Reklamı Kapat

Kösler Çalsın

ALLAH ın selamı, rahmeti, bereketi, koruması üzerimize

olsun Söze başlamadan önce Müslümanların büyüklerinin ve küçüklerinin

ellerinden öperim

Büyük âhir zaman hadiselerinin arefesindeyiz   Gaflet karanlıklarında kalmış olan

kardeşlerimizi uyarmalıyız.

Yapılacak ilk iş itikadını (inançlarını) tashih etmektir.

İkinci iş, beş vakit namazı dosdoğru kılmaktır.

Namaz ihlasla, sırf Allah rızası için kılınmaz, içine

riya karıştırılırsa kabul edilmez.

Diğer ibadetler de böyledir.

Hayır hasenat, cihad, ilim öğrenip öğretmek, halkı

uyarmak hep ihlasla olmalıdır.

Dini ticarete, benliğe, siyasî veya şahsî menfaat ve

prestije alet edenler ihlaslı değildir.

Bütün Müslümanlar yangın, zelzele, savaş, âfet, salgın

hastalık, açlık kıtlık zamanlarında yapılacakları bildiren talimatları nasıl

öğrenmekle yükümlü iseler;  âhir zaman

fitneleri gelip çatınca yapılması gereken vazifeleri de iyice öğrenmelidir.

Ey haram yiyenler, uyanın uyanın!

Ey namazları yitirip şehvetlerine uyanlar, uyanın!

Ey riba alanlar ve verenler, uyanın!

Ey bir tek Ümmet haline gelemeyen

Müslümanlar!

Ey boyunlarında biat ve itaat bağı olmayanlar!

Ey cahiller, ey gafiller, ey fâsık-ı mütecahirler!

Ey birbirlerini sevmeyen, desteklemeyen mü minler!

Ey emr-i mâruf ve nehy-i münker farzını tâtil edenler!

Ey İslam, Kur an, Peygamber ahlakını ayaklar altına

alanlar!

Modern Hülagû çerilerinin ayak seslerini duymuyor

musunuz

Onlar sizi yok etmek için geliyorlar

Terör merör bahanedir, onlar İslam ı ve Müslümanları

istemiyor.

Müslümanlar!.. İş işten geçmeden uyanınız. Kur an ın,

Sünnetin, Şeriatin, İslam ahlakının gölgesi altına giriniz.

Siyasî holiganlıklar bitsin artık   Cahillikler gitsin, ilim ve uyanıklık gelsin

Tefrika ve çekişme gitsin, ittihad ve vifak gelsin   Husumetlerin yerini muhabbet alsın Nifak gitsin,

ihlas ve samimiyet gelsin   Lüks, israf,

gösteriş gitsin; tevazu, kanaat, alçak gönüllülük gelsin

Zina ve riba Haram yeme  Namazın terki Paraya ve mala tapınış Bunlar felaket, azab, zillet

getirir.

Azgın, beyinsiz, sapıtmış, şaşkın, facir, fasık

toplumların üzerine gökten taş yağar, ateş yağar.

Altın ve gümüşü, doları euroyu lirayı  Allahtan, Resulünden (Salat ve selam olsun

ona), Allah yolunda cihattan, ibadetten, faydalı ilim öğrenmekten ve

öğretmekten daha fazla sevenler, titreyin titreyin titreyin!..

Ey dünyanın fâni oyuncaklarına mübtela olanlar!.. Ey âhireti unutanlar!.. Ey hesap

kitaptan mizandan Sırattan  Cehennemden

korkmayanlar!..  Bilmem ki ne zaman

uyanacaksınız

Kösler çalınsın Münadiler nida etsin Ayakta uyuyanlar

uyarılsın

Başımıza taş ve ateş yağmadan

Uyananlara müjdeler olsun

Uyanmamakta direnenlere eyvah ki eyvah

(İkinci Yazı)

Çok Önemli ve Hayatî Konular

EĞİTİM: Eğitimin düzgün olması için dört temel şart

vardır. *Birincisi: Eğitim sistemi doğru, dürüst, düzgün olacak; millî kimlik

ve kültüre hizmet edecek; hem bilgi verecek, hem de ahlak ve karakter

terbiyesi. *İkinci olarak da estetik, sanat, güzellik kültürü ve boyutu

kazandıracak. *Üçüncüsü: Öğretmenler çok kaliteli olacak. Ülkenin en zeki,

ehliyetli, kabiliyetli, liyakatli, idealist, vatansever çocukları öğretmen yetiştirilecek.  Tıp, mühendislik, hukuk, elektronikten önce

öğretmenlik tercih edilecek. *Dördüncüsü: Ders kitapları, Almanya nın,

Fransa nın ve diğer medenî ülkelerininkilerden üstün olacak Çocuklarına ve

gençlerine 1928 den önce basılmış Türkçe kitapları, yine 1928 den önce vefat

etmiş atalarının mezar kitabelerini okutamayan bugünkü Kemalist eğitim zavallı

ve zararlı bir eğitimdir. Bu eğitim sistemi ile Türkiye intihar etmektedir.

