Reklamı Kapat

Mahallenin Rüzgârı

İktidar oyununa dönüşmüş bir demokrasi, sadece sandık

başında kimin kazandığını tayin eden bir oy makinesine indirgenmişse,  mahallenin gücünün yeniden keşfedilme zamanı

gelmiştir. Çünkü her yeni dönem, önce mahallede başlatılmıştır. 1970 lerdeki

CHP nin toplumcu belediyeciliği yerel özerklik iddiasıyla merkezi yönetimin

vesayet yetkisine karşı olarak ortaya çıkmasının, 1990 larda Refah Partisi

çıkışının altında, zihniyet farklılığa kadar yerel karşılığının olması

yatmaktadır. Bu mahalli çıkışlar, vatandaşı sadece seçmen, parti programlarını

ve ideolojileri ise seçmen tercihini etkilemek için bir araç olarak gören

siyaset anlayışını değiştirmiştir. Bugün de seçmen¬ler, her seçimde kendi

politik bloklarına olan sadakatlerinin test edilmesinden yorulmuştur. İnsanların

iktidar oyununun bir parçası yapılmasına engel olunmalıdır. Bu oyunun kurbanı

olmaktan kurtulmak için, yeni bir şeylerden bahsetme kabiliyetimizi

göstermeliyiz. Bunun da yeri mahalledir. Mevcut hükümetin giderek

devletleşmesi, müstakil düşünen herkesi yeniden mahalleye odaklamalıdır. Çünkü

kamuoyundaki söylemlerin altı gerçekten de büyük oranda boştur. Genel algı

açısından iyi olan şeylerin bir vaat olarak tekrarlanmasından ibaret olan

mevcut yönetim anlayışı sorunları çözememektedir. O halde mahallenin gücünün

yeniden keşfedilme zamanı gelmiştir.

Yeni büyükşehir yasasıyla otuz büyükşehirde köyler

mahallelere dönüşmüştür. Hane sayısı dikkate alındığında bu durum,

sandık ların da mahalle olarak kabul edilmesini doğurur. Sandıkların mahalle

olması mahallelerin ilçe statüsüne taşınmasını zorunlu kılar. Büyükşehirlerdeki

mahalle nüfusları, birçok ilçenin nüfusundan fazla olması bunun açık bir

göstergesidir. Bu açıdan siyasi partiler açısından bir mahallenin temsili, bir

temsilci tarafından değil, bir yönetim kurulu tarafından olmalıdır.

Mahalleye bu vizyonu verecek bir ilçe, il gibi; bunu koordine edecek il ise,

genel merkez gibi meseleleri ciddiyetle ele almalıdır. Bu ciddiyet, merkezi

yönetime karşı yerelin, yerel halkın sesini mahalle baskısı ile

duyurulabilir. Nasıl bir şehirde yaşa¬yacaklarını bile seçemeyen insanlara

yeniden iradeleri hatırlatabilir. Bu ülke nereye koşuyor sorusuna cevap

aramayı bırakan siyasilerle, ülke içindeki paradigmanın değiştirilemeyeceği

hatırlatabilir. Kötünün iyisini tercih ederek, sadece reel politik olmaya,

sadece günü kurtarmaya çabalamanın geleceği kaybetmek olduğunu anlatabilir.

Çünkü; kötünün iyisi, kötüye götürüyor ve bu en bariz bir şekilde mahallede

görülüyor. İyi olanın kazanacağı seçimler, önce mahallede herkesin fabrika

ayarlarına geri dönmesiyle başlatılabilir. Ülkemizde siyasete yüklenen yeni

görevleri yerine getirebilecek köklü farklılıklara olan ihtiyaç, önce mahallede

belirlenecektir. Tatlı bir şekilde, şefkatle, bu işi beceremeyenlerin elinden alıp

yönetime el koymanın yolu mahalleden geçiyor. Başarıya ona ulaşmış gibi inanan

bir mahalle başkanı, görevin yapılabilmesi için gerekli bilgileri topladığında,

neleri yapacağını mahalle yönetimiyle yapacağı istişare ile bulduğunda, sandık

başkanlarını tamamlayıp aylık divanını gerçekleştirdiğinde aradığı rüzgârı

arkasında bulacaktır. Pencerelerin perdesini havalandıran, denizleri köpük

köpük dalgalandıran bu rüzgâr, usul usul içeri girdiğinde, milletimizin

dertlerinden kurtulması yakındır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?