Reklamı Kapat

Adiloş Bebe'den, Konya'lı Kadınlara?

Bu modern zamanda bile hurafelerle ilgili haberler, hiç

eksik değil:

Konya da, 20 yılı aşkın süredir kansızlığa iyi geldiğine

inanarak kova kova çerez gibi toprak yiyen kadınları, muhtar; sağlık

müdürlüğüne şikâyet etti.

Sağlık Müdürü ise o mahallede bayanların genellikle

kanserden öldüğünü,  toprak yememeleri

için uyardıklarını fakat yapılan uyarılara aldırış edilmediğini kaydetti .

Ahmet Arif, doğan çocuğu üç gün aç bırakma âdetini,

Diyarbekir Kalesinden Notlar ve Adiloş Bebenin Ninnisi isimli şiirinde

anlatmıştır:

zzzzz

Doğdun,

Üç gün aç tuttuk,

Üç gün meme vermedik sana,

Adiloş Bebem,

Hasta düşmeyesin diye,

Töremiz böyle diye,

Batı dillerinde hurafe, eski halk inançlarının yeni hâkim

dini anlayışın içinde varlıklarını sürdürmesi diye açıklanır. Örnek olarak,

çocukları kendilerinden daha çok yaşasınlar diye gün boyu ibadet edip kurban

kesenler verilir.

Yahudilik te en eski hurafelerden biri nazardır. Şerrin

gözü denir. Nazardan korunmak için metalden yapılmış üzerinde dualar yazılı el

şeklindeki muskalar kullanılır. Bu muskaları halkımız da kullanır, sorduğunuz

da  Hz. Fatıma nın eli derler.

Yahudilerde, diğer bir hurafe de, el falına bakarak, insanın geleceğini

okumadır. Bu da bizde hayli yaygındır.

Yahudilikte çocuk doğurma ile ilgili hurafe tavan

yapmıştır. Çocuğun erkek olması için hamile kadın her cuma, bir erkek adı

söyler. Kolay doğum için evin kapısı açık bırakılır, doğum sancısı zor olan

kadının eline sinagogun anahtarı tutuşturulur, dişi cin Lilit ten korunmak için

kadının yatağının altına muska konur. Bizdeki lohusayı basan  al karısı da bunun karşılığı olmalıdır.

Yine Yahudiler, doğum odasına sarımsak koyar, cinleri kovmak için beyaz

giyilmelidir.

Hıristiyanlık hurafe için putperestlerin dini dese de,

kırsal kesim yakasını kurtaramamıştır. Yedinci çocuğun şifa verme gücünün

olduğu, cadılık âdetidir diye sağ işaret parmağının kullanılmaması, evlerin

kapılarına at nalı asılması, 13 sayısının, ayna kırılmasının uğursuz sayılması,

ölü olan evde aynaların örtülmesi, baykuş ötüşünün ölüm habercisi, kara kedi

görenlerin belaya uğrayacağı, ölü ruhunun dönüşünü engellemek için cenazede

siyah giyilmesi, bizde de yaygın hurafelerdir. Hıristiyanların türbeleri

kutsallaştırma hurafeleri de, olduğu gibi Müslümanlara geçmiştir.

Cahiliye Arapları da cinlerin; kertenkele, kirpi, deve

kuşu, tarla faresi, tavşan gibi hayvanların şekline büründüğünü, karganın

uğursuzluğunu kabul etmekte idi.

Müslümanların kendine has hurafeleri; yıldızlardan ahkâm

çıkarma, kahve, ok, bakla, iskambil kâğıdı, suya bakma ve kitap açma gibi

yöntemlerdi. Belirli günlerde iş yapmak, mavi boncuk takmak, elden ele sabun,

makas, bıçak vermek, iki bayram arası nikâh yapmak, insan üzerinde iken

elbisesinin söküğünü dikmek, uğursuz sayılmıştır. Kapıya at nalı, kurt dişi,

leylek kemiği, koçboynuzu asmak uğurlu bulunmuştur. Ölülerden, türbelerden

medet ile dilek tutup, mum yakıp, bez bağlayıp, taş yapıştırılmıştır. (TDF

İslam Ans.)

Oysa gaybı sadece Allah bilmekte, peygamberler bile,

sadece Allah ın bildirmesi halinde gaybdan haber verebilmekte idiler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?