Reklamı Kapat

İmam hatipli genç kız ya da devlet eli!..

Önce olayı biraz anlatmam lazım.

Yer; İstanbul Büyükçekmece Cumhuriyet Meydanı…

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yapılıyor…

İlçe genelinde düzenlenen “Cumhuriyet” konulu kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri vermek için ilçe protokolü yerini almış…

Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Garnizon Komutanı Albay Ayhan Akkaya öğrencilere ödüllerini veriyor…

Sonrasında, kompozisyon dalında ödül kazanan İmam Hatip öğrencisine ödülünün Büyükçekmece Kaymakamı Mustafa Hulusi Arat’ın vereceği anons ediliyor.

Buraya kadar bir problem yok.

Kaymakam bey, dereceye giren İmam Hatipli kız öğrenciye ödülünü veriyor.

Burada da bir arıza yok…

Peki, arıza nerede çıkarılmak isteniyor

Bu İmam Hatipli kız öğrenci, Büyükçekmece Kaymakamı Mustafa Hulusi Arat’la tokalaşmak istemiyor.

Aman efendim, aman!

* İmam Hatipli bu kız öğrenci Kaymakam beyle nasıl tokalaşmazmış!

* Kaymakamın eli havada kalmış!

* Ne yaşandığını anlamayan Kaymakam Arat ikinci kez elini uzatınca da, Büyükçekmece İmam Hatip Ortaokulu Öğrencisi bu kez, “Hayır, elimi veremem” demiş.

Malum medyada ve sosyal medyada ne eleştiriler, ne eleştiriler…

***

Tam da burada şu sorular geliyor, akıllara;

* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, İmam Hatipli ya da İmam Hatipli olmayan bir kız öğrencinin “tokalaşmama” hakkı yok mu sorusunu kendinize bir sorun bakalım!

* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, okullarda bonzai kullanarak hayatını kaybedenlere bir bakın!

* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, etek boyları neredeyse bir karış öğrencilerin ortamlarını eleştirin!

* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, sınıflara kadar giren uyuşturucu ve alkol partilerini eleştirin!

* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, okullar adeta “çete”lerin hesaplaştığı arenalara döndü. Önce bunu bir sorgulayın.

* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, okullarda başarı yerlerde paspas. Önce eğitimin seviyesini nasıl yükseltebiliriz, onu bir değerlendirin.

* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, öğrenciler artık kitap okumaz noktaya geldi. Öğrencilere daha fazla nasıl kitap okutabiliriz, bunun çarelerini arayın.

***

Burada da bitmedi…

Kaymakam Mustafa Hulusi Arat, “Ne yapalım, İmam Hatipli genç kız benimle tokalaşmak istemedi. Kendi düşüncesidir, saygım var…” diyerek konuyu kapatacağı yerde Milliyet gazetesinden Mert İnan’a konuşmuş...

Bakın neler söylemiş;

“Uzanan el aslında benim değil devletin elidir. 13–14 yaşındaki kızımız kompozisyon yarışmasında ödül almış. Tebrik etmek için elimi uzattım. Öğrencimiz elini geri çekerek namahrem’ dedi. Şaşırdım ama üstelemedim. Kızımıza ters bir cevap verip rencide etmek istemedim. Evladımdan bile küçük olan yavrumuza devletin elini uzattım. Benim görevim devletin elini her vatandaşımıza uzatmaktır. Evladımızın hem ailesi, hem de öğretmenleriyle bir araya gelmek istiyorum.”

***

Sayın Arat, öğrencinin öğretmeni ve ailesiyle görüşüp ne diyecek, doğrusu çok merak ediyorum.

Şunu mu söylemek istiyor, Kaymakam bey;

— Tamam, sen benimle tokalaşmadın ama “devlet eli” ile tokalaşmak zorundasın!

Sahi, ne demek “devlet eli”

Devlet dediğiniz aygıt, içinde yaşayan insanların inançlarına, duygularına, düşüncelerine set olan bir olgu mudur Yoksa kolaylaştıran bir mekanizma mıdır

Sizce hangisi!

MESAJ HATTI

TRTde “Yeşil Deniz” diye bir dizi başladı.

Orada tabiri caizse “şapşal” rolünde bir müezzin var.

ATVdeki “Kerkenkele” dizisindeki saygısızlığın değişik bir versiyonu da o dizide sahneleniyor. 

Müezzin ezan okuyor minarede. Arkadaşı aşağıdan çağırıyor. O da ezanı bırakıp arkadaşla muhabbete dalıyor... Bu da gündeme gelmeli... (SAMİ BURUŞ-ÖĞRETMEN)

Çiçeği burnunda TRT Genel Müdürü Şenol Göka’ya buradan iletiyoruz…

BRAVO AGD’YE…

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Genel Merkezi tarafından ülke genelinde düzenlenen ve her yıl yapılan Siyeri Nebi Yarışması bu yıl da 81 ilde gerçekleştirilecek.

Yarışmanın en büyük amacı geleceğimizin teminatı olan gençlerimize, örnek insan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) hayatını öğrenmelerini sağlamak ve örnek bir nesil yetiştirmek.

***

Bazı ayrıntıları da buradan paylaşalım;

* Siyer-i Nebi Yarışması’nın ilki geçen yıl Mayıs ayında 150.000 liseli gencin katılımıyla yapıldı.

* Bu sene 20 Aralık 2014 Cumartesi günü saat: 11.00’de, ülke genelinde tüm il ve ilçelerde Siyer-i Nebi Yarışması’nın sınavı yapılacak.

* Yarışmaya lise öğrencisi erkek ve bayanlar katılabilecek.

* Yaş sınırı 19.

* Liseliler, “efendimizinizinde.com” adresinden 20 Kasım 2014 tarihine kadar başvuru yapabilecek.

* Yarışma sınavı sonuçları, 31 Aralık 2014 günü “Mekke’nin Fethi Gecelerinde” ilan edilecek.

* Ülke genelinde ilk 10’a girenlerin ödüllerini Genel Merkez verecek.

* Birinciye 6.000 TL, ikinciye 4.000 TL, üçüncüye 3.000 TL, dördüncüye 2.000 TL, beşinciye laptop, altıncıya ipad new, yedinciye cep telefonu, sekizinciye fotoğraf makinesi, dokuzuncuya MGV Yayınları Ürünleri ve onuncuya ise Özel Kitaplık verilecek.

***

Ayrıca il birincilerine de farklı ödüller verilecek. Mesela, Van AGD Şubesi dereceye giren ilk 10 öğrenciden,“İl birincisine umre ziyareti, ikinciye bilgisayar, üçüncüye yarım altın, dördüncüye Erbakan Külliyatı, beşinciye 1 yıllık Genç İstikbal dergisi aboneliği ve 50 TL’lik kırtasiye çeki, 6 ile 10 arası dereceye giren öğrencilere de yine 50 TL’lik kırtasiye çeki” ödül olarak verecek.

***

Daha ne olsun…

“Keşke liseli olsaydım!” diyesi geliyor, insanın.

Bravo AGD’ye…

Hem de yıldızlı bravo…

NOT:  Bugün 3 Kasım 2014, Pazartesi… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?