Reklamı Kapat

Emeklilik Başta Değil Yaştadır

İnsan hayatını devam ettirebilmek için çalışmak, para kazanmak ve hem kendisini hem de kendisine bel bağlamış sorumlu olduğu kişileri bakmak zorundadır. Bunu gerçekleştirebilmek için sabahın erken saatlerinde kalkıp gecenin ilerleyen saatlerine kadar çalışır genellikle.

Tek bir gayesi vardır bunu yaparken. Kendi ve ailesini daha iyi şartlarda yaşatabilmek! Türlü zorluklara göğüs gerer bu uğurda. Ve bir ideali vardır pek çok çalışanın. Yaşlandığı zaman emekli olup emekli parası ile kendine ya bir ev ya da bir araba almak. Ülkemizde maaşlar genelde asgari geçim değerlerinde olduğundan tek kişinin çalışarak bir ev alabilmesi zor olmakta elbette. Kredi ile ev alabilenler de uzun yıllar kredi taksitlerini ödediklerinden gün yüzü göremezler. Emekliliği bekler dururlar. Ah bir emekli olsalar alacakları parayla ne hayaller kurarlar kim bilir!

Malumunuzdur ki Bülent Ecevit’in Başbakanlığında kurulan koalisyon hükümetinde Çalışma Bakanı olan Yaşar Okuyan zamanında bir yasa çıkarıldı 1999 yılında. Daha önceleri 25 yıl çalışanlara emekli olma hakkı varken bu durum o yasa ile yaşa da bağlandı. Yani artık 25 yıl çalışmak da yeterli olmayacaktı emekli olmak için. Bir de belli bir yaşı da doldurmuş olmanız gerekecekti. Normalde yeni başlayanlar için uygulanması gereken bu yasa ne hikmetse geriye doğru da işletildi. Oysa Anayasaya göre hiçbir kanunu geriye doğru işletilemezdi ama hükümet yapınca oluyordu işte. Dolayısıyla kırklı yaşlarda emekli olması gereken pek çok insan ellili yaşlarda emekli olmak zorunda bırakıldı. Daha sonra iktidara gelen AK Parti hükümeti bu yasayı iyileştireceğine birkaç yıl daha ekledi emeklilik hayalleri kuranlara. Artık yeni başlayanlar için 65 yaş şartı vardı. Mezarda emeklilik diye çok eleştirildi ama malum ben yaptım oldu mantığı özellikle bu hükümet için tam da güzel bir tanımlama olur.

Ülkenin ekonomik yapısı mazeret olarak gösterildi halka. Neymiş giderek emekliler ülkesi haline geliyormuşuz. Bilmem kaç tane çalışan bir emekliye bakıyormuş… diye bir sürü bahane bulundu. Doğrudur erken yaşta emekli olan pek çok insan var ülkemizde. Tam hayatlarının en tecrübeli zamanlarında emekli olan pek çok insan! Bu insanların büyük bir çoğunluğu tekrar çalışarak ülkedeki işsiz oranını arttırmaktalar belki de. Ama göz ardı edilmemesi gereken bir de emekli maaşları var. İnsanın bin, bin beş yüz lira ile geçinmesi de çok zor günümüzde. Mecburen çalışmak zorunda kalıyor insanlar. Ülkenin varlıklı kesimine bol sıfırlı verilen ihaleler kimsenin gözüne gelmezken, emekliye verilen küsuratlı zamlar çok gelmekte idarecilerimize. Bir de kırklı yaşlardan sonra çalışma koşulları göz önüne alındığında emeklilik yaklaştıkça insanımızın işi daha da güçleşmekte. Özellikle kıdem tazminatını daha az ödemek için işten çıkartmalar, maaşında indirime gitmeler çalışanların karşılaştıkları sıkıntılardan sadece bir kaçı.

Bir de 1999’dan önce sigortalı olup yaşa takılanlar var. Bunların emeklilik zamanları çoktan geldi ama sırf garip bir uygulamanın mahkûmu olarak ömür tüketmekteler. Pek çoğu son bir gayretle eklenen yılları bitirmek için gücünün son kırıntıları ile çabalamakta. Her torba yasada çıkarılacak kanunu beklemekteler. Fakat ne Çalışma Bakanı ne de Maliye Bakanı yardıma yanaşmıyorlar bu yaşa takılan mağdurlara. Her torba yasa yeni bir umut oluyor ve çıktıktan sonra yeni bir keder. Şehir efsanesine döndü mesele herkes birbirine umut aşılıyor adeta. Bak bu seferki torba yasada çıkacak cümleleri ağızlara bir parmak bal çalsa da ne yazık ki o torbalar kefen olarak geri dönmekte çalışanlara.

Emeklilik artık başta değil yaşta oldu ülkemizde. Ve bir de bu yaşa takılanların hayallerinde!

Minik bir tebessüm

Kahraman

Erler sabah yoklamasında. Çavuş içlerinden birine soruyor.

-Söyle bakalım nerelisin

-Maraşlıyım komutanım...

Çavuş sinirlenir ve askere okkalı bir tokat atar. Ardından tekrar sorar.

-Bir daha söyle bakayım nerelisin

-Maraşlıyım komutanım...

Çavuş bu sefer iyice hiddetlenir ve askere okkalı bir tokat daha atar. Ardından tekrar sorar.

-Oğlum bak sana son defa soruyorum. Nerelisin

-Kahramanmaraşlıyım komutanım.

-Hah! Şimdi oldu der ve yanındakine sorar...

-Oğlum sen nerelisin

-Kahraman Trabzonluyum komutanım…

İlgilisine Notlar:

• “Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim; gör bakalım ateş mi seni yakar, sen mi ateşi” Şems-i Tebrizi

• Bir derdi olmalı insanın bin dermana değişmeyeceği.

• “Fiili icraata geçmek lazım! İsrail laftan anlamaz. İsrail ancak güçten anlar” Prof. Dr. Necmettin Erbakan

• Türk Telekom ülkemizin teknoloji devi! Daha doğrusu kendileri öyle diyorlar. Ama bir telefonu 50 metre ileriye nakletmek için tam iki hafta geçti tık yok. Ne arayan var ne soran bekliyorum nafile. Demek ki dev olmak, teknolojinin zirvesine çıkmak öyle rakamla, reklamla filan olmuyormuş.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?