Reklamı Kapat

MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI

*  Türkiye bu şeytani koalisyonda yer almamalı; şayet bu tezkere geçerse daha çok analar ağlayacak…

*  Türkiye bu şeytani koalisyonda yer almamalı; şayet bu tezkere geçerse daha çok eve ateş düşecek…

*  Türkiye bu şeytani koalisyonda yer almamalı; şayet bu tezkere geçerse İslam coğrafyası biraz daha parçalanacak…

*  Türkiye bu şeytani koalisyonda yer almamalı; şayet bu tezkere geçerse Türkiye Haçlı İttifakı ile aynı safta yer alacak…

*  Türkiye bu şeytani koalisyonda yer almamalı; şayet bu tezkere geçerse Mehmetçik hiç bilmediği bir ülkeye, savaşın sebebini bile bilmeden ölüme gönderilecek…

*  Türkiye bu şeytani koalisyonda yer almamalı; şayet bu tezkere geçerse Türk ordusuna Amerikan üniforması giydirilecek…

*  Türkiye bu şeytani koalisyonda yer almamalı; Kore Savaşı sırasında, dönemin ABD Savunma Bakanı John Foster Dulles “Müttefik güçler en ucuz askeri Türkiye’den temin ediyor, bir askerin maliyeti 23 cent’e denk geliyor” açıklamasını yapmıştı. Şayet bu tezkere geçerse; bu açıklamanın benzeri tekrar edilecek…

*  Türkiye, geçmişte İslâm’ın merkeziydi. Hilafetin merkezinden küffarın topraklarına sürekli fetihler yapılırdı. Osmanlı’da büyük âlimler vardı, onlar da Müslümanlara önderlik ediyorlardı. Şimdi böyle bir “önderlik” makamı yok. Türkiye bu şeytani koalisyonda yer almamalı; şayet bu tezkere geçerse Türkiye şahsiyetini, duruşunu hepsinden öte onurunu da kaybedecek…

Müdürlük atamalarında partizanca tutum!

Selamün Aleyküm

Ben Ahmet Sönmez.

Adana/Kozan Bucak Mahallesinde Bucak Ortaokulu Müdürü olarak görev yapmaktaydım.

Yönetici atama yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, dört yılını dolduran okul müdürleri değerlendirmeye tabi tutuldu. Değerlendirmeyi en kıdemli ve en kıdemsiz öğretmenler, kurulda seçilmiş iki öğretmen, okul aile birliği başkan ve başkan yardımcısı bir de okul öğrenci meclis başkanı yaptı.

Ayrıca İlçe Milli Eğitim Müdürü, iki şube müdürü değerlendirmede bulundu.

Bu değerlendirme sonunda 75 puan üzeri alan okul müdürlerinin görevi bulunduğu okulda, ya da boş okul müdürlüğünde uzatıldı.

100 puanın 40’ını Öğretmenler, Okul Aile Birliği Başkanı, başkan yardımcısı ve okul meclis başkanı verdi. 60 puanı ise İlçe Milli Eğitim Müdürü ile iki Şube müdürü verdi.

Buraya kadar normal görünen durum uygulamaya gelince tam bir partizanca bir tutum sergilendi. Farklı sendika ve partiden olan müdürlerin görev süresi uzatılmadı. Yasa böyle bir tutum sergilemeye uygun hazırlanmıştı.

Örneğin kendimden örnek vereyim;

30 Mart 2014 yerel seçimlerinde Saadet Partisi’nden aday oldum…

Adaylık sürecinde AKP ile ilgili söylediğim sözlerden dolayı, okuldaki değerlendirilmemde 40 puan almama rağmen ilçeden 15,5 puan verilerek elendim.

“Niçin ” diye İlçe Milli Eğitim Müdürü’ne sorduğumda “Benim suçum yok, seni siyaset eledi. (Eğer Ahmet Sönmez’in görevini uzatırsanız Recep Tayyip Erdoğan’a mektup yazarız) dediler” dedi.

Politik bir kararla gelen İlçe Milli Eğitim Müdürünü etkilemişler.

Ben aynı zamanda adaylık için istifa etmeden önce Eğitim Bir-Sen ilçe temsilcisi olarak da faaliyetimi sürdürüyordum. Bununla birlikte Anadolu Gençlik Dergi temsilcisi olarak da çalışmalar yapıyordum. Vicdanen bizler rahatız. Çünkü fikrimizden dolayı fikir suçlusu olarak ilan edildik bundan dolayı görevimiz uzatılmadı.

Şunu ifade ettim; “Milli Görüş Mahkemede yargılanmış ve hiç bir suç unsuru taşımadığı tescillenmiş bir görüştür.” 

