Reklamı Kapat

Örtülü Savaşlar ve İstihbarat Örgütleri

IŞİD in elindeki 49 rehine, 101. gününde artık özgür. 101 gün sonra, hiçbirinin burnunun dahi kanamadan kurtarılması, İngiliz ve ABD istihbarat servis...

IŞİD in elindeki 49 rehine, 101. gününde artık özgür. 101

gün sonra, hiçbirinin burnunun dahi kanamadan kurtarılması, İngiliz ve ABD

istihbarat servislerinin kendi vatandaşlarını kurtarmaya yönelik başarısız

operasyonları sonrası, açıkçası takdire şayan bir başarı.

Fakat ülkemizde, geldiğimiz aşama itibarıyla tüm

tartışmaların içe dönük hâl almaya başlaması, artık bu tür başarıların bile

sorgulanmaya başladığı garip bir duruma işaret etmektedir ki, açıkçası bu çok

da sağlıklı bir yaklaşım ya da ruh hali olmasa gerek.

Örneğin, ABD nin İran karşısında bir anlamda diz çöktüğü,

kurtarma operasyonunda helikopterlerinin çölde düştüğü bu 444 günlük rehine

krizini görmeyenlerin, niçin 101 gün sürdü sorusunu sormaları açıkçası

anlaşılır gibi değil.

Bu sonuca giden yolun adına ister mutabakat - temas ,

isterse de operasyon denilsin, sonuçta Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve

onunla birlikte koordineli çalışan tüm kurumların (başta Dışişleri Bakanlığı ve

Emniyet Genel Müdürlüğü olmak üzere) ve ilgili kişilerin bir başarısı söz

konusu; eğer temel kriterimiz halen sonuç almak üzerine ise...

Dolayısıyla, operasyonun sonucundan ziyade, şekil

şartlarını konuşmak ve bunun üzerine kafa yormak, en hafif ifadeyle bir

başarıyı saptırma girişiminden öte bir anlam taşımayacaktır. Bir diğer ifadeyle

de, fırtınalı denizleri geçerken, teferruat deresi nde boğulmak ile eşdeğer

olacaktır.

***

Evet, sonuçta yapılan bir operasyon dur. Bu operasyonun

illaki Rambo filmlerinde ya da Kurtlar Vadisi dizisindeki gibi Polat Alemdar

tiplemeleriyle vurdulu-kırdılı-kanlı bir şekilde yapılmasına da gerek yoktur.

Çünkü özellikle de içinde bulunduğumuz mevcut şartlar ve

coğrafya, ucuz kahramanlıklara hiç bir zaman için müsaade etmediğinin ve bundan

sonra da etmeyeceğinin birçok örneğiyle doludur.

ABD nin Irak üzerinden bölgeyi işgal girişimi ve buna

verilen örtülü cevap, bunun en temel göstergesidir. ABD bölgede, bölge

istihbarat örgütlerine yenilmiş ve bundan dolayı da strateji değişikliğine

gitmek zorunda kalmıştır.

Pakistan-Afganistan hattında yaşananlar da bundan farklı

değildir. Orta Asya-Güney Asya yı birbirine bağlayan ve bu stratejik öneminden

dolayı Asya nın Kokpiti olarak da adlandırılan bu hat, istihbarat

örgütlerinin cirit attığı ve birbirlerine operasyonlar çektiği kilit bir bölgedir.

Dolayısıyla, ABD nin son iki işgal girişimi; artık

savaşların ordular üzerinden değil, istihbarat örgütleri üzerinden

gerçekleştirildiğinin ve örtülü savaşlar ın, klasik savaşlar dan daha etkin

sonuçlar verdiğinin en somut örneklerini ihtiva etmektedir.

***

Günümüz dünyasında başarılı istihbarat operasyonları; en

az maliyetle, maksimum sonuç alma üzerine kurulu bir ince zekâ, stratejik

düşünce ve eylemi gerektirmektedir. Bu alanda olabileceği gibi, masa başında da

gerçekleştirebilmektedir.

Bu faaliyetlerin bir kısmı karşı sahada kılcal damarları

da hedef alacak şekilde gerçekleştirilirken; önemli bir kısmı da bu

faaliyetleri engelleme, etkisiz hale getirme, kısacası karşı koyma şeklinde

tezahür etmektedir. Aktif ya da pasif konumda olsun, her devlet bu iki

faaliyeti de birlikte yürütmek zorundadır.

Diğer taraftan, pasif durumda olan, bir diğer tabirle

mücadeleyi/savaşı kendi yakın çevresinde ya da sınırları içerisinde kabul eden

devletler açısından bu durum daha da zorlaşmaktadır. Dolayısıyla, tehditlerin

daha oluşum halindeyken bertaraf edilmesi ve bu bağlamda güvenliğin ağırlıklı

olarak sınır dışında sağlanması gereken yeni bir dönem ile karşı karşıya

bulunmaktayız.

Burada, terör ve terör örgütleri , istihbarat

örgütlerinin başvurduğu en temel yöntem ve araçlar olarak karşımıza

çıkmaktadır ki; Yeni Ortadoğu , Mısır daki askeri darbe sonrası hız kazanan

radikal örgütler üzerinden, radikal yöntemlerle inşa edilmeye çalışılmaktadır.

IŞİD, bunun bir sonucudur.

Evet, sonuç olarak ifade etmek gerekirse, Yeni Dünya

Düzeni bu sefer istihbarat örgütleri üzerinden örtülü savaşlar ile inşa

edilmeye çalışılmaktadır. Devletlerin bekası, sahip oldukları stratejik

kapasite ile doğrudan doğruya ilişkili bir hale gelmiştir. Güçlü Ordu-Güçlü

Devlet sloganının yerini, Güçlü İstihbarat-Güçlü Devlet almaya başlamıştır.

Türkiye nin de, bu yeni oyunu görmemesi ve tedbir

almaması elbette mümkün değildir. Dolayısıyla, bir sonraki yazımızda Yeni

Türkiye süreci ve Yeni Mit i ya da Yıldız İstihbarat ın ruhunun dönüşünü ele

almaya çalışacağız...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. M. Seyfettin Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?