Hazırlıksız Yakalanmak İçin Her Şey Hazır

Önemli olan ilkeleri esas almaktır! Bu esası dikkate almayanların zamanla değişmesi, esasın önemini anlamak için yetmez mi İlkesizlik yüzünden toplumun aşırı siyasallaşması, kutuplaşması ve gerilimler sürekli artıyor. Yaşanan gerilimlere kim sebep olursa olsun, bu ortamda gelişen kin ve nefret söyleminin farklı düşünce ve inanç sahipleri arasında “duygusal bir kopuş”a yol açtığı açıktır. Farklı kesimlerin bir arada yaşamaları için gerekli olan “buluşma alanları” maalesef yok edilmektedir.

Ülkemizde yaşanan en büyük sıkıntı: yanlış tutumların beslenmesidir. Tutum olarak ortaya konan savunma mekanizmaların bile, haramla helali birbirine karıştırma noktasına gelmiş olması ilkesizliğin ne boyutlara geldiğini göstermeye yeterlidir. Yanlışların peşinen kabul edildiği süreçleri artıran bu durum, hem sağlıklı tedbirler alınmasını engelliyor, hem de zaman kaybına yol açıyor. Son kozlarımızı bile harcamakta olan bu kırılma, telafi edilemeyecek zararların arifesinde olduğumuz bir dönemin de habercisi olmaktadır.

O kadar yanlış yapılıyor ki, hazırlıksız yakalanmak için adeta her şey hazır(lanıyor)! İçi boşaltılmış bir “çözüm süreci”, içi doldurulamamış bir “akil adamlar” süreciyle geçiştirildi. Çünkü sadece halkın öfkesini dindirmek üzere planlandı ve beklenen sonuçları vermekten uzaklaştı. Ekonomideki yanlışlar, “ekonomik kuşatma” altında olduğumuzu örtmek adına manidar... Hem yeni dengesizlikler oluşturarak istikrarsızlığı besliyor, hem de istikrarı korumaktan dem vuruyoruz. “Herkes kendi işine baksın” tarzıyla dış politika “dışlanma politikası”na dönüştü.  Yanlışlıklar masaya yatırılmak yerine; yalnızlıktan, “sıfır komşu”dan gurur duyan bir psikolojiye alıştırılıyoruz.

Algı yönetiminin kurbanı olmaktan bir kurtulsak, Taksim için kavga eden bu iktidar ve muhalefetin bir kere olsun, milyonlarca emekli için müzakere etmediğini göreceğiz. Taraftar anlayışıyla olaylara yaklaşmayı bir sonlandırsak, emeklinin, asgari ücretlinin gelirini nasıl arttırırız diye kafa yoranın kalmadığını anlayacağız. Devletle sistemi bir ayırsak, faiz zulmü yüzünden iflas etmiş, kara listeye girmiş milyonlarca insanımızın derdinin nasıl çözüleceğine kafa yorabiliriz. Bilmeliyiz ki, algı yönetimini bırakmadan, taraftar anlayışını bir kenara koymadan, milli iradenin kime yaradığını anlamadan iktidardan da muhalefetten de yeni alternatif oluşturmak zor. Üstelik bu alternatifsizlik görüntü kırılganlığı daha da artırıyor; halktan yeni fedakârlıklar istenmesini tetikliyor.

Adil olmayı kutsal bir görev kabul eden bir medeniyetin mensupları iseniz, gücün ve şartların etkisiyle değişen bir karakter sahibi olamazsınız. Çünkü “kâinatın özü insan, insanın özü ise onurudur”. Hukukun ve dinlerin koruma altına aldığı yegâne değer budur. “Yok artık” demeli ve bir alternatifin olduğunu irademizle ortaya çıkarmalıyız. Bu irade ve bu gayret, en temel insan haklarının, siyasi güç hesapları için feda edildiği, kuvveti üstün tutan bir avuç arasında pazarlık konusu yapıldığı bu olumsuz şartlarda “ilkeli olmak”tan beslenebilir. Ümidi temsil ve teşvik etmek adına bugün ilkeli olmak, yapılacak hazırlığın en önemli bir göstergesi olacaktır. Sadece ilkeli olanların ayakta kalacağı yeni döneme hazırlanın!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?