Cinayeti gördüm!

BU başlık, bir zamanlar çok izlenmiş ve gişe rekorları

kırmış olan bir filmin adıdır. Benim yazımın içindeki cinayet ise çok daha

başkadır.

Açalım... Galatasaray, Rizespor la oynayacak. Kadroları

bekliyorum. Bu arada bazı televizyonlar Burak Yılmaz ın yedek soyunacağını

falan söylüyor. İnanmıyorum tabii ki... Ya da diyorum; Hafta içi gazetelerde ve

televizyonlarda çıkan haber uydurmaydı. Demek ki Burak öyle söylenildiği gibi

kötü sakatlanmamış, bizim meslektaşlar uydurmuşlardı...

Neyse, kadrolar geliyor ve bakıyorum ki bizim

meslektaşların haberleri uydurmaymış. Burak, arka üst adalesinde ikinci

derecede yırtık olmasına rağmen at eti tedavisi ile hemen iyileşmişti. Eh,

artık bütün dünyaya bu tedavi yöntemini sunup, ülkemizin forsunu

artırabilirdik. Öyle ya yedek kulübesine oturacak oyuncu, sahaya her an

katılabilecek oyuncu demekti.

Maç başlıyor. Galatasaray, Sneijder in ustalığı ile hemen

golü buluyor. Rizespor un defans göbeğinin tamamı çakma... Gelen gol olur giden

gol olur diye beklerken, Rize takımı yavaş yavaş sahaya oturuyor. Hem de hızlı

oynayarak. Ama dedik ya savunmanın göbeği çakma diye... Aynı Hollandalının

nefis pasını Bruma kalecinin üzerinden ikinci gol olarak ağlara gönderiyor. Ama

aynı kaleci Serkan maçın ilk yarıda büyük farka gitmesini de engelliyor...

Şu bu falan derken Galatasaray maçı en azından kazanmayı

garantiliyor. Tabii ki bir başka kaleci de Muslera maçın berabere takılmasını da önleyen başka bir isim oluyor.

Hamza kardeşimiz Melo yu da ön liberodaki asıl yerine koyarak doğru iş yapmış

oluyor.

Aaaa o da ne Yazımızın başlardaki bölümüne dönüyoruz.

Dakika 77... Umut çıkıyor ve Burak giriyor. Vay be demek ki sakat değilmiş.

Bizim arkadaşlar gene sallamışlar. O da ne Daha anca maçı tanımaya başlamışken

derin bir topu kovalıyor Burak. Tam da onun işi... Rakip de geliyor, topla altı

pasa doğru girerken top ortada kalıyor ve Burak arka adalesini tutarak yere

bırakıyor kendisini... Hooop doktorlar falan sahada... Ve Burak, bizim gol

kralı, bizim milli takımın uç adamı elleriyle suratını acı içinde katarak

kenara geliyor.

Değerli okurlar bu bir insanlık suçudur. Bu bir

cinayettir. Bu bile bile bir adamı öldürmekle eş değerdedir. Bir hafta gün önce

üst arka adalesinde ikinci derece yırtık tespit edilen bir sporcu en azından üç

hafta oynamaz. Peki, bu cinayeti kim işlemiştir Önce Burak ın oynamasına izin

veren Galatasaray ın doktorları... Sonra onlara inanıp, onca yıllık futbolculuk

ve teknik adamlık geçmişini inkâr eden Hamza ve de bunca yıllık futbolculuk

yaşantısına rağmen hala neyin ne olduğunu öğrenemeyen Burak... Ve de maç

sonrası resmen saçmalayan Abdürrahim Albayrak...

Ayıptır, yazıktır. Burak Yılmaz ın bu maçta değil oyuna

sokulması, yedek kulübesine bile oturtulması bir sporcuyu katletmektir. Hem de

Hamza nın şu sözleriyle kanıtlanmıştır; Oynamak istedi, ihtiyaç olursa sokarız

dedim. Hata ettik... Maç 2-0 be hocam; ne ihtiyacından söz ediyorsun ki...

Bakalım şimdi Burak yine at ürünü ile mi iyileşip, hemen

beş gün sonra Bursaspor maçına çıkacak mı Pes vallahi!

Değerli okurlar; maçın teknik analiz kısmı kısa ve az

oldu. Ama asıl yazılacak Burak cinayeti idi...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Belgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?