Reklamı Kapat

Ezan okuyanın kulaklarını tıkaması

Önceleri ezanlar minareden yahut yüksekçe bir yerden okunur ve müezzinlerin ellerini kulaklarına koydukları görülürdü. Cuma günleri içerde okunan ezan esnasında bu daha kolay görülür, hatta müezzinlerin işaret parmaklarının uçlarını kulak deliklerine koydukları fark edilir.

Bunun hikmeti, faydası nedir?

Abdullah bin Mes ud un rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamberimizin ilk müezzin Hz. Bilal e (ra): İki parmağını kulaklarına koy, bu sesin için daha yüksek (olacak) tır buyurmuş. Bu nedenle ezan okurken şehadet parmaklarının uçlarını kulak deliklerine koymak sünnet olmuştur.

Gerçekten parmak uçlarıyla kulak deliklerinin tıkanması aynı tonda çıkarılan sesin biraz daha yükselmesini sağlamaktadır. Lise düzeyinde fizik dersi görenlerin kolayca anlayacağı üzere ağız ve boğazdan gelen ses kulağın ağza açılan östaki borusu vasıtasıyla kulak iç zarını zorlar, dışarıya doğru fazlaca esnetebilir; ama parmak uçlarıyla kulak delikleri dışardan kapatılınca kulak zarı dışındaki hava olduğu yerde hapsedileceği için ağızdan gelen ses güçlü bir duvara çarpmış gibi güçlü bir şekilde geri döner, yani sesin daha güçlü çıkmasını sağlar.

Günümüzde mikrofon ve hoparlör kullanıldığı için buna gerek yoktur; ama hoparlör sisteminin bulunmadığı yaylalarda cemaatle namaz kılınacaksa aynı usul ile ezan okumalıdır. Bazı okuyucuların sünnetin hatırası olarak yine parmaklarını kulaklarına koyduklarını görüyoruz. Buna gerek olmadığı gibi hoparlörden çıkan sesin tonajını kontrol edemeyeceği için sakıncalıdır.

Müezzin sanki desibel kullanıyormuş gibi sesini kontrol etmeli, ciyak veya çok kaba bir şekilde çıkmasını önlemelidir. Ancak müezzinlerimiz Cuma günleri iç ezan okurken usulen de olsa deliklerini tıkamadan ellerini kulakları üzerine koymalı günümüzün fiziğini biliyormuş gibi Peygamber Efendimizin tabii sesimizi yükseltmenin yolunu bildiği hatırlatmalıdır.

Ayrıca son yıllarda dinimize karşı başlatılan haykırışlara karşı Siz ne derseniz deyin, hangi iftirayı saçmalarsanız saçmalayın biz Hıristiyanlığın Teslis (Allah ı üçleme) inancına karşı

Allah ın bir olduğunu, ondan başka ilah olmadığını, Hz. Muhammed in (sas) Allah ın elçisi olduğunu ilan etmeye devam edecek, sizin şamatalarınız arasında bile bu ilanı tamamlayacağız anlamında ezan halinde kulaklarımızı tıkamalıyız.

Müezzinlerimiz bu anlayışla ezan okurken vaiz ve hatiplerimiz de aynı anlayışla İslami gerçekleri es geçmeden anlatmalıdırlar. Halkımız ise asla ezana kulaklarını tıkamamalı, yani onun davetine mümkün oldukça icabet etmelidir. Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri Moğolların Selçuklu devletini basıp talan etmelerini ezan davetine gitmedikleri veya ezanın masajına göre hareket etmediklerine bağlamaktadır. Son aylarda anarşinin artışı biraz da ilahi davetlere olumlu cevap vermeyişimizle alakalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Hamdi Güner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?