Reklamı Kapat

Papanın Ziyaretine Dikkat!

TÜRKİYE gündemi Katolik dünyasının dinî lideri Papa Franciscus’un 28-30 Kasım tarihleri arasında yapacağı ziyarete kilitlenmiş durumda. Ziyaretin gerek zamanlaması; gerekse bu münasebetle söylenenler ve Papa’nın programı endişe verici soru işaretlerini içinde barındırmaktadır.

Cumhurbaşkanlığı tarafından, “Kutsiyetpenahları Papa Fransuva” hitabıyla başlayan aşırı övgü üzerine kurulmuş davet mektubu hepinizin dikkatini çekmiştir, sanırım. Mektupta Papa’nın “dünya barışı, insanlığın kardeşliği ve huzuru için gayret gösterdiği(!)” belirtiliyor. Ülkemiz insanını Nazilere benzeten, Türkiye’yi Ermeni soykırımı yapmakla suçlayan Papa “barış elçisi(!)” öyle mi

Mektupta, bu ziyaretin “medeniyetler ittifakı sürecinin hedefine erişmesi” için önemli olduğu vurgulanıyor. Türkiye’nin bu projede “eşbaşkanlık” yaptığının söylenmesi, bunun Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile ilgili olduğunu göstermektedir. Yoksa işi yumuşatmak için mi böyle bir söyleme başvurulmuştur, dersiniz

Papalığın Türkiye’ye üst düzey 4 ziyaretinden ikisinin AKP döneminde olması tesadüf müdür Bundan önceki ziyaret 2006’da 8 sene öncesine rastlamasına rağmen, ondan da öncekinin 1979’da ve 35 sene öncesine rastladığı görülüyor.

Bu ziyaretlerin hep Kasım ayının son haftasında yapılması da onların Türkiye sevgisi ile ilgisi olmadığını göstermiyor mu Çünkü o günlerde, Patrikliğin kurucusu olduğuna inandıkları Aziz Andreas için etkinlikler düzenlenerek kiliseler arası işbirliğinin artırılması amaçlanıyor.

Beyoğlu’ndaki Saint Antuan Kilisesi’nin bahçesine Papa ve her fırsatta ekümenikliğini ilân eden Fener Rum Patriği Bartholomeus’un resimlerinin birlikte asılması bu ziyaretin asıl amacını ortaya koymaktadır.

BU TELAŞ NİYE

Papa’nın ziyaret programı neleri kapsıyor Basına yansıdığı kadarıyla Fener Rum Patriği Bartholomeus’u ziyaret edecek, Aziz Andreus Yortusu’na katılacak, Ayasofya’yı gezecek. Bunların hepsinin özel amaçları var.

Bartholomeus’u ziyaret ederek kiliseleri birleştirip Hıristiyanlığı güçlendirmek istiyor. Andreas Yortusu ile kiliseler arasındaki itibarını artırmaya çalışıyor. Ayasofya’yı ziyaret ederek oranın Hıristiyanlık ile ilişkisini tesis etmeyi amaçlıyor.

Sanki fetih yaşanmamış gibi. Şunu bilelim ki, aradan 561 yıl geçmesine rağmen Hıristiyanlar Konstantiniyye’nin fethedilerek İslâmbol haline dönüşmesini hâlâ kabullenebilmiş değildirler. Çeşitli oyunlarla yeniden ellerine geçirmeyi arzu ediyorlar.

Peki, Papa’nın ziyareti, Hıristiyanların çıkarlarını amaçlayan çalışmaları içine aldığına göre, bizdekilerin görünen telâşına ne demeli Onlar görevlerini yapıyorlar. Ya biz!

Papalığın 2006’da Türkiye’yi ziyareti ile bugünkü ziyaretin amacı aynı. O zaman muhterem Erbakan Hoca, 1 milyon insanı Çağlayan Meydanı’nda toplamış, “Papa Gelmesin!” konulu mitingle Türkiye’yi uyarmıştı: “Papa milletimizi hiçe sayarak Patriği ziyaret etmeye ve onun ekümenikliğini perçinleyerek Bizans’ı hortlatmaya geliyor. Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) dinî temsilcisi olarak Türkiye’ye geliyor.”

Türkiye’nin hassas bir süreçten geçmekte olduğu bir dönemde yapılan Papa ziyareti bütün kareleriyle mercek altına alınmalı, millî menfaatlerimizin korunması konusunda çok dikkatli olunmalıdır. Dünya barış ve huzuru söylemine inanarak Türkiye’nin dolduruşa getirilmek istendiği çok iyi bilinmelidir.

TÜRKİYE KENDİNE BAKMALI

Dünya, aylarca Danimarka’daki, Peygamber Efendimize (S.A.V.) hakaret içeren karikatür kriziyle çalkalandı. Bu kriz başka ülkelere de sıçradı. Bunun sebebi fanatik Hıristiyanlardı. Peki, o zaman Papalığın Hıristiyanlara bir uyarısını veya itidale davet eden tavrını gören oldu mu Öyleyse, Papa’nın bu ziyaretinin dünya barış ve kardeşliğine(!) hizmet edeceğini söylemek bizdeki yöneticilerin hüsnü kuruntusundan başka nedir acaba

Türkiye gerçekleri görmeli. Bakın, onların dinî liderleri bir ülkeye ziyaret ettiklerinde cumhurbaşkanlığı gibi üst düzey resmî protokoller eşliğinde karşılanıyor. İtibar görüyor. Çünkü bu makam bütün Hıristiyanları temsil ediyor.

Ya bizde! Diyanet İşleri Başkanlığı hangi ülkede böyle bir itibara lâyık görülür Hiçbir ülkede. Öyleyse, bütün Müslümanları temsil edecek bir kurumumuz olması gerektiği açık değil mi Bu da ancak bütün birimleriyle İslâm Birliği’nin kurulmasıyla elde edilebilir. Papa ziyaretinden almamız gereken en önemli ders budur.

Türkiye manevî direncini kırmak isteyenlere fırsat vermemelidir. Haydi, siz Papa’yı alaya alın, bakalım! Bunu, kendi maneviyat öncülerimiz için de yapmamalısınız. Bunun için;

1. Dinimizi ve din adamlarımızı alaya ve hafife alan hiçbir yayına izin verilmemelidir.

2. Tarihimizi karalayan ve geçmişimizle bağımızı koparmaya çalışan film, dizi, yayın ve diğer çalışmalar takibe alınmalıdır.

3.  Türkiye üzerinde emelleri olanlara karşı en aşılmaz gücün inanç ve maneviyatımız olduğunu çok iyi bilmeliyiz.

Değilse, dünyada kendi kuyusunu kazan bir topluma hiç kimse itibar etmez.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?