HUKUK ve ADALET: Âdil olmak şartıyla yeterli şekilde

cezalandır(a)mayan bir hukuk sistemi, ülkesini yıkılmaya, çöküşe, kaos ve

anarşiye mahkum eder.  Dünyanın en büyük

mahkeme binalarına, en büyük hapishanelerine sahip olan, halkının yarısı

birbiriyle kavgalı bulunan, suçların patlamış olduğu, hapishanelerde yatacak

yer kalmadığı bir ülke hukuk ve adalet bakımından hasta demektir. Bugünkü

Medenî Kanun ile Ceza Kanunu Türkiye nin temellerini dinamitlemektedir.

İÇ BARIŞ ve TOPLUMSAL MUTABAKAT: Bu iki değerin

yürürlükte olmadığı bir ülke hastadır, çok hastadır. Türkiye miz bir

çeşitlilikler ülkesidir. Bu çeşitliliklerin yüzde 95 i birbiriyle barışık ve

uyumlu olmalıdır. Ülkemizde 78 etnik kökene mensup bir çeşitlilik olduğu

söyleniyor. Bunlar bir kültür zenginliği oluşturmalı, lakin asla tefrikaya,

husumete, rekabete ve çekişmeye yol açmamalıdır.  İslam kardeşliği bağı birliğin, ittihadın,

tesanüdün, vifakın ana unsuru olmalı; gayr-i müslim azınlıklara da en geniş

din, vicdan, düşünce hürriyeti sağlanmalıdır.

LİSAN ve EDEBİYAT: Bir ülkenin, bir toplumun, bir

devletin vasıflı ve güçlü olabilmesi için günlük konuşma dilinin yanında, çok

zengin yazılı ve edebî lisana sahip olması gerekir.  Liselerinde edebî lisan okutamayan bir eğitim

sistemi kısır bir döngüdür.  İngiltere

liseleri Shakespeare yi, Alman liseleri Goethe yi, İspanyol liseleri

Cervantes i öğrencilerine okutup anlatamazlarsa o kurumlara okul denilebilir

mi   Türkiye nin bütün lise mezunları

edebî, yazılı, zengin Türkçeyi bilmeli ve kullanmalıdır. Türkiye zengin yazılı

edebî Türkçeye sahip olmazsa, lise mezunlarına Fuzulî Türkçesini öğretemezse ayakta

duramaz.

KADINLAR: Nüfusun yarısı kadınlardan oluşuyor. Kadınları

kızları seks ve şehvet köleliğinden kurtarmak gerekir. Eskiden Batı da da vardı

ama onlar büyük ölçüde kaldırdılar; bizim iffet ve namus değerlerimizi

korumamız gerekir. Türkiye kültür bakımından Müslüman bir ülkedir, iffet

giderse ayakta duramaz. Çok açık yazıyorum: Ülkemizde bugünkü müstehcen,

azdırıcı, yıkıcı, ahlaksız, terbiyesiz yayınlar böyle devam ederse pek yakında

korkunç bir çöküş olacaktır. Bunun baş sorumlusu da, ellerinde imkan ve

hürriyet olduğu halde münker işleri engellemeye çalışmayan Müslümanlar

olacaktır. İslamî kesimin bir kısmını da uyarıyorum:  Şeytanî tesettür gerçek tesettür değildir.

Kur an ın, Sünnetin, Şeriatın istediği tesettüre girilmedikçe bu farz yerine

getirilmiş olmaz.  Bugün öyle başı

örtülüler var ki, başı açıklardan daha fazla erkeklerin şehevî bakışlarını

üzerlerine çekmektedir. Okullardaki karma eğitime en kısa zamanda son

verilmelidir. İslam, Kur an, Sünnet ve Şeriat büluğ yaşını geçmiş kız ve erkek

çocukların karışık okumalarına izin vermiyor.

(Bu konuda daha yazacak çok madde ve konu var. Bugün bu

kadarı yeter ) 

21.09.2014

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmed Şevket Eygi



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?