Reklamı Kapat

Her başlangıç zordur

Milli Gazete demek yeni güne kavuşma, yeniden hayata

karışmak ve yorulmak için bir imkân daha kazanmış olmak bizim için. Bu,

yıllarca değişmeyen günlük bir rutin oldu. Bizi önce babam tanıştırdı ve

ardından rahmetli Hocamızın üç çividen biri olarak kafamıza çaka çaka emanet

ettiği kıymetlilerimiz arasında yerini aldı. Bizler hayatın akışı içerisinde

birçok alışkanlığa sahip olabiliyoruz ancak dönüp baktığımda Milli Gazete

alışkanlığın ötesinde her gün bana özel gönderilmiş bir mektup gibi. Biz her

gün mektup alan insanlar olarak şanslı gördük kendimizi, renkli-boyalı ağdalı

cümlelerle bizi hiç kandırmayan, yanıltmayan bir mektup aldık. Yıllarca Hak

Geldi Batıl Zail Oldu ayetinin manası ile güne başladık. Kimden

olmayacağımızı, tarafımızın neresi olacağını her daim kafamıza kazıyan bir

mektupla her yeni güne merhaba dedik. Annem ayrı bir titizlenirdi. Yere

atmamamızı, içindeki ayet ve hadisleri göstererek tembihler; kâğıda ve yazıya

hürmeti, içten içe aşılardı. Diğer gazetelerin aksine bizim gazetemiz evimizin

bir ferdi gibiydi, evin içinde yaşıyordu sanki. Evde ne konuşuyorsak,

gündemimiz ne ise gazetemizin gündemi de oydu. Hayatımızda bir tuhaflık vardı;

kalabalıkların tersine akıyordu zaman evimizde, sokağımızda, mahallemizde.

Oturup kalktığımız abilerimizin bir derdi vardı ve bu dert şahsi bir dert

değildi. Gündelik meselelerin içinde boğulmayan bir dertlenmeydi. Ve bu

dertlenmeyi gazetemizde de görüyorduk, anlayacağınız gazetemiz de bir

tuhaftı. 

Ne yazmış, ne öğütlemiş diye merakla beklediğimiz, takip

ettiğimiz abilerimiz vardı. Ve ilk kitaplarımızı, ilk dergilerimizi o

köşelerden görüp aldık; böylelikle yeni okumalar yapma imkânımız oldu. Oradan

düştü öyküler yüreğimize. Mürekkep bulaştı yazımıza.

Sonra dünyayı tanımaya başladık. Dünya bir köy haline gelmeden

biz dünyada kocaman bir ailenin, ümmetin parçası olduğumuzu hem de en önemli

bir parçası olduğumuzu öğrendik. Ve aslında uzakların uzak olmadığının farkına

vardık. Dünya nın diğer ucunda kardeşlerimizin varlığından haberdar olduk.

Haritada yerlerini bile bulmakta zorlanan insanların aksine Patani yi, Moro yu

ve adını bile telaffuzda zorlandığımız coğrafyalardan haberdar olduk. Nerede

bir acı varsa ve o acının neden yüreğimizin kıyılarını dövdüğünü, sevinçlerinin

neden bizi de yakaladığının ayırdına vardık. Herkesin sustuğu yerde, görmezden

geldiği yerde, söyleyen dilimiz, gören gözümüz oldu. İşte bizim için ömrümüzle

eş hikâyelere sahip ve ilk kez içerisine girdiğimde heyecanımı kontrol

edemediğim gazetemizde yazı yazmak, o heyecandan daha büyük bir heyecana vesile

oldu. Mustafa Abi ile konuştuğumuz günden beri midemde bir kasılma oldu ve

uykularım bölündü, parçalandı. Vira Bismillah dedik ve başladık, Rabbim mahcup

etmesin

Osman Konuk un: Tüm iyiliğin, filmlerin iyi bitmesini

istemek / Ama bu kente gelirsen unutma beni ara/ Sana bir çay ve temiz yaralar

ısmarlarım dizelerindeki gibi, bu köşeye uğrarsanız size temiz yaralar, demli

kaygılar ısmarlarım. Gürültüden yüreğiniz yorulduğunda, nefeslenmek için

uğradığınızda bir boduç soğuk su ikram ederim. Belki sizinle uzun uzun

susarız.  Bir sinema filminden çıktığında

ayrı bir dünyaya geçmiş gibi olur ya insan; biz de sizinle ayrı dünyalara

geçeriz bu köşede. Bazen uzak ülkelerin yürekleri büyük adamlarıyla muhabbet ederiz.

Belki yarının neden daha güzel olacağını konuşuruz, bugünün güzel kalması için

biraz efkârlanırız, yollara koyuluruz. Belki bir Bozlak a, bir Dengbej e, bir

Uzun Hava ya, bir Ağıt a kapılıp gideriz. Dolmuşlardan, bitpazarlarından, antikacılardan, mahalle pazarlarından,

seyyar satıcılardan, filmlerden konuşuruz. Şehre güzel abiler gelir onlardan

konuşuruz. Kısacası arada bu köşeye uğrarsanız yaralarımızı değiş tokuş ederiz.

Kim bilir belki merhem süreriz. Beklerim efendim, hoşça bakın zatınıza

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?