Reklamı Kapat

Zilkade'nin yolunu gözlediği Zilhicce?

Eskilerin o bildik kaygılarını yeniler çoktan unuttu.

Zilkade nin son günlerine doğru bir telaş başlardı.

Yine de mahalle ruhunu koruyan yerlerde, Zilkade nin son

günlerindeki hareketliliği gözlemlemekteyim.

Balkonlardan yeni yıkanmış halılar sarkıtılmış.

Badana boyalarda ufak rötuşlar.

Tamir edilecek eşyalar.

Yeni alınacak gereçler.

Gelen, yolu gözlenen, Zilkade nin dişini tırnağına

takarak koşturduğu misafir ağırdır.

Beklenen Zilhicce dir.

Avamın ve havassın varlığından haberdar olduğu hazine,

Zilhicce.

Ne yazık ki avamın son anına değin bu hazineyi işlerle,

koşturmacalarla, projelerle, temizliklerle heba edip har vurup harman savurduğu

da bir vakıa.

Kutlu Kur an ın Fecr Suresi nde:

Ve on geceye yemin olsun

Leyali-i aşere.

İçinde Hac ve Kurban eyleminin olduğu on gün.

Hz. Musa, onca dua ettiğini ama bu duaları kabul

etmediğini biraz da nazlanarak Rahman a iletir.

Sevgiliden cevap gecikmez.

Zilhicce ayının ilk on gününe işaret edilir.

Aslında Rahman ın dostlarının bu on günle o kadar yakın

ilişkileri var ki.

Aşkı peşi sıra sürüklenen Âdem, Rahman ın kendisini nicedir

affetmesini beklemektedir, gözyaşları sel olmuş, saçı sakalı birbirine

karışmış, hicranından çöllere düşmüş, mecnundur.

Zilhicce nin ilk günü af müjdesini alarak, kendisini

bitiren hüzünlerden sıyrılıp yeniden doğmuştur.

Bir başka dost, Yunus Peygamber; balığın karnında,

karanlıklar içerisinde nicedir dualarının kabulünü beklemektedir.

İkinci günün müjdesi kendisine verilmiş, balığın

karnından çıkmıştır.

Zekeriya Aleyhisselama üçüncü gün düşmüştür, duasının

kabulü için.

Kıymetli dost İsa Peygamber, Zilhicce nin dördüncü günü

doğarak muştular saçmıştır yeryüzüne.

Beşinci gün bir diğer değerli inci, Hz. Musa nın doğum

günüdür.

Altıncı gün Hz. Muhammed e kapılar açılmıştır.

Yedinci gün, gökler katından bir jest: Cehennem kapıları

kapanır, on günü geçene kadar açılmaz.

Cehennem tatili.

Zebanilerin çirkin suratlarının ortalıktan çekildiği

mutlu günler.

Sekizinci gün, rüyasında gördüğü büyük sınavı için,

İbrahim in düşünme, taşınma, karar verme günüdür.

Dokuzuncu gün.

Büyük gün.

Arife.

İbrahim in oğlu İsmail i Rahman a kurban olarak kesmesi

gerektiğini anladığı gün.

Oğlunu kurban etmek üzere iken, göklerden koçun

yollandığı gün.

Onuncu gün zaten bayram.

Bir dinginlik süreci.

Asıl yoğunluk o dokuz günde, onuncu gün bir nokta gibi,

hayır ve bereket biriktirmeler için ille de o ilk dokuz gün.

Vurgu, önemli: İlk dokuz gün oruç tutmalı, çok sadaka

vermeli, çok dua ve istiğfar etmelidir.

Çok sadaka denmiş ama insanlar bunu bugün bayram

alışverişi olarak anlamakta çoluk çocuğunu giydirmekle vazifesini tamamladığını

sanmakta.

İslam coğrafyası perişan, ümmet yaralı, bu son

Zilhicce si olabilir her birimizin deyip sadakaların yoğunlaşması gerekmekte

oysa.

Tevbe fırsatı Zilhicce.

Günahların dikenli tellerinden sıyrılıp özgürlük

ülkesinin güllerle bezeli sınırına geçiş.

Tesbihler, tahmidler, tehliller, tekbirlerin bir şiir

gibi bahçelerden sokaklara taşması.

Ama hanımların anladığı sadece hazırlık; temizlik, yeni

giysiler, baklavaların açılması, bayram yemeklerinin yarışa sunulmasıdır.

Hele de Arife den bir gün önceki Tevriye günü.

Adeta bir zirve mevsim tevriye.

Arife, okyanusların çölü aşıp müminlerin ayağına

serilmesi.

Arife, Arafat ta iki sevgilinin Âdem ile Havva nın

buluşması.

Bayramsa zaten bayram, adı üstünde.

İş, bayrama götüren o ilk on gün.

Büyük doktora sınavına çalışıldığı, esrik saatlerin

tahmidlerle nakışlandığı, sırlarla dolu manzaraların tehlillerle desenlendiği,

ormandaki bülbüllerden tesbihlerin dinlendiği, çöldeki kumların tekbirlerinin

işitildiği.

O masallar kadar büyüleyici dekoru Arife nin.

Hele ki vakfe gibi insanın miracını alıp arşa da

götürüyorsa.

Bayram çok önce haberiniz ola.

İlk on günde.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?