Reklamı Kapat

Demokrasi ve din

Demokrasi projesi içinde dinin siyasi amaçlar içerisinde kullanımı önemli bir yer kaplamıştı. Ülkelere ‘’Barış Gönüllüleri’’ adı altında gönderilenlerin çoğu dini eğitim almışlardı. Gittikleri yerlerde okullar yapıyor, yerel halkla bütünleşiyorlardı. Çirkin Amerikalı imajını düzeltmek için uğraşırken bir yandan bölge hakkında tüm bilgileri toplayıp rapor ediyorlardı. Bir başka hedef alanı dini ve etnik liderlerle ilişki kurmaktı. Bazen hedef ülkelerde de Vatikan’a öneriler giderdi...

Bunlardan ilki 1950 yılında Sid Nursi’nin Vatikan’a yazdığı mektuptu. Mektubunda İttifaka vurgu yaparak; ‘’Çağın dinsizlik cereyanı Hıristiyanlarla bir araya gelmeyi gerektirmektedir!’’ ifadelerini kullanıyordu. O dönemde ülkemiz, ekonomik, siyasi ve kültürel olarak Amerikan kuşatmasına alınırken, Said Nursi Papaya diyalog arzusunu iletmişti. Fakat Vatikan bu mektubu bir kuru teşekkürle karşılamıştı.

Said-i Nursi’nin görüşleri üç alanda farklılık gösterir: Bunlar, barış üzerine düşünceleri(Savaşlara karşı çıkma),modern medeniyetlere eleştiriler ve İslam-Hıristiyan birlikteliğidir. Bu üç öğe, Nursi hareketinin karakteridir ve öteki modern Müslüman hareketlerden onu ayırır.

Papaya Türkiye’den 2. mektup 48 yıl sonra gidecekti

Bu mektup Fethullah Gülen imzalıydı 9 Şubat 1998’de yazılmıştı.’’Rabbin aciz kulu Fethullah Gülen’’ olarak imzalanmıştı.

İşte mektuptan bir bölüm;

“İslam yanlış anlaşılan bir din olmuştur. Ve bundan en çok suçlanacak olan Müslümanlardır. Uygun bir yerdeki vakitli bir gayret, bu yanlış anlamanın azalmasına katkı sağlayabilir. Müslüman dünyası İslam’ın yanlış algılanmasını silip atacak bir diyalog imkânını bağrına basacaktır’’

Ve mektubun sonunda Gülen Papaya önerilerini sunacaktır.

“Hıristiyanlığın üçüncü bin yılına girişi münasebetiyle yapılacak kutlamalar vesilesi ile Antakya, Tarsus, Efes ve Kudüs gibi kutsal yerlere müşterek ziyaretler içeren pek çok etkinlik önermek istiyoruz. Anadolu halkı size misafirperverliğini göstermeyi ve şevkle selamlamayı hararetle beklemektedir’’

Bu mektuptan 1 yıl sonra üçüncü bin yıl arifesinde Papa 2. Jean Paul Vatikan’ın Noel mesajını dünyaya iletti ve diyalogdan kastettiği bakın neydi;

“Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırıldı. İkinci bin yılda Amerika ve Afrika Hıristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yıl ise Asya’nın Hıristiyanlaştırılma zamanı!’’

Bu planları hayata geçirecek maşalar gerekliydi. Hem siyasi hem de İslami kanaat önderleri gerekliydi.

ILIMLI İSLAM (CIVIL DEMOCRATİC İSLAM)

2003 yılında yayımlanan ve ABD’nin eski Irak Büyükelçisi ZalmayKhalizad’ın Yahudi asıllı eşi CherylBarnard’ınRandComporastion adında “ılımlı İslam (Cıvıl Democratic İslam)“ adlı 83 sayfalık raporu önemli olduğunu düşünüyorum. Bu raporda Kur’an-ı Kerim ayetleri ve Hadisleri üzerinde şüpheler ve oynamalar meydana getirerek İslam’ı yozlaştırmak için yeni yöntemler tavsiye edilmekteydi. Bu yozlaşma sürecinde ABD Yönetimine bazı “Müslüman liderleri” uygun şekilde kullanmayı tavsiye ediyordu. Bu cemaat liderlerinden biri de Fethullah Gülen idi.

Alman Prof. Dr. FritzNeumark’ın “sizi geçmişte silahla yenemeyenler kendilerine benzeterek hâkimiyet sağlamaya çalışıyorlar.” Bunun için batı ve diğer (Siyonist) yapılar her yerde yetiştirdiği adamları vasıtasıyla İslamiyet’e sapık inançları musallat etti” der.

(DEVAM EDECEK) 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İshak Beyazay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?