Reklamı Kapat

S a ğ l ı ğ ı m ı z v e i s l a m

Dinimiz İslam sağlığımızın da garantörüdür.

Son bir yıl içinde öyle haberler ve bilimsel yazılar

okudum ki -Sağlığımız ve İslam- konusundaki yazılarıma son verdiğim halde

yeniden yazmak zorunda kaldım. Bu haber veya bilimsel yazılar bazen herkese,

bazen da İslami konuları iyi bilenlere İslami kural ve öğretileri

çağrıştırmaktadır.

İşte o haberlerden biri: Mısır ın başkenti Kahire de

bulunan Ulusal Işın Teknolojisi Merkezi nde yapılan bilimsel araştırma Allah a

secde etmenin insanı kanserden koruduğunu ortaya çıkardı. Araştırmada secdenin

hamile kadınlar için oldukça yararlı olduğu ve ceninin şekil bozukluğunu

engellediğini, bunun yanında birçok bedensel ve psikolojik hastalıklara iyi

geldiği tespit edildi. Işın Teknolojisi Merkezi Bölüm Başkanı Biyoloji

Profesörü Muhammed Zıyaeddin Hamid, Bu çağda insanların her yönden

elektromanyetik dalgalara maruz kaldığını ve bu nedenle daha fazla ışın

aldığını belirterek vücutta biriken bu yükün mutlaka dışarı atılması

gerektiğini bildirdi. Bilimsel araştırmaların insan boyunun küçüldükçe

elektromanyetik dalgalara uğrama oranının daha azaldığını gösterdiğini

söyledi (02 9 2009 Vkt).

Bu açıklamalar doğrudan doğruya İslam ın en önemli

ibadeti namazın bir rüknü olan secdenin sağlık için büyük bir koruma olduğunu,

namazın devrimizde daha da önem kazandığını gösteriyor.

Başka bir haberde ise: Çocuklarınızı karanlıkta uyutun;

kanser olma riskini (tehlikesini) azaltın. Işık beyindeki -Melatonin- salgı

bezinin çalışmasını engelliyor. Melatonin ise kansere karşı koruyucumuzdur.

Onun için karanlıkta uyumalısınız. Melatonin denilen hormonun görevi bedenin

biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamaktır. Hormon diğer antioksidan

(paslanmayı önleyen) tesirlerini de güçlendiriyor, kanserli hücrelere karşı

koruma sağlıyor. Melatonin in güçlü olarak salgılanmasının kansere karşı

koruyucu olması özellikle görme özürlülerinde kansere yakalanma oranının sıfıra

yakın olmasıyla dikkati çekiyor. Ayrıca yaşlanmayı geciktirici etkisinden

dolayı da üzerinde önemle durulan bir hormon. İşin can alıcı noktasından birisi

hormonun çocuklar üzerindeki tesiridir. Avrupa da lösemili ve kanserli çocuk

sayısının artmasından sonra yapılan araştırmalar sonucunda ailelerden

çocuklarını kesinlikle karanlık bir ortamda yatırmaları isteniyor. Melatonin

hormonu ışığa duyarlıdır. Deneylerde uyuyan kişinin hormon salgısı izlenirken

ışık açıldığında hormonun azaldığı, karanlıkta yoğun olarak salgılandığı tespit

edilmiştir deniyor ve:  Ayrıca geceleri

televizyon, bilgisayar, cep telefonu vb. elektronik aygıtların olmadığı, ya da

prize takılı bulunmadığı bir ortamda uyumaya çalışın. Prize takılı olan

aygıtlar siz uyurken enerjinizden çalar ve zinde kamlınızı zorlaştırır.

Dolayısıyla da 2 saatte alacağınız uykuyu 4 saatte alırsınız (3 Ekimm 20009

Vkt.) açıklamaları yer alıyor.

İşte burada İslami bilgilerimiz devreye girer. Kur an-ı

Kerim Nebe (amme) Suresi 9, Furkan Suresi 47. ayet-i kerimeleri uykunun

bedendeki dış hareketlerin tamamen kesilmesi, düşünce faaliyetlerinin

istirahata çekilmesi -SÜBAT- şeklinde ifade edilirken gecenin de uykuda olanlar

için bir elbise olarak bildirilmesi uykudaki insanların gece (karanlık)

elbisesine muhtaç oldukları hususunda önemli bir uyarıdır. Böylece elbisesiz

olan insan vücudu fazla güneş ve soğuktan zarar gördüğü gibi uykudaki bir

insanın vücudunun da ışıktan zarar göreceği uyarısı yapılmaktadır.

Ayrıca Tekvir Suresi 18. ayette teneffüs eden (oksijenle

dolan) sabaha, Fecir Suresi 1. ayette mutlak olarak yine sabaha, Müddessir

Suresi 34. ayette aydınlanan sabaha, İsra Suresi 78. ayette sabah namazına

yemin edilerek bir taraftan sabahın temiz havasını almamıza, öbür taraftan

sabah namazına dikkatimiz çekilirken uyku elbisesi olan karanlığın çekilmesi

üzerine ışığın etkisinin başladığı bir saatte uyanıklık elbisesini giymemize

dikkat çekilmektedir.

Elektromanyetik dalgalar uykuda olan bedene daha çok etki

yapacağı gibi normal ışık dalgaları da uykuda gevşemiş vücudu etkileyeceği

açıktır. Demek oluyor ki İslam ın kutsal kitabı Kur an-ı Kerim indiği asırda

keşfedilmemiş biyolojik olaylara girmeden ibadetleri emrederken tüm o

detayların önlemlerini alacak şekilde öğretiler getirmiştir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Hamdi Güner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?