Milli Gazeteyi ben üniversiteye benzetiyorum.

Milli Gazete’yi İlahiyat Fakültesi, İktisat Fakültesi, Siyasal Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Fakültesi olarak değerlendiriyorum, okula varınca ilk işim Milli Gazeteyi okumak.

Siz değerli hocam başta olmak üzere hemen hemen bütün yazarlarımızın köşe yazısını takip etmeye çalışıyorum. Allah sizlerden razı olsun. Hocamın mekânı cennet olsun, “Milli Gazete okumayan yakayı el verir” diye söylerdi. Yakayı ele vermemek için Milli Gazete okumaya devam ediyoruz.

Şimdi, “Biz de Milli Görüşçüyüz” diye palyaçoluk yapanlar yakayı ele verdi.

Kozan’da bu durum gündem oldu. “Saadet Partisinden aday oldun müdürlük elden gitti.” dediler. Bense Saadet Partisinden aday olmakla şeref madalyası aldım diye düşünüyorum.

Selamün Aleyküm.

İski’den açıklama var!

“İSKİ’nin boruları, sarımtırak suları” başlıklı yazım üzerine İSKİ bir açıklama gönderdi. Metindeki düzeltmeleri yaparak –zira çok sayıda tashih vardı- aynen yayınlıyorum;

“MİLLİ GAZETE

SAYIN ADNAN ÖKSÜZ’ÜN DİKKATİNE...

Konu: 29 Eylül 2014 tarihinde gazetenizde yayınlanan “İSKİ’nin boruları, sarımtırak suları!.. başlıklı yazınız.

Söz konusu yazınızda, abonelerine yüksek faturalar gönderen İSKİ, suyun temizliği noktasında aynı hassasiyeti gösteriyor mu diye sorularak,  İstanbul’un göbeğinde suların sarımtırak bir renkte aktığı ifadelerine yer verilmiştir.

Günlük 2 milyon 534 bin 310 m3 içme suyu tüketilen İstanbul’da İçme suyu Arıtma Tesisleri’nin günlük arıtma kapasitesi 4 milyon 395 bin 600 m3’tür. Klor ve ozon gibi arıtma yöntemleri ile arıtma işlemine tabi tutulan ham sular, Avrupa Birliği, Dünya Sağlık Örgütü, ABD Çevre Koruma Ajansı ve Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelik kriterlerinde kaliteli, sağlıklı ve içilebilir kriterlere geldiği test edilip onaylandıktan sonra şehir şebekesine verilmektedir.

İdaremiz İstanbul halkına düzenli ve kaliteli su temin edebilmek için kesintisiz olarak çalışmaktadır. Bu çalışmalar neticesinde Melen ve Sakarya Nehri gibi ilave su kaynakları ve Cumhuriyet İçme suyu Arıtma Tesisi gibi ilave arıtma tesislerini devreye alarak İstanbulluları susuz bırakmamak ve su temininde sürekliliği sağlamak için yatırımlarına devam etmektedir.

İstanbul’da 17 bin 826 km uzunluğa sahip çelik ve düktilfont borulardan oluşan kaliteli şebeke sistemine verilen sular hanelere ulaşıncaya kadar şehrin 500 noktasından numune alınarak analiz edilmektedir. Bu işlem 7 gün 24 saat kesintisiz olarak yapılmaktadır. Ancak yapılan incelemelerde bazı İstanbulluların bu kaliteli suyu, eskimiş dahili tesisatlarda ya da temizlenmeyen apartman depolarında kirlettikleri görülmektedir.

Bununla beraber, halkımızdan gelen şikayetler hassasiyetle izlenmekte, bu şikayetlere acilen müdahale edilmekte, gerekli çalışmalar zamanında yapılmaktadır. Şikayet gelen yerlerden numuneler alınmakta ve su kalitesi araştırmalarına dönük analizler yapılmaktadır.

Yazınıza konu olan açık adres yada abonelik bilgisi bağlı bulunulan şubemize bildirildiği takdirde lokal inceleme de yapılarak daha somut bir bilgi verme imkanı oluşacaktır.

Bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.”

***

O sorumu yineleyerek nokta koyuyorum;

“Çok merak ediyorum; İstanbul Su Kanalizasyon İşletmesi (İSKİ) her aboneden her ay yaklaşık 50 TL tahsil ediyor.

Korkunç paralar toplanıyor İstanbullulardan!

Bu paralar nereye gidiyor ”

Fîemanillah…

NOT:  Bugün 01 Ekim 2014, Çarşamba… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?