Reklamı Kapat

Zamanın Hızlı Akışında İnsan

Günümüzün baş döndürücü yoğunluğu insana zaman bırakmıyor. Zamanımızı ve hayatımızı bizden çalan güçlü bir bora var. İnsan neyin ne olduğunun bile farkında değil. Evleri ve hatta elleri elinde tutan şeyler insanı tutsak ediyor. Neyi neyle kiminle değerlendireceğine bir fırsat bulunamıyor.

İnsanın okuma ediminden yoksunlaşması, medya üzerinden insana boca edilenlerin kuşatması altında ne düşüncenin, ne sanatın, ne fikrin yeri var. Başkasının esir aldığı dünya insan tekinin olmaktan çıkıyor.

Bir milletin düşünce öncüleri var. Bunlar salt kendileri için yaşamıyorlar. Kendileri için gibi görünen bu durum, yazıyla, sözle ve eylemle dışa vurunca artık kendisinin olmaktan çıkıyor. Toplumun malı oluyor. Bir düşünürün üzerinde düşündüğü, kafa yorduğu bir durum üzerinde yapacağı her değerlendirmenin bir karşılığı vardır mutlaka. Ve en sağlıklı olanıdır. Bir eserin oluşumu uzun bir zamanın birikimidir. Birikim ancak okuma, bilgi edinme, farklı bakış açılarıyla olur, değerlendirme hem bilginin sahibine açılım kazandırır hem de muhataplarına.

Bir Müslüman düşünür salt kendisi için yaşamıyor. Bilgi kendisine bir emanettir. Bu emaneti kendi içinde saklı tutmak sorumsuzluktur. Gücü elinden tutan sıradanlıklar, insanı kendisinden uzaklaştırmak ve kendisine tutsak etmek için baskı kurar. Bu çeşitli yönleriyle olur.

Kültür savaşlarının veya savaşların boyutları çok değişti günümüzde. İçi boşaltılan insanlık artık kendisi olmaktan çoktan çıkmış. Günümüz insanı gözlerini açar açmaz, henüz yatağında iken başucunda bulunan nesneler ile farklı bir dünyanın penceresine yöneliyor. Sokağa ve toprağa açılan evlerimizin pencereleri çoktan kapandı. Ceplerimizde ellerimizde duran nesnelere tutsak olduğumuzdan, gözlerimizin önündeki kadraj belleğimizde yer ediniyor. Baş döndürücü bir döngü ile âdeta sörf ediliyor.

Kitap okunmuyor, insanın ruh dünyasına açılım kazandıran ufuk bu yüzden giderek daralıyor. Okumayan kitleler ekranlara odaklanınca sadece o kare içinde donup kalıyor. Ya da reklâm ve medya gücü belli şeyleri insanın bilinçaltına iyice siniyor, sızıyor. İnsan kendi dışındaki bu durumlara kendini kaptırdıkça kaptırıyor. Medya ve reklâm gücünü ellerinden tutanlar insanların düşünmelerine alan bırakmıyor. Siyasanın sloganik höykürmeleri her şeyin önüne geçiyor. Baskı altındaki kitleler kendilerine kurtarıcı gibi görünen sözcülere teslim oluyorlar. O kimseler onlar adına konuşuyor, onlar adına mücadele ediyor gibi oluyor. Bu da insanın düşünmeye gerek duymaması gibi bir duruma neden oluyor.

Bir toplumda değişik fikir akımları yoksa o toplumda düşünce rekabeti de olmuyor.

Müslümanların hayata bakışları engin bir alana yayılmayı sağlıyor. Bunu sağlayacak olanlar da elbette ki fikir ve düşünce çilekeşleriyle oluyor. Eğer onlar da gündelik hayatın hayhuyuna kendilerini kaptırmış, çıkarı öncelemiş, bir yere tutunma çabasına girmişse o zaman Müslümanlar asıl öncülerini yitirmiş, kendilerine egemen olan nesnelere tutsak hale gelmişlerdir demektir. Günümüzün temel sorunlarından biri de budur.

Günümüz düşüncesinin karmaşıklığı sağlıklı ve düşüncenin karmaşıklığı sağlıklı bir durum değil.

Şiir okunmuyor. Özellikle sosyal medya üzerinde insanların iç dökmeleri, şiir diye yazılanlar ya da kimi üç beş satırlık vurgular düşünme alanını iyice daralttı. Daha önce çok satan gazetelerin amatörler için şiir sayfaları olurdu, onların bile bir niteliği vardı. Ne yazık ki elinin altında bulunan nesneler ile birkaç iç dökmesi bir iki aşk cümlesi şiir diye yayımlanıyor. Ardından da sayfasında bulunanlar ulu orta beğeniyorlar. O birkaç cümlenin sahibi birden kendini bir şair olarak görüyor. Günümüz insanının alanı bu kadar daralmış bulunuyor. Kendini bulabilmenin tek yolu çok okuma, çok düşünmeden geçiyor. Dalgalara kapılmaması için bu zorunludur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?