Koşanlar ? 2

Onlar, Hakk ı hâkim kılabilmek umuduyla yerlerinde

duramayanlardı... Onlar, Rablerinin hoşnutluğunu kazanma derdinden acelesi

olanlardı

Onlar, yeni bir dünya kurabilme sevdasıyla yürekleri

coşanlar; onlar, koşanlardı!..

Biz rahat yerlerimizde oturup seyrettik onları, çoğu kez.

İsimlerine hazırlanan anma programlarına katıldık belki. Belki eli kalem

tutanlarımız edebi metinler kaleme aldı. Ama bir seyircinin hayran olduğu

futbolcuyu izlemesi gibi izledik hep. Oturan biz, koşan onlardı çünkü. Seyreden

biz, yaşayan onlardı, Bakan biz, bakılan onlardı...

Elbette izleyecektik, elbette anacaktık hepsinin adını

gururla. İsimlerini yavrularımıza verecektik onlar gibi koşsunlar diye. Ama bu

kuru kuruya bir hayranlık olmamalıydı.

Seven sevdiğiyle beraberdir diyerek yanımızda

taşımalıydık her an onları. Yürüdüğümüz her yolda onların izlerini takip

etmeliydik. Ve tutmalıydık sevdalarını yüreklerimizde.

Mesela koşmaktan yorulduğumuzda Adnan Demirtürk e

bakmalıydık. Onun bitmek tükenmek bilmeyen gayretini örnek almalıydık

kendimize. Özellikle gençlerin ellerimizden kayıp gittiği bu yüzyılda Açısı

tam bir gençlik sevdasıyla yola çıkışına bir kez daha şahit olmalı ve kendi

evlatlarımıza bile sözümüzün geçmediğini düşünerek samimiyetimizi tartmalıydık.

Gecesini gündüzüne katarak, vatanı için milleti için davası için nasıl

çalıştığını görmeli ve Rabbini razı etme yolunda koşarken O na kavuştuğunu bir

kez daha görüp gayrete gelmeliydik

Ne zaman ki çağın zorbalarının, zamanın Firavunlarının

karşısında boynumuzu bükmeye başladık, o zaman İskilipli Atıf Hoca nın hayatını

hatırlamalıydık. Onun, çağdaşlık adı altında zulüm yapan bir sistemin

karşısında nasıl dik durduğunu, rüyasında Efendimizi gördüğünü ve Yanıma

gelmek dururken ne diye müdafaa karalamakla uğraşıyorsun uyarısı üzerine

ertesi gün mahkemede Müdafaaya gerek yoktur dediğini ve darağacına

götürülürken  diyerek idam gününü nasıl

bayram bildiğini izlemeli ve Allah adına bir yanlışı düzeltmenin sonunun idam

bile olacağını bilsek yine de geri adım atmamayı öğrenmeliydik

Ne zaman ki Filistin i çıkardık hayatımızdan, ne zaman ki

gecemiz gündüzümüz Aksa olmadı, zalimlerin ablukası altındaki inleyişleri ne

zaman ki gecelerimizi boğmadı; Rantisi yi aramalıydı gözlerimiz. Onun Şeyh

Ahmed Yasin den sonra cihad bayrağını devralışını izlemeli ve Aksa sancağının

hiç yere düşmeyeceğini anlamalıydık. Alanında uzman bir profesör oluşu, işi,

kariyeri ve nice dünyalıkların onu davasından vazgeçirmeyişini, Siyonistlerin

nasıl korkulu rüyası haline geldiğini, direniş bayrağını elinden, intifadayı

yüreğinden hiç düşürmediğini ve Allah yolunda Siyonist saldırılarla şehid

düşene kadar nasıl savaştığını çok iyi tahlil etmeli ve Aksa sevdalısı

yüreklerin zayi olmayacağını hissetmeliydik

Ne zaman ki çalışmalardan, toplantılardan ya da dünyalık

herhangi bir meşgaleden namazlarımızı aksatır olduk, hemen Şeyh Şamil i

hatırlamalı ve kaçırdığımız her secdede gözlerimizi onun gözleriyle

buluşturmalıydık. Soğuk Kafkasya dağlarında hem eliyle hem diliyle hem imanıyla

küffara karşı savaşırken ağır yaralandığını, günlerce gecelerce bir mağarada

gizlice tedavi edildiğini, o esnada kendine geldiği ilk an sorduğu ilk sorunun

vakit namazının geçip geçmediği olduğunu bilmeli ve belki de her şeyden önce

namazsız mücahid olunamayacağını öğrenmeliydik ondan

Ve ırkçılık hastalığından birbirimizi kırıp geçirdiğimiz

şu günlerde Malcolm X i yine ve yeniden bir kez daha okumalı, tanımıyorsak daha

yakından tanımalıydık! Onu tanıyıp, imanı kalbine indirdikten sonra bir insanın

nasıl değişebileceğini hayretle izlemeliydik. Amerika nın arka sokaklarında

hoyrat bir hayat sürerken İslam la tanışmasını, Hacca gittiğinde tüm renkten

insanların hep birlikte, kardeşçe Kâbe yi tavaf ettiğini gördüğü zaman Biz,

Allah ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah ınkinden daha güzel olan kimdir

Biz ona ibadet edenleriz (Bakara Suresi: 138) ayetini sırtlanmışçasına

ırkçılıkla savaşının başlamasını ve bundan sonra tüm hayatını İslam dini için

nasıl mücadeleyle geçirdiğini görmeli, yine Allah yolunda koşarken şehadete

erişine imrenmeliydik

Evet, alacağımız çok örnek, çıkaracağımız çok ders var

onlardan. Seyyid Kutuplardan, Metin Yüksellerden, Ömer Muhtarlardan, Zeynep

Gazalilerden Hakk a kavuşmuş olanlardan ve kavuşma anına dek hâlâ koşuyor

olanlardan İnsanları ıslah için gecesini gündüzüne katanlardan, işini

vaktinden çok görüp durmadan çalışanlardan, bulunduğu toplumda öne geçip

insanları ardından koşturanlardan, söylediği bir sözle, attığı bir adımla,

yazıp çizdiğiyle, yaşadığıyla Yeni bir Dünya inşasına tuğla koymaya

çalışanlardan, Rabbimizin emirlerini, Rasulümüzün sünnetini ayakta tutmaya

çalışanlardan, Önce ahlak ve maneviyat diyerek İslam ın bayrağını elinde

dalgalandıranlardan

İllaki isminin duyulması lazım değildir. İllaki cilt cilt

kitapları olması lazım değildir. Eğer ki koşuyorsa birisi Hakk yolda, acele

davranıyorsa Allah ı hoşnut etmek için ve bir adım da olsa diğerlerinden öne

çıkıyorsa; imrenilesi, takip edilesi, tuttuğu işten tutup yürüdüğü yoldan

yürünesi olanlardır!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Meryem Nida - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?