Reklamı Kapat

Ben anlayamıyorum!

TRABZONSPOR, Kasımpaşa’ya takıldı. Ev sahibi maçı kazanamadığı zaman böyle denir. Daha doğrusu kendi evinde berabere kalan takımlar için kullanılır bu kelime... Peki, başlıktaki anlayamadım ne demek diye soracak olursanız, onu da açalım...

Vahid hoca, Cardozo’yu yerine koymuş. Tamam... Eski futbolcu yeni yorumcu Hamdi kardeşimizin futbolcu olarak yere göğe sığdıramadığı Sefa da yerinde... Soner sahada... Yusuf da ilk onbirde... Kaleci Onur yerinde, geri dörtlü aynı kurum... Şimdi işleyişe bakalım. Cardozo, Burak’ı kıskandıracak bir ofsayt rekoru peşine takılmış gidiyor. Belli ki henüz kafa olarak da, adale olarak da hazır değil... Mehmet Ekici gerçekten de çok iyi top alıyor, kazanıyor ve dağıtıyor derken... Bir Cardozo indirmesi sonucunda Soner birde oynayıp Yusuf’un koşu yoluna bırakıyor. İsveç milli takımının kalecisi çıkıyor ama Yusuf harika aşırtıyor ve tabela Trabzonspor lehine değişiyor. Sonra mı Ekici alıyor, veriyor, yuvarlıyor ama öndeki üçlü sağır sanki... Derken Kasımpaşa çoktan hak ettiği golü buluyor, üç mislini kaçırıyor, ya da Onur’un klasına, formuna yakalanıyor. Bu arada Vahid amca ne yapıyor Soner’i alıp, sadece zıplayıp hoplayan, karşı takıma yarayan ama kendi takımının bütün bildiklerini dağıtan Salih oyuna alınıyor. Trabzonspor artık karma karışıktır.  Derken Cardozo yerini Waris’e terk ediyor. Geç bile kalınmış bir hamle... Aaa o da ne Ekici alınıp yerine Serdar giriyor... Hani o Serdar neden Sefa’nın yerine oyuna girmez, bu da benim anlayamadıklarım arasındadır. Kasımpaşa dediğim gibi aşırı cömert olmasa, Onur da evde otursa, bu maç berabere de bitmezdi. Bir soru daha Vahid hocaya... Başakşehir maçında Sefa’yı santrfor oynattın da, dün Cardozo’yı aldıktan sonra neden aynı göreve sürmedin Demek ki, yavaş yavaş kimin ne olduğunu anlamaya başladın da, ben henüz oralarda değilim...

Sonra Olimpiyat Stadı’nın fırtınasına ve bataklığına göz çevirdik. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, teknik kapasitesi yüksek ve bu özellikleriyle oynayan oyuncuların hiçbiri o stadın o zemininde verimli olamaz. Neden mi Önce ayağını bataklıktan kurtaracak, sonra dripling atacak, çalım deneyecek ve savaş siperlerinin açıldığı zeminden pas çıkartacak. Yani ne Oğuzhan, ne de Sosa işe yarar... Hâl böyle olunca da üç maç sonra dinlenmeye çekilen Demba Ba da oynamaz, oynayamaz. Gökhan harmanlar durur, Olcay bulursa boş bir top buram buram ofsayt kokan pozisyonda tek vuruşla yapabilirse gol yapar. Atiba ve Veli hem rakipleriyle boğuşmak zorundadırlar, hem de önlerindeki arkadaşlarının zemine takılan özelliklerinin yerine getirilmesine çalışırlar. Arka taraf mı Ne yapsınlar ki Yardımlaşma iyi, yer alma öyle... Sadece yenen golde akla gelmeyenden ceza görürler. Bu arada yardımcı kardeş de, iki Beşiktaşlının maskesine takılıp, Es-Es’in attığı nizami golü atlar. Al takke ver külah derler ya... Beşiktaş’ın Rize maçında verilmeyen penaltıları ile acaba ödeşildi mi Şu Kerim Frei acaba neden takımdan düştü Öyle ya ilk maçlarda takımın en iyilerinden biri idi. Ona bir torpil gerek galiba... Cenk de neden 69. dakikada akla geldi Çünkü bütün spor basının tek kurtarıcı olarak gördüğü siyahi santrfor vardı da yoktu...

Eskişehirspor mu Rakibin orta alanı ile ön blokları arasında kesilen irtibatı bence iyi değerlendirdi. Koşular yapılarak pas engellerinin ortadan kaldırılmasında mahir göründüler.

Şimdi asıl meseleye gelelim. Trabzon Avni Aker bomboş... Olimpiyat’ta parmakla sayabilirsin... Bu ne yahu Futbolsever arkadaşlar; ekranlarımıza düşen İngiltere, Almanya, İspanya ligi maçlarına da mı imrenmiyorsunuz Passolig engel mi Eee olmadık eylemlere başvurmayıp maç seyretseydiniz zamanında... Ama benim bildiğim Trabzonspor ve Beşiktaş seyircisi hiçbir engel tanımadan maça koşar... Bence bu işte bir iş var. Siyasi de olabilir, ticari de... Sorumlular ve ilgililer yoğunlaştıkları başka irdelemelerden bir an sıyrılıp bu işe de kafa yormalılar, mesai vermeliler. Çünkü seyircisiz futbol demek, ülke sporunun lokomotifinin hurdaya çıkması demektir ki, ardından ne gelir, bir bilene sorun bakalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Belgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?