Reklamı Kapat

KILINÇLARIN GÖLGESİ

Kimine göre mazi kalpte yaradır, kimine göre özlem.

Biz davamız açısından maziyi özlem olarak anarız.

Düşünün, 12 Eylül ihtilal silindiri geçmiş üzerimizden. Cuntacılar işlerine gelmediği için, siyaseti tencereye edilmiş bir ayıp olarak göstermişler, yandaş medya da bunu köpürtüp vermeye başlamıştı. Böylece, cihat dâhil, siyaset sözü; söyleyeni linçe uğratmak için kâfi sebep olarak kabul edilir olmuştu.

Liderimiz Erbakan Hocamız hapisten yeni çıkmış, dışımızdakiler neyse de birçok gafil Müslüman: “Bu adam nasıl oldu da ipten kurtuldu” nazarıyla bakıyor. Bu şartlar altında İstanbul’da üç beş fedakâr ve cefakâr mücahidin nüfus kâğıtları ile Refah Partisi teşkilatı kurulmuş. Fatih’te 5 katlı bir apartmanın çatı katında kardeşler topluluğu olarak toplanıp, tabir caiz ise ağlaşıp, teşbih ve zikir çekip küllenen cihat ruhunu açığa çıkarmaya çalışıyoruz. Parti sözcüğü yeterince tepki çekiyorken, üzerinden silindir geçirilerek gazı alınmış kardeşlerimize Refah Partisi mefhumunu tanıtacaksınız. Daha ağzınızı açmadan nefret dolu bakışlara maruz kalıyoruz.

Bu şartlarda karar almışız, herkes her gün mutlaka birkaç kişi de olsa cihat teşkilatımız olan partimizi tanıtacağız.

Aşağı caddeye ineriz, yukarı baktığımızda 5. kattaki parti tabelamız, avuç içi büyüklüğünde kalıyor, dikkat etmeyen bir göz asla göremez konumda.

Öteden beri gelmekte olan bir hacı abiye soruyoruz:

-Affedersiniz yardımcı olabilir misiniz

-Buyurun!

-Buralarda Refah Partisi’nin İl Merkezi varmış, nerede biliyor musunuz

Adam boş gözlerle bize bakardı. İçinden, “La havle” sözcüğü geçirdiğini de tahmin edebilirsiniz.

-Yoo, hayır bilmiyorum!

O size cevap verirken siz yukarılara bakıyormuş numarasına yatarak ve gözünüze çarpmış gibi yaparak:

-Hah tamam bak şurada imiş! diye göstermeyi “tanıtım faaliyeti” olarak haftalık raporlarımıza yazardık.

Partimizin mührünü kazıtacak paramız yoktu. Kimseden para isteyemezdik. Çünkü MSP’de görev yapmış “büyüklerimiz” bile “para” ve “parti” sözlerini duyar duymaz, dükkândan sizi kovar gibi çıkarırlardı. Hilafsız söylüyoruz, çok ağladığımızı hatırlıyoruz. Çoğumuz işçi idik. Aldığımız aylıkları eve götürmeden önce yüzde 10’nunu teşkilata getirip verirdik. O küçük meblağ bizim cihat aidatımızdı. Çoluk çocuğun rızkına karıştırmamaya çok özen gösterirdik. Her kardeşimiz öyleydi ama Rahmeti Rahman’a kavuşmuş bulunan muhterem kardeşimiz Ahmet Cengiz Arancı’nın bu konudaki titizliğini hatırladıkça halen gözlerimiz dolar. Derdi ki:

-Bu cihat davasıdır. Bu davaya para vermeyen bedeni ile de cihat yapamaz.

