiye Taş Kömürleri

Kurumu nda çalışmıştı Ocakların tahkimatı için direk sevkiyatı yapılan limanda

görevliydi. Yüzü gözü kömür karası içinde evimize gelmemişti. Ama şehir

merkezine yakın kömür ocaklarında kuyu başlarından çıkan işçilerin nasıl bir

ruh haleti içinde yeryüzüne ulaştıklarına şahit olurduk. 1992 yılında

Türkiye nin en büyük maden ocağı facialarından birisi yaşanmıştı ve Kozlu

Ocağı nda 263 maden işçisi grizuda ölmüştü. Maden işçilerinin çalışma

şartlarıyla ilgili olarak dönemin hükümeti de türlü iyileştirmeler yapılacağına

dair nutuklar atmıştı. Aradan yıllar geçti, değişen hiçbir şey olmadı

Geçtiğimiz aylarda Soma da meydana gelen ve 301 maden işçisinin öldüğü faciadan

sonra, apar topar Maden Ocaklarının Çalışma Şartlarıyla ilgili düzenlemeler

yapıldı. Torba yasayla birlikte düzenlemeler yürürlüğe girdi Girdi, girmesine

ama bu sefer de maden işletmecileri, kendilerini kıskaca alan, üretim gücünü

kısıtlayan, yaşamalarına imkân vermeyen bu yasadan sonra, bir çok bölgede

işletmeleri birer birer kapatmaya başladı. Dolayısıyla yüzlerce madenci de

işsizliğe mahkûm oldu. Ekmek parası ile maden ocağı ikilemi arasında canını

ortaya koyarak maden galerilerinde kömür kazan işçilerin işlerine son verilmesi

başka bir mağduriyet tablosunun ortaya çıkmasına yol açtı.

Şimdi sormamız gerekiyor: Maden ocaklarının işletilmesi

ve güvenlik problemleriyle ilgili bu kanunları yapanlar neye dayanarak böyle

bir düzenlemeyi gerçekleştiriyorlar Bu düzenlemeler sadece işçilerin çalışma

şartları göz önüne alınarak mı yapılıyor Maden ocağı sahiplerinin de ocakları

rantabl işletmesi, kârlılık meselelerinin gözetilmesi, ayakta kalabilmesiyle

ilgili görüşmeler yapılmıyor mu

Bir yandan düzelteceğim diye öbür yandan işleri

bozuyorsunuz

Üretim, istihdam diyorsunuz, işsizliği önlemek yönünde

iddialı nutuklar atıyorsunuz, ama hazırladığınız kanunların sonunun nereye

varacağı noktasında bile bir gramlık öngörünüz yok.

Yeri gelmişken, geçtiğimiz günlerde açıklanan büyüme

rakamlarına da dikkat çekmek istiyorum. Büyüme rakamları geçtiğimiz dönemlerdeki

zorlama ihracat rakamlarının gerilemesiyle ve işsizlik tablosunun

ağırlaşmasıyla artık gerisin geriye dönmeye başladı. Bu tablonun oluşmasında

KOBİ lerin üretim kapasitelerinin de yavaşlaması büyük rol oynadı. Türkiye

KOBİ ler ülkesi Ama KOBİ lerin önünü açacak, üretim, pazarlama ve istihdam

potansiyellerini yükseltecek bir altyapı çalışması şimdiye kadar yapılmadı.

Çıkan tüm kanunlar da küçük ve orta boy işletmelerin ayağına pranga vuracak

mantaliteyle hazırlandı. Vergiler yüksek, SSK primleri yüksek

Şimdi de gördüğünüz gibi, bir torba yasayla memleketin

her köşesindeki maden işletmelerinin kapısına kilit vurulacak bir düzenleme

Her şeyi değiştirdik. Ortalığı güllük gülistanlık yaptık teraneleriyle

bizlere yutturuluyor.

Yüzlerce müşavir var Yüzlerce müsteşar var Yüzlerce iş

güvenliği uzmanı var Yüzlerce hukukçu var Bunların ortaya koyduğu taslakları

inceleyen yüksek bürokrasi var Son aşamada meclisteki ilgili komisyonlar var

Var oğlu var

Ve ortaya çıkan tabloya bakın! Ekmek için canını hiçe

sayanlar, şimdi tamamen aç kaldılar!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?