Reklamı Kapat

Erkeğin Tesettürü Gözleridir

Kadınlar, başörtüsü taktıklarından dolayı İslam’ı erkeklerden daha iyi yaşadıklarını ve mücadele ettiklerini belirtiyorlar. Hatta bu nedenle erkeğe karşı bir üstünlük duygusu yaşıyorlar...

Halbuki bu dönemde zor olan hayasını koruyan bir erkek olmaktır. Çünkü erkeğin tesettürü gözleridir ve onu korumak daha zordur... “Mü’min erkeklere söyle gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha temizdir. Şüphesiz Allah onların yaptıklarından haberdardır.” (Nur 30) Günümüzde kadın bedenini pazarlamakta, teşhir etmekten şehevi bir zevk duymaktadır... Bir kadın bedenin elde etmek pazardan et almaktan daha ucuz hatta bedava hale gelmiş durumdadır.

Kadının her türlü açık görüntüsü iffetsiz, hayasız, ahlaksız görüntü olmaktan çıkmış, cesur pozlar ve kadına verilmiş özgürlük olarak lanse edilmiştir. Özgür ve cesur kadın imajı kıyafet üzerinden pazarlanırken aslında kadın bedeninin bir meta haline geldiği gözden kaçırılmaktadır.

Halbuki kadın bu duruşu ve giyinişiyle erkeği taciz etmektedir… Hangi erkekleri Şüphesiz İslami hassasiyeti olan erkekleri, diğerleri zaten kemik peşinde koşmakta, salya sümük seyre dalmaktadır...

İslami hassasiyeti olan bir erkeğin gözünü zinadan koruması gibi büyük nefs mücadelesi vardır. Sokakta her tarafı açık, davetkâr kadınlara bakmayacak... Baksa da görmeyecek... Görse de hissetmeyecek... Hissetse de nefsi uyanmayacak... Nefsi uyansa da eyleme geçmeyecek...

İffetli bir erkeğin bütün bu fuhşiyatlar ve çıplaklıklar içindeki durumu ateşin içinde yanmamaya çalışmaktır. Yansa bile acısını haykırmamaya çalışmaktır...

Suyun içinde boğulmamaya çalışmaktır. Boğulsa bile sessiz haykırmasıdır... Bugün erkek olmak, erkeğe özgü olan tesettürü (göz kapağını) giymektir.

Bugün bir erkeğin tesettürlü kalması ve bunun mücadelesini vermesi

Bir kadının başörtü mücadelesinden daha zordur... Çünkü erkeğe yapılan saldırı

erkeğin fıtratına, (yani bakma fıtratına) yapılan saldırıdır. Erkek, İslam’a uyup gözlerini korumaya çalıştığında Şeytanın uşakları bu erkekleri de iğfal etmenin yolunu bulmuşlardır. Bu sefer burnuna mesaj göndermekte, Kadın en şehevi kokular sürerek sokağa fırlamakta, gözünü korumaya çalışanı burnuyla uyarmaktadır...

O da olmazsa en şuh sesiyle konuşmakta, olur olmaz kahkahalar atmaktadır.

Erkek olmak zor bu dönemde... İffetli, hayalı erkek olmak zor... görmeyecek, duymayacak ve kokuları almayacak...

Demek ki neymiş

KADINI BOZDUN MU, ERKEĞİ KOLAYCA BOZARSIN

Dolayısıyla toplumu ifsat edersin. Toplumu kurtarmak istersen kadınlarını kurtar, modacıların elinden giyinmesini ve batılı iletişim araçları tarafından iğfal edilmesini engelle.

Erkeğin tesettürü gözleri derken (aslında bu bir ayet) erkeklerin de iffetli olmaları gerektiğini söylüyorum. Çünkü günümüzde nedense iffetli ve tesettürlü olmak denilince hep kadın anlaşılmakta, erkek hiç olayı kendisiyle ilişkilendirmemektedir.

Hiçbir erkek, kadın açık, şuh ve cazibeli olduğunda tacizi veya tecavüzü hak etti bahanesine sığamaz. Öyle bir ruhsat verilmemiştir. Kadın değil açık olması kendisi bizzat davet etse bile erkeğin Allah’a sığınması ve bu daveti red etmesi gerekir. Yani kadın açık ve seksi geziyor diye taciz etmek bir yana, kadının kendisi bizzat gelip zina teklifi yapsa bile Müslüman erkeğin bunu elinin tersiyle çevirmesi gerekir.

Hz. Yusuf kıssasını hiç mi okumazsınız

Yusuf süresinde ilgili ayetler şunlardır: “ Derken, evinde bulunduğu hanım, onun nefsinden murad alıp yararlanmak istedi. Kapıları kilitledi ve “Haydi beri gel!” dedi. Yusuf: “Allah’a sığınırım! Muhakkak ki, o (kocan), benim efendim, bana çok güzel baktı. Doğrusu zalimler hiç iflah olmazlar” dedi.(23) “O hanım, ona gerçekten niyeti bozmuştu. Eğer Rabbinin burhanını görmese idi. Yusuf da ona özenip gitmişti. Aslında ondan fuhşu ve fenalığı uzak tutalım diye böyle olmuştu. Çünkü o bizim ihlasa erdirilmiş kullarımızdan biriydi.” (24) “İkisi de kapıya koştular. Hanım, onun gömleğini arkadan yırttı. Ve kapının yanında hanımın efendisiyle karşı karşıya geldiler. Hanım hemen dedi ki: “Senin eşine fenalık yapmak isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya acı bir azaba uğratılmaktan başka ne olabilir ” (25) “ Yusuf: “kendisi benden yararlanmak istedi” dedi. Hanımın akrabasından biri de şöyle şahitlik etti: “Eğer gömleği önden yırtılmış ise hanım doğru söylemiştir, o zaman bu, yalancılardandır.” (26) “Yok eğer gömleği arkadan yırtılmış ise hanım yalan söylemiştir, o zaman bu doğru söyleyenlerdendir.” (27) “Ne zaman ki, gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu gördü, o zaman dedi ki: “Bu iş, siz kadınların tuzağındandır. Gerçekten de sizin tuzağınız çok büyüktür”. (28)

Orda verilen ders, kendisini sunmaya hazır olan bir güzel ve zengin kadını genç bir erkeğin reddetmesi değil midir Siz sanıyor musunuz ki sadece günümüz insanları böyle bir imtihanda. Tüm tarih boyunca erkekler hep bu imtihanı vermiştir. Hadiste Allah’ın kıyamet gününde arşın gölgesinde gölgeleyeceği gençlerden birisinin bu şekilde zina teklifini red eden olduğu belirtilir.

Hayat sadece cinsellik değildir. Ayrıca kişinin nefsini koruması gerekir. Bu nedenle tacizcileri kesinlikle savunmayalım. Tacizcilere şeklen de olsa destek vermeyelim. Kadın da buna fırsat vermeseydi. Kapalı olsaydı mazeretini veya gerekçesini sunmayalım. Öyle bir mazeret yok Allah katında..

Açık saçıklığı eleştirirken bir başka kötülüğü savunan olmayalım. KÖTÜ KÖTÜDÜR. Yanlış yanlıştır. Biz erdemli olmaya, nefsimizle mücadele etmeye çalışmalıyız. Herkes, kendi yaptığını boynuna asar ve hesap gününe gider “…Herkesin kazandığı ancak kendinedir. Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir ve O size hakkında görüş ayrılığına düştüğünüz şeyleri bildirir.” (enam 164)

Nefsimize hâkim olamıyorsak bakmayalım, o ortamlarda fazla dolanmayalım. Evlenelim. Oruç tutalım. Tebliğ edelim. Ama tacizcileri haklı çıkaracak bir kelime bile etmeyelim. Bu durumda onlara da suç ortağı olmuş oluruz. Kadın gelip zina teklifinde bile bulunsa (bu kadın hak ediyor diye düşünmeyeceğiz) bunu reddetmeliyiz. Bu imanımızın gereğidir. TABİKİ BU DURUM KADINLAR İÇİN DE GEÇERLİDİR. İmtihan zor, ama mükâfatı büyük...

Yıllarca kıyafetimizden dolayı bize taciz edip baskıda bulunanlara aynı şekilde mukabele edersek onlardan bir farkımız kalmamış olur. Onun yerine nefsimize sahip çıkmalı, tebliğ ve irşat görevimizi sürdürmeli, tabandan tavana doğru bir ıslah hareketi başlatılmalıdır. Biz öyle erdemli olmalıyız ki açık kıyafeti olanların bile sığındığı ve güvendiği liman olmalıyız. Bunlar o kadar iffetlidir ki çıplak bile olsa dönüp bakmaz demeliyiz. Biz böyle iffetli bir genç yetiştirirsek zaten Allah bize yardım eder.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Halil Er - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?