Reklamı Kapat

Gerçeğe takla attırmak

Türk basınının güçten yana olma hastalığı belki de en

karakteristik özelliğidir. Bazılarının durakta otobüs beklemeyip, gelen ilk

otobüse binmesi misalindeki gibi, bizim Türk basını da doğrudan ve haktan

olmaktansa, güçlüden yana olmayı pek bir sever. En son 28 Şubat döneminde bu

hasletlerini yakından müşahade etmiştik toplum olarak.

Son dönemde bu haslet biraz şekil değiştirdi ve işin içine

zorunluluklar, vazifeler girmeye başladı. Önceden patronun bir başka işi için

veya bilmem hangi ihaleyi alabilmek adına atılan taklalar , son 10 yılda

sahibinin sesi olmaya endekslendi. Siyasi iktidarın edindiği basın yayın

vasıtaları (ki gazeteler, televizyonlar, radyolar, internet siteleri gırla

gidiyor) akıl, mantık, izan ve insaf sınırlarını da aşarcasına bir kraldan çok

kralcılık tavrına yöneldi. Daha doğrusu bir tavır değil de, bir kurlun

askerliğe giriştiler. Çünkü tavır denince, iyi kötü bir irade sahibi olma

anlamı çıkıyor. Bu yeni dönemin basın yayın vasıtaları, siyasi iktidarın ve

gücün her şartta ve durumda haklılığını merkeze alıp, gerektiğinde gerçeklere

takla attırmayı bile kafaya koymuş bir kafada ilerliyorlar. Siyasi iktidarı

kayıtsız şartsız savunma adına gerçeklere takla attırırken , kendileri takla

üstüne takla atıyorlar aslında.

Neyse, bu kendi kararları (belki de mecburiyetleri demek

lazım) ve kendi bilecekleri bir durum. Herkes hakikatin peşinde gitmek

mecburiyetinde değil neticede. İnsanların akılları ve zekalarıyla dalga

geçercesine siyasi iktidar seviciliği yapmayı içlerine sindirebilenlere bir

eleştiri getirmek değil de durum tespiti yapmak niyetindeyiz. Siyasi iktidar

ve güç seviciliği ifadesi gerekli yorumu yapıyor zaten.

Güç sevdalısı basın yayın organlarının bir tanesi, 19

Ocak taki sıradışı Bakanlar Kurulu toplantısını verirken, bu türün en güzide

örneklerinden birini vermişti. Toplantının (Cumhurbaşkanının fotoğrafın

merkezinde yer aldığı genel bir resmini ajanstan alan ceride , akıllara

durgunluk veren (belki de akla hayale gelmeyen demek gerekir) bir numarayla veriyordu

fotoğrafı. Fotoğrafın merkezindeki Sayın Cumhurbaşkanı büyütülmüş ve diğer

Bakanlara nazaran birkaç kat büyük girilmişti haberde. Gerçekten büyük bir

ibret vesikası ve güce odaklı gazeteciik te bir dönüm noktası, bir milat

olması muhtemel bir artistlikti yapılan. Gel de buna kraldan çok kralcılık

deme!

Güce odaklı gazetecilik için belki de sıradan bir

harekettir bu, bilinmez. Gerçi her gün yenilerini ve birbirinden tuhaflarını

görüp hayret etmemeyi öğrendi toplumumuz. Ancak kendilerini aşmayı başarıyor

ilgili basın yayın organları.

Son çarpıcı örnek ise Yunanistan da seçimi kazanan SYRIZA

(Sayın Kuzu nun dediği gibi Yunanistan Başbakanı olan değil, parti olan) lideri

Alexis Tsipras ile ilgili. Bir anda gündemde kendine yer bulan ve neredeyse her

kesimin kendisine mal etmeye veya yakınlık kurmaya çalıştığı Tsipras (Çipras),

güç odaklı gazetecilik e bakılırsa siyasi iktidarımızı övmüş. Habere göre,

Aleksis Çipras ın, Türkiye-Yunanistan arasındaki Yüksek Düzeyli İşbirliği

Konseyi sırasında, AK Parti yi övdüğü ORTAYA ÇIKTI ! Özellikle ortaya çıktı

bölümü, ne tr bir habercilik olduğunun ipucunu vermiş zaten.

Radikal sol, antikapitalist, AB karşıtı bir siyasi parti,

AB uğruna Bakanlık kuran siyasi iktidarımızı örnek almış yani. Ortaya çıktı

gazeteciliği maalesef bu ülkenin yeni normalidir . Gerçeği eğip büken, hak

yerine gücü önceleyen bir yaklaşımı en başta bu ülkenin (hangi partiye oy

verdiği önemli değil) Müslümanlarının karşı çıkması gerekirdi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?