OSMANLI’DAKİ PARALEL DEVLETTEN GÜNÜMÜZDEKİ PARALEL DEVLETE-2

FETÖ’NÜN SİYONİST YAHUDİ İLİŞKİLERİ

Fethullah Gülen, 1992 yılında Süleymaniye Camii’nde vaaz verirken, onu dinlemek için insanlar caminin demir parmaklıklı pençelerine tırmanırken bir ifadesi belleklerimizde duruyor: “Şu Filistinliler bırakmıyor ki Yahudiler evlerinin balkonunda rahat bir çay içsinler.” Bu ifadeler bile Fethullah Gülen’in nereye hizmet ettiğini göstermekteydi. Fethullah Gülen’in Yahudilerle ilk teması 1969 yılında olduğu bilinmektedir.

Mason eski CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek tarafından Moon tarikatı, MOSSAD ve CIA ile tanıştırılmasıyla gerçekleşmiştir. 1969 yılında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası tarafından üstün hizmetleri karşılığı taltif madalyası ile ödüllendirilen Gülen, 1975’te ise Türkiye Büyük Mason Mahfili’ne gizli yemin töreniyle girmiştir. Askerlik döneminde Mason teşkilatları ile bağlantıları, bu bağlantılar üzerinden Moon tarikatı, MOSSAD ve CIA ile irtibatları, gençlik döneminden itibaren bir proje olarak yetiştirilip hazırlanmasına dair çarpıcı bilgi ve belgeler gün yüzüne çıktı...

Fethullah Gülen’in Yahudilerle olan ilişkilerini belgeleyen pek çok başka bilgilere de ulaşabilirsiniz. Yakın tarihte bunlardan biri; İsrail’de bulunan Bar Ilan Üniversitesi, Ortadoğu Çalışmaları Bölümü’nden Dr. Efrat E. Aviv’in yazdığı “Fethullah Gülen’in ‘Yahudi Diyaloğu” adlı akademik çalışması, cemaatin İsrail ve dünyadaki birçok Yahudi ile son derece gizli ve çıkara dayalı bir ilişkisi olduğunu ortaya koyuyor. Akademik makalede Gülen’in Türkiye’de ve yurtdışındaki Musevilerle temasları detaylarıyla anlatılıyor. Makalede yazılanlara göre ABD’deki Musevi İftira ve İnkârla Mücadele Birliği Başkanı Abraham Foxman, Gülen’i Washington’daki üst düzey anahtar kişilerle tanıştırdı  Fethullah Gülen cemaatinin ne yapmak istediğini anlayabilmek için 1965 yılına dönüp, o dönemin Vatikan’ına bakmak gerekir.

1965 yılında,  Vatikan’da Papa 6. Paul üçüncü bin yılın hedefini şöyle belirlemişti;

‘’Asya Hıristiyanlaştırılacaktır’’ 

Aynı yıl Vatikan’da Dinler arası diyalog kavramı ortaya koyan bir belge yayınlandı. O güne kadar dışlanmış olan İslam’a Vatikan kapıları açılacaktı. Birçok diyalog komisyonu, araştırma merkezleri, medya kuruluşları faaliyete geçirilecek Müslüman gençler hedef seçilecekti. Küresel şirketlerin en zengini Vatikan dünyanın tüm Müslüman ülkelerinde sürdürdüğü misyonerlik faaliyetlerine hız verecekti. Bugün gençlerimizin, TV dizileriyle, sanal âlemde yapılan yayınlarla kültürel emperyalizm’in altında olduğunu hatırlayınız

Eğitim bursları, yardım dernekleri, sevgi kolejleri kurarak diyalog için birçok projeler hayata geçirilecekti. Misyonerlik faaliyetleri, şekil değiştirerek dinler arası diyalog adıyla yeni bir nefes kazanmıştı. 1965 yılında Vatikan bu açıklamayı yapıyor, 1969 yılında ise genç bir vaiz olan Fethullah Gülen, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası tarafından üstün hizmetleri karşılığı taltif madalyası alıyordu. 1965 yılında Vatikan’ın bu açıklamasından sonra, Uzun zamandır birbiriyle çatışan Hıristiyan mezhepler, İslam’a karşı tek cephede buluşma kararı aldı. Ve hoşgörü maskesini yüzlerine taktılar, bir anda diyalogcu oluverdiler.

Soğuk savaşın ilk yıllarında Amerikan Dışişleri Bakanı çok manidar bir açıklama yapmıştı.

‘’Din ve Siyaset birbirinden ayrılamaz.Dünya meselelerini halletmekte konusunda seçecekleri yol dini görüş olacaktı.”

Amerikan Evanjelistleri ve Katolikler zaman zaman iş birliği içerisinde hedef ülkeleri din ile aldatarak yönlendirmeye çalıştılar. (devam edecek)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İshak Beyazay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?