Böyle yıllarca faaliyet yaptık. Yanmayan yakamaz. Biz yanıyorduk ve ancak 1990’lı yılların başında yakmayı Allah nasip ve lütfetmişti. Cihat yeniden Müslümanların gündemine gelmiş, önce parlamentoya girilmiş, sonra belediyeler kazanılmış, sonra da Liderimizi Başbakan olarak görmek nasip olmuştu. Bütün bunlar önce mal ve nefis cihadının yapılması, sonra başkasına sözümüzün geçmesi şeklindeki Kur’an gerçeğinin ne kadar doğru bir düstur olduğunu göstermektedir. Sonrası, Allah’tan başka güçler vehmedip peşine gidilmesi ile hangi çıkmaz sokaklara girileceğinin fiili ispatıdır.

İşte bu çıkmaz sokaklar ve dipsiz kuyulardan çıkabilmek için şimdi yeniden öze dönüş zamanıdır. Yani davaya inanan ve İslam dünyasının kurtuluşunu cihatta gören herkes, mal ile cihadı öne almak zorundadır. Yani teşkilat aidatı mutlaka ve mutlaka kazancımızdan ayrılmalı, rızkımıza karıştırılmamalı, derhal yerine gönderilmelidir. Bu günkü teknolojide, bütün mücahit ve üyeler bu tür aidat ödemelerini çok basit olarak yapabilmektedir. Bütün cep telefonları için geçerli olmak üzere birkaç tuşa basarak cihat parası kolayca yerine ulaştırılabiliyor. İşte tarifi:

Aylık 5-10-20-30-50 TL seçenekleri olan bir işlem.

Aylık 5 lira göndermek için SAADET yazıp 8071’e gönderiyoruz, gelen mesajı EVET yazıp cevaplıyoruz.

5 lira çok az, bana yakışmaz diyorsak, yine basit bir işlem:

SAADET 10, SAADET 20, SAADET 30, SAADET 50 seçenekleri var. Bunlardan herhangi birini tercih edip 8071’e gönderiyoruz, yine gelen mesajı EVET diye cevaplıyoruz, böylece 10 TL, 20 TL, 30 TL veya 50 TL aylık aidatımızı her ay ödemeye başlıyoruz. Bir kez gönderince her ay otomatik olarak kendiliğinden gönderilmeye başlanıyor.

Bu aidatları çoluk çocuğumuzun rızkına karıştırmamalıyız. Aksi takdirde teşkilatın kasasından para çalmakla cihada verilecek meblağı vermemek arasında bir fark yoktur. Bu konu ile ilgili bir abimizin hatırasını paylaşmak isteriz:

İzmir’den Hakkı Kabakçıoğlu anlatıyor:

“Ben Manisa Milli Nizam Partisi kurucu heyettendim. Parti kapatıldığında bizler partide halen görev yapıyorduk. 3 arkadaşımızın üzerinde kapatılan partimize ait, fazla da çok olmayan bir miktar para kalmıştı. Bu paraları getirip yetkililere teslim etmediler. Bunların 2 tanesi şehrimizde iş adamı, bir tanesi de Avrupa’da çalışan işçilerimize tercümanlık yapan bir kardeşimizdi.

Bu işadamları kısa süre sonra dolandırıldılar, iflas ettiler. Yiyecek ekmeğe muhtaç oldular. Birisi bir dernekte sigortalı olarak çalışmak zorunda kaldı, diğeri ise kayboldu. Bir müddet sonra başka bir yerde onu ben dilenirken gördüm. Tercüman olan kişi ise, bir yanlış evlilik yaptı. Bütün her şeyini kaybetti. Miraslarını bile bitirdi. Bir müddet sonra Avrupa’daki işçilerimiz, aralarında yardım olarak para toplayarak onu Türkiye’ye gönderdiler.”

Aman cihat ve zekât paralarını rızkımıza karıştırmayalım.

Hazırlamakta olduğumuz Erbakan Hocamızın manevi dünyası ile ilgili kitabımızda bu ve benzeri birçok hatırayı beraberce okuyacağız.

KILINÇLARIN GÖLGESİ

İkinci sur üflenip de,

Bölük bölük kalkılınca,

İhtiyacımız olacak,

Gölgesi için kılınca